İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 82. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mart 2008 · 788 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 26 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)); konuşma 788 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Efendim, başka söz isteyen yoksa ben söz istiyorum.

BAŞKANBuyurun Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’yla ilgili, 5’inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tabii, kanun teklifini veren arkadaşların, burada, böyle, bir nevi bir heyecan içinde bu kanunu savunmasını gördük. Şimdi, kanun başlangıçta, Bakanlar Kurulu bir ara burada bir müsaade veriyor, Bakanlar Kurulu kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda iptal ediliyor; kendisine idarece birtakım ruhsatlar veriliyor, Bursa İdare Mahkemesi bunu iptal ediyor; daha önce kendisinin yaptığı teklif 5557 sayılı Kanun olarak çıkıyor burada, Cumhurbaşkanı tarafından veto ediliyor. Sonra 5578 sayılı Kanun olarak yeniden geliyor. Tabii, bu kanun ayrıca da aynen buradan geçince, 5578 sayılı Kanun olarak geçiyor. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesine dava açılıyor ve Anayasa Mahkemesi orada diyor ki… Tarımsal bütünlüğün bozulmayacağı konusunda maddede herhâlde bir hüküm yok, buna uygun bir karar getiriliyor ve arkasından da bu kanun geliyor gündeme.

Anayasa Mahkemesi bu konuda yürütmenin durdurulması kararını veriyor, ama daha iş esastan karara bağlanmamış. Anayasa Mahkemesinin her yürütmesini durdurduğu kanunun ille iptal edileceği de bir varsayımdan ibarettir, mümkün değil, sonradan teşekkülü veya teşkilatı değişebilir, bunu da pekâlâ kabul etmeyebilir, ama böyle bir telaş içinde daima bu şirket korunmuş.

Şimdi, biraz önce, burada, bir milletvekili arkadaşımız, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı iken “Efendim, işte, biz, bazı vatandaşları böyle, Başbakanlıkta topluyoruz -kendisi firma temsilcisini de herhâlde almış karşısına- acaba bunların karşılaştıkları problemi nasıl çözeriz?”

Siz, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşının sorunları olduğu zaman, Başbakanlık Müsteşarı, çeşitli bakanlıklarda bir araya toplayıp da sorunlarını çözmeye kalkıyor musunuz? Hayır. Ancak Amerikan vatandaşının problemini çözmek için getirip böyle bir organizasyon yapıyorsunuz.

Yani ben, şahsen, bu kanunu teklif edene ve bunu sizin grubunuzun da bu kadar hararetli savunmasına çok hayret ediyorum. Yani insanların biraz bu halka karşı bir sorumluluk duyması lazım.

Ben hafta sonunda İznik’e gittim, bu Cargill’in olduğu yeri gördüm. Orada, GÜMÇED diye, Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevre Koruma Derneği diye bir dernek büyük bir organizasyon yapmıştı, orada bir gece düzenlemişti. Diyor ki: “Gerçekten, İznik’in tepesine çimento fabrikası yapacaklar. Oraya birkaç tane taş ocağı yapacaklar.”

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını yaşayamaz bir hâle sokuyorsunuz. Düşünebiliyor musunuz, en güzel yerlere getiriyorsunuz fabrika yapıyorsunuz. Bu fabrika ne yapıyor? Tabiatı bozuyor. İznik dağının tepesine yapacağınız çimento fabrikası oradaki bütün ormanları yok edecek, orası da yaşanamaz hâle gelecek. Bu memlekette o kadar çorak araziler var, kırsal alanlar var; oraya getirin bunları yapın. Niye oraya yapıyorsunuz?

Efendim, burada bütün mesele: Türkiye'yi yöneten insanlar başkalarının oyuncağı hâline geliyor. Bu Türkiye Cumhuriyeti coğrafyasında yaşayan kişilerin bu coğrafyada yaşamaması için birtakım emperyalist güçler bunu, her türlü hile ve çareye başvuruyorlar. Bizim de bunların o hile ve çareleri karşısında, bu ülkeyi âdeta idare edemez durumda, biraz da vatanserverlik duyguları zayıflayan kişiler de olunca, işte, bunların dedikleri her şeye boyun eğiyorlar. Böyle bir şey olur mu sayın milletvekilleri? Yani şimdi, siz boyuna kanun getiriyorsunuz, burada, yasa dışı ne varsa hepsini kanunla çözmeye çalışıyorsunuz. Bırakın kardeşim! Yani bu memlekette kala kala yalnız Cargill firmasının sorununun mu çözülmesi gerekiyor?

Bakın şimdi, bu kanunda üç tane madde var. 1’inci maddesinde enerji piyasasıyla ilgili bir değişiklik yapılıyor, jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımlarıyla ilgili değişiklik yapılıyor. Bu zaten bu Kanun’un 13’üncü maddesinde var zaten. Böyle bir tesis yapılması için bir kamu yararı, böyle bir yere bu tesis yapılması gerektiği anlarda, bu konuda zaten ilgili idareler kamu yararı kararını verir. Bunu değiştirmeye gerek yok.

3’üncü maddede de getirdiğiniz... Mera Kanunu’nda böyle, buna paralel bir değişiklik yapıyorsunuz. Yine Mera Kanunu’nda da böyle, bu tesisler yapıldığı zaman, orada böyle bir tesis kurulması için bir kamu yararı kararı alarak bunu yapmak mümkün. Bu, kala kala yalnız bu 2’nci madde… İşte bunu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla)Milletin gözünü boyamak için bu 2’nci maddeyi getirmişsiniz. Niye bu 2’nci maddede 11/10/2004 tarihini aldınız? Niye aldınız? O kanun teklifini veren arkadaşımız çıksın burada bunu izah etsin. 11/10/2004 değil de niye 2005 olmuyor? Bir çıksın bakalım bunu söylesin. Demek ki burada özel bir amacınız var. Yani şimdi, Sayın Karapaşaoğlu “Ben bunu hatıra binaen, Cargill’in hatırını kıramadım, bu teklifi verdim.” de. Yani başka… Bunun geldiği nokta bu. Yani, işte, şu olmuş, böyle… Değil ki… Daha önce sen bu tesisin yapılmaması için, muhalefetteyken, burada çıkmışsın aleyhine konuşmuşsun. Ee, tesis yapıldıktan sonra niye bu fikri değiştirdin? Sorarlar adama... Çok büyük hatırı var demek ki bunun sizin yanınızda ve bu hatırı kıramıyorsun. Dolayısıyla, kanun teklifini veriyorsun.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Hatırdan kastınız nedir?

KAMER GENÇ (Devamla)Onun için, yani kimse de bu söylenenleri anlamamazlık durumunda değil, herkes de bunu anlıyor, bıyık altından da gülüyor. Bizi bıyık altından güldürecek konuşmalar yapmayın bu kürsüden ve kendiniz de çok zor duruma düşüyorsunuz.

Bu kanun tamamen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının aleyhine bir kanundur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 26 Mart 2008

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook