Tunceli mv. kamer genç'in, personel atamaları hakkında (6/141)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 49. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Ocak 2008 · 626 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 15 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TUNCELİ MV. KAMER GENÇ'İN, PERSONEL ATAMALARI HAKKINDA (6/141)); konuşma 626 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Tunceli mv. kamer genç'in, personel atamaları hakkında (6/141)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-01-15-tunceli-mv-kamer-genc-in-personel-atamalari-hakkinda-6-141 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 362’nci maddenin sonuna bir fıkra eklenmesini istedim. Bunu neden istedim? Şimdi, benim başından geçen bir olay, bir siyasi parti lideri benimle ilgili 1,5 milyar liralık dava açtı. Davayı tabii, bir süre sonra ben takip etmedim. Tam dört sene sonra icraya koydu ve benden 6 milyar olarak tahsil etti. Şimdi, yani, eğer zamanında icraya konulsa, avukatlar… Nasıl olsa eskiden faiz sistemi de çok büyük rakamlara baliğ oluyordu, yüzde 70, yüzde 80 faizlere baliğ oluyordu. Bekletiyor, nasıl olsa icraya koymayınca karşı tarafın da haberi olmuyor veyahut da bazı davalar da gıyapta görüşülüyor. Dolayısıyla, bu haksız bir kazanç oluyor. Yani, burada bir şey getiriyoruz, bir disiplin getiriyoruz. Mademki bir davayı kazandınız, iki ay içinde avukata “Getir, alacağını icraya koy, avukatlık ücretini al.” diyoruz. Yani, burada en adil bir şey.
Şimdi, biraz önce burada konuşuldu. Tabii, biraz önceki önergede yaptığım konuşmada, Malatya Milletvekilimiz Sayın Mevlüt Aslanoğlu, bana AKP’den müdahale eden arkadaşlara müdahale etmiş, ama ben kendime zannettim; kendisinden özür diliyorum. Sayın Aslanoğlu çok nitelikli, çok çalışkan bir milletvekilimizdir, Meclis çalışmalarına da büyük katkı sağlıyor. Tekrar kendisinden özür diliyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, biraz önce, yine hep tabii ben söz konusu oluyorum. Bakan benimle ilgili şeyler söylüyor, grup sözcüleri benimle ilgili bir şeyler söylüyor. Diyorlar ki: “Efendim, Avukatlık Kanunu’nda hafif hapis ve ağır hapsi kaldırdık, onun için maddeleri getirdik.” Bunun bir kolayı var: Eğer, siz Avukatlık Kanunu’nda, yalnız hafif hapis ile ağır hapsi, hapis cezasına çevirme nedeniyle bu maddeleri getirdinizse bunun bir yolu var: Ceza Kanunu’na bir hüküm koyarsınız, dersiniz ki: “Muhtelif kanunlarda geçen ‘hafif hapis’ ve ‘ağır hapis’ ibareleri ‘hapis’ olarak değiştirilmiştir.” Bunu her madde de ayrı ayrı konuşmaya da gerek yok. Burada getirilen… Göreceğiz biraz sonra, nerede ne getirildiğini de göreceğiz değerli milletvekilleri.
Biraz önce Hükûmet adına konuşan kişi diyor ki: “Efendim incelenmiyor.” Yaa, nasıl incelenmiyor. Bizim burada sorduğumuz sorulara sen cevap vermiyorsun. Burada verdiğimiz sorulara cevap vermiyorsunuz, yanlış sorulara cevap veriyorsunuz. Tabii, istiyorsanız, buyurun, televizyon kanallarına çıkalım, bakalım, her kanalda tartışalım. Varsa yiğitliğiniz, çıkalım, tartışalım. Yoksa, ondan sonra, önünüzdeki mikrofonu kullanarak, o üstünlüğü kullanarak, bizi kamuoyu karşısında, sanki hiç çalışmadan buraya gelen ve kamuoyunu yanıltan bir şey…
Değerli milletvekilleri, göreceksiniz, yani, biraz önceki, 357’nci maddede -yani, buraya gelmiş bir madde- baro temsilcisi olmadan pekâlâ arama yapsın diyorum. Tabii, burada, benim bir meslek grubuna karşı bir tepkim de yok, bir şeyim de yok. Kanun önünde eşitlik ilkesi varsa, kanun önündeki eşitlik ilkesi gereği, bir meslek grubuna çok büyük imtiyazlar getirirseniz, biz de bu devletin bir vatandaşı olarak, bu halkın içinden gelen insanlar olarak, bu eşitlik ilkesinin sağlanması konusunda, buraya getirilen bir kanun vesilesiyle konuşacağız tabii. Yani, ondan sonra, siz, avukatların ücretlerini garanti altına almak için, birilerinin avukat tutması için ağır cezalar getirirseniz, bunun adına ne derler? Yani, siz, avukat tutmayan bir kooperatif şirketine asgari ücretin 2 misli –eskiden 1 misliydi de- cezalar getirirseniz, bunun adına ne derler sayın milletvekilleri? Yani, bunun adına, herhâlde… “Biz değişiklik getirmedik.” denilir mi burada!
Değerli milletvekilleri, bakın, tabii, burada çok şey söylüyoruz. Mesela, dün benim odama özelleştirilen kurumlardan birtakım işçiler geldi. Bunlar, 4/C’ye göre özelleştirme nedeniyle açıkta kalan 13.800 kişi. Bunlar on ay çalıştırılıyorlar, her birisine 500 milyon para ödeniyor. Şimdi, bu insanların da hakkı var. Bunların hakkını korumayacak mıyız? Burada, Hükûmet getirmiş sayın milletvekilleri. Bu kanun öyle acayip bir kanun ki! Şimdi, ceza hükümlerini buraya getirdik. Peki, meslekten ihraçlarını gerektiren veya mesleğe kabul şartlarını belirleyen maddeleri burada düzenlemenin bir anlamı var mıdır? Yok. Böyle gayriciddi Komisyon ve gayriciddi Hükûmet olur mu arkadaşlar? Siz, 651 maddeyi buraya getiriyorsunuz, 90 küsur maddeyi –aklımda değil de- veya şu kadar maddeyi buradan çıkarıyorsunuz! Böyle bir şey olur mu sayın milletvekilleri? Böyle gayri ciddiyet olur mu? Bu, Meclisle alay etmek demektir. Doğru dürüst Hükûmetsen, buraya doğru dürüst kanun tasarısını getir; değilsen, çıkıp da burada yiğitlik yapma.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 15 Ocak 2008