Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 82. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mart 2008 · 667 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 26 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE DİĞER KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.: 111)); konuşma 667 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Toprak koruma ve arazi kullanımı kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve diğer kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.: 111)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Maddede, bu kanunu Bakanlar Kurulu değil de bakanlar yürütür dedik. Tabii, bunu niye verdik? Sordum ben Başkanlık Divanına, hangi maddede önerge verme hakkımız kalmış? Dediler ki: 5’inci maddede kalmış. Ben de… Yani siz bütün önergeleri, sözleri kapatırsanız, biz de milletvekili olarak kendi düşüncelerimizi, böyle, mantığımızın da kabul etmeyeceği bir yapı içindeki önergeleri vererek bu düşüncelerimizi dile getirmek istiyoruz. Tabii, bu durumda bana destek veren Demokratik Sol Partili arkadaşlara da dedim ki yani kusura bakmayın, bu önerge aslında çok makul bir önerge değil, ama siz yine de konuşma hakkını verdiğiniz için size teşekkür ediyorum, arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, bu kanun hakikaten bu Meclise yakışmıyor. Niye yakışmıyor? Bakın, geçmişte ben Danıştay 6’ncı Dairesinde de çalıştım, Danıştayda çalıştım. Şimdi, bu gibi yerleri tarım dışı kullanabilmeniz için, kamu yararı kararı alınması lazım. Kamu yararı kararı da kolay kolay alınmıyor. O alınan kamu yararı kararları üzerine idari yargıda dava açılıyordu ve bunlar böylece hallediliyordu.
Şimdi, ben, bu hafta sonunda İznik’e gittim, orada, fabrika mahallinde, bir çevre komisyonunun düzenlediği bir gece vardı, oradaki arkadaşlar çok enteresan konuşmalar yaptı, diyor ki: Bu fabrika hem yerin altını kirletiyor hem yerin üstünü kirletiyor. Muazzam bir kirlilik yaratıyor.
Yani, şimdi, Amerikan Başkanı Bush’un gönlü olsun diye, onun direktifleri doğrultusunda kanun çıkarılır mı? Bütün başbakanlar Amerika’ya gittiği zaman, Bush bunlara zamanında demiş ki: Bu kanunu çıkarın. Ama son Başbakan gittiği zaman, maalesef, Tayyip Erdoğan gittiği zaman, o özellikle bu kanunu çıkarmak için çok büyük bir hassasiyet göstermiş. Hem de Bakanlar Kurulu kararıyla gelmiyor, milletvekilleri şey ediyor. Ne? İşte buna da bir bahane şey edeceksiniz: Yahu, ne yapalım işte, mahallin milletvekili hatıra binaen böyle bir kanun verdi, biz de milletvekilimizi kırmadık... Yani bu gibi söylemler bile insanların yaptığı yanlış işlemlere bir yasallık getirmiyor, buna bir haklılık kazandırmıyor. Onun için bu kanunu bence reddedin. Bu kanun zaten…
Biraz önce teklif sahibi burada diyor ki: “Tahkime gidip para ödeyeceksiniz, tazminat ödeyeceksiniz.” Bunda tahkim olmaz ki değerli milletvekilleri. İlgili firma gelmiş yasalara aykırı bir inşaat yapmış. Bu inşaattan dolayı Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir taahhüdü yok ki. Ayrıca da yaptığı inşaatın kamu yararına aykırı olduğu… Bu konuda idare mahkemesinin kararı var, Danıştayın kararı var, Anayasa Mahkemesinin kararı var. Daha nasıl artık… Böyle bir gayrimeşru tesisi siz meşrulaştırmak için, yasalara aykırı bir tesisi yasalara uygun hâle getirmek için niye bu kadar gayret sarf ediyorsunuz?
Bunları, bu tip şeyleri yaptığınız zaman, hep yabancı ülkeler, nasıl olsa bu Türkiye’nin yöneticileri benim direktifim dâhilinde, yönetimimde hareket ederler diye her vesileyle size direktifler getirirler. Onun için biraz direnç gösterin. Yöneticiler de desinler ki yahu, tamam, biz getiririz, getiririz ama Türkiye’de Büyük Millet Meclisi var desinler. Yani bunun karşısında Büyük Millet Meclisi direnç gösterdiği zaman, yöneticiler de her yasa dışı, her Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin menfaatine aykırı olan şeyi bu Meclise getirmezler. Bunlardan kendimizi kurtarmamız lazım sayın milletvekilleri. Tabii nasıl kurtaracağız? Parlamenterlik müessesesinin seviyeli ve onurlu bir makama getirilmesi hâlinde mümkün olur. Yoksa ki böyle bir merkez yoklamasıyla, genel başkanın direktifiyle milletvekili seçilirse tabii ki burada genel başkanın ağzından çıkan iki laf işte parmakları kaldırır, indirtir. Bu da tabii Türkiye Cumhuriyeti devletinin en büyük çıkmazı, en büyük ayıbıdır. En kısa zamanda bunu bitirmemiz lazım.
Gerçekten kanun sadece bir firma için getirilmiştir. Getirilen tarih itibarıyla da böyledir. Bir de 5 milyon liralık, yani metrekaresine 5 milyon… Hiç olmazsa 100-150 milyon koysaydınız da orada kirlenen, yok olan o güzel topraklara yeni bir yerde, yeni bir arazi… Mesela, öyle para cezasından ziyade, o ortadan kaldırdığı, yok ettiği arazinin bir benzerini başka bir yerde bir orman alanı yetiştirme ve başka bir yerde aynı nitelikte bir toprak dökme zorunluluğunu getirseydiniz, hiç olmazsa tabiatın dengesini bozmazdınız. Ne olacak, yani 5 milyon liralık bir değer getirmişsiniz… Onun için, bu kanun, bence, reddedilmesi gereken bir kanundur.
Dolayısıyla önergemi -konuştuktan sonra da- geri çekiyorum Sayın Başkan. Zaten önerge de içim rahat ederek verdiğim bir önerge değildi.
Saygılar sunuyorum efendim.
HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Yaptığın doğru mu?
KAMER GENÇ (Tunceli)Yani orada sahtekârlık olup olmadığını…
Tabii buradaki, tutanaktaki arkadaşlar yazmıyorlar, oradan laf atıyorsunuz…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 26 Mart 2008