Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2008 · 511 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 511 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap-9 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu madde, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu’nun 113’üncü maddesidir. Burada “Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55’inci maddenin son fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şimdi, mevcut kanunda bunun cezası için yine “altı aya kadar hafif para cezası” demiş, yine burada da “altı aya kadar para cezası” getirmiş, yani bir şey değiştirilmemiş.
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)“Hafif hapis” kalktı.
KAMER GENÇ (Devamla)Hayır efendim. İşte bakın, şu anda yürürlükte olan 6183 sayılı Kanun’un “…mahkeme kararıyla, altı aya kadar hafif hapis cezası verilir.” diyor. Burada da “…altı aya kadar hafif hapis cezası verilir.” diyor. Yani, “hafif” şey değil…
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)“Hafif hapis” kaldırıldığı için…
KAMER GENÇ (Devamla)Tamam canım, neyse, hafifi ağırı neyse… Önemli olan…
Şimdi bu da çok tehlikeli bir madde. Yani düşünebiliyor musunuz, bu, tabii, borçlunun yakını da olabilir. Yani bir kamu borçlusunun yakınında -eşinde, çocuklarında veyahut da yakın akrabalarında- o kamu alacağını karşılayacak miktarda mal… Alacağı var. Ben borçluyum ama benim mallarım başkasının üzerinde. O malların kendi üzerinde olduğu insanlar Maliyeye gerekli “Bu mallar bendedir.” demiyor, gizliyor. Gizleyince, sen buna altı aya kadar ceza getiriyorsun. Yani bunlar çok hafif para cezaları. Demin de dediğim gibi, devlet malına el koyanlarla devlet malının zıyaya uğramasını sağlayan insanlar arasında bir suçu işleme bakımından bir fark yok. Dolayısıyla, bu derece ağır bir kamu alacağının tahsilini engelleyen kişilere, bunlara yeteri kadar ceza vermemiz lazım.
Dediğim gibi -yani biraz önce de dedim- denetimi de vergide kaldırdığınız için, zaten bunları tahsil etmek mümkün değil. Mesela, Maliyede vergi denetmenlik müessesesini kaldırdınız ve bütün kamu idarelerinde iç denetim sistemini getirdiniz, dış denetimi kaldırdınız, Sayıştaya verdiniz.
Şimdi, sayın milletvekilleri, Sayıştay nereyi inceleyecek Allah’ını seversen, hangi kurumu gidip de inceleyecek? Bu, tamamen -Türkiye’de getirilen bu sistemle- Türkiye Cumhuriyeti devletinde soygunun, hırsızlığın en üst seviyeye gelmesi için kurulan en büyük tuzak. Yani, şimdi, bir bakanlığın müsteşarının hesaplarını inceleyeceksiniz. Kim inceleyecek? İç denetim elemanı. İç denetim elemanı kim? O bakanın, müsteşarın atadığı kişi. Yani, şimdi, hangi mantıkla, hangi akılla, hangi düşünceyle, bir bakanın müsteşarının kendi emrine atadığı bir iç denetmen gidip onun suistimalini yakalayacak? Mümkün değil arkadaşlar.
Siz, o kanunu, yani 5018 sayılı Kanun’u getirmekle Türkiye’de çok büyük sıkıntılar yarattınız. Bizim, Türkiye’nin, öteden beri, insanların, bürokratların korktuğu en önemli şey denetimdi. Maliye müfettişliği müessesesini aşağı yukarı işlevsiz hâle getirdiniz. Hesap uzmanlarını işlevsiz hâle getirdiniz. Gelirler kontrolörlerini işlevsiz hâle getirdiniz. Defterdarlık emrinde çalışan vergi denetmenlerine de şimdi bir sistem getirmişsiniz, ya üniversitelere gidecek hakikaten cazip bir maaş ve yan ödenekle… Ondan sonra da, e onları da temizleyince… Dolayısıyla, Türkiye’de denetim sistemi kalktı. Denetim sistemi kalkınca, cezaları da hafif olunca ne olacak vatandaş? Bir yanda zaten vergi incelemesi yapılmayacak. O vergisi bulunan insanlar da, eğer ceza da ağır olursa, işte, hileli yollarla kendi malını mülkünü başkalarının üzerine de geçirebilecek. Onlar da elde ettikleri malları bildirmeyecekler. Böylece, devlet, ekonomik yönden güçsüz bir hâlde kalacak. Dolayısıyla, kamu alacağı tahsil edilmeyecek.
Bakıyorum, tabii, şimdi bu saatte hepiniz de sıkıldınız. Zaten, aslında, Sayın Başkanın biraz ara vermesi lazımdı. Ben de fazla yormayayım sizi.
Önergemin kabulünü diliyorum. Saygılar sunuyorum efendim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 9 Ocak 2008