Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 684 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 684 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı kanunla ilgili olarak arkadaşlarımızla verdiğimiz bir önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Ancak Başkanlık Divanı tek partiden oluştuğu için, bana göre Başkanlık Divanının bu şekilde oluşmaması lazım. Divan kâtiplerinden birisinin muhalefete mensup olması lazım.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, tek, bağımsız olunca Mecliste de işimiz çok zor. Yüz yetmiş iki maddelik bir kanunda ancak işte, sağ olsun, Demokratik Sol Partideki arkadaşların birkaç tane önergesine ben de imzamı atmak suretiyle bu tasarı üzerinde konuşma hakkını elde ettim. Daha da verip vermeyeceklerini bilmiyorum. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Şimdi, o kadar karışık bir kanun ki, kanunu getiren Hükûmet bundan habersiz, Komisyon bundan habersiz, Meclis bundan habersiz. Bakalım, Allah bu kanunu uygulayanlara sabır versin, bilgi versin.
Şimdi, Sayın Bakan, bakın, siz 1999’da bu kanun müzakere edilirken diyorsunuz ki: “1992'de sistem tahrip edildi; şimdi de, siz, işçiyi, memuru, çiftçiyi, emekliyi, vatandaşı tahrip ediyorsunuz, vatandaşın hayalini, vatandaşın geleceğini yıkıyorsunuz.
…Türkiye gerçeklerine aykırı bir tasarıdır. Bu tasarı, bilimsel analizin ürünü değildir. Bu tasarı, kâr ve zarar mantığına göre hazırlanmış bir tasarıdır.” Arkasından da diyorsunuz ki: “Bu tasarıyı hazırlayan siyasî parti önümüzdeki dönem, Türk siyasî hayatına, Parlamento dışında katkıda bulunmaya devam edecektir; buna soyunmuş gibi görünüyor!”
Şimdi, tabii, ben aslında Türkiye Cumhuriyeti devletinin ciddi bir devlet olduğunu, bu devleti yöneten insanların sorumluluk duygusu alması gerektiğini, dolayısıyla birçok vesileyle sizlere söyledim. 340 milletvekili geldiniz. Bakın, şu memleketin ekonomisi iflas etmiş, bir sürü suistimal var, devlet çarkı dönmüyor. Bir iki sene kemer sıkma politikasını getirerek, riski de göze alın ve bu memleketin ekonomisini düzeltmek böyle bir iktidara nasip olur. Yoksa koalisyonlar bu işi zor yapar. Böyle kanunları getirmekte… Aslında tabii Hükûmeti de suçlamıyorum, ancak getirdiğiniz kanun, Türkiye gerçeklerine aykırı Sayın Bakan. Şimdi, gidin mezarlara bakın, mezarlıkları gezin, acaba Türkiye’de mezarlıklarda altmış beş yaşından sonra ölen kaç tane emekli var? Hepsi, bakın, birçoğu altmış beş yaşından önce ölmüş.
Şimdi, emeklilik yaşını altmış beş yaşına çıkarmakla, zaten siz bu kanunun temel felsefesini bitirdiniz. Yani, hiç olmazsa insanlar belli bir, yani yirmi yaşında, on sekiz yaşında çalışmaya başlayan bir kişinin emekli yaşına geldiği zaman hiç olmazsa emekli aylığından, imkânlarından yararlanması lazım. Siz altmış beş yaşını getirmekle zaten burada işi artık bitirdiniz. Yani vatandaşın yüzde 1’i belki altmış beş yaşını veya yüzde 2’si geçer mi geçmez mi? Bu durumda bir kanun getirdiniz. Geçmişte sizin de, işte, 1999’da sizin sözcülerinizin söylediği sözlerin tamamen tersini yapıyorsunuz.
Arkadaşlar, kara delikleri… Bu aslında bir kara delik değil, bu aslında “ak delik”, aslında kara delik AKP’nin devlette, ekonomisinde yaptığı kara delik. İşte, ihalelerde en büyük yolsuzlukları siz yapıyorsunuz. Bakın gazetenin birinde bugün… Bir firmanın 150 trilyon liralık –size yakın- vergi alacağı kesinleşmiş, Maliye mahsus bekletiyor. Ondan sonra bunu uzlaşmaya çağırıyorlar. Ben yarın onu takip edeceğim. Sizin Genel Başkanınızın da iyi ahbabıdır bu. Bakalım, 150 trilyon lirayı kaça indireceksiniz?
MUSTAFA ÖZBAYRAK (Kırıkkale)Petrol Ofisini de söyle!
KAMER GENÇ (Devamla)Cesaretiniz varsa indirin! Eğer o parayı indirirseniz, onda zimmet… Yani onu indirenlerin bundan menfaat sağladığını bu kürsüden söyleyeceğim. Bunu peşin şey edeyim. Yani diyorum ki… (AK Parti sıralarından “Önerge” sesleri) Önerge efendim. Diyoruz ki, dul eşe yüzde 75 maaş bağlansın.
Arkadaşlar, zaten emeklilik yaşını altmış beşe çıkarıyorsunuz. Altmış beş yaşından sonra taraflardan, eşlerden birisi ölse de kaç sene yaşayacak? Hiç olmazsa, bırakın, altmış beş yaşından sonra üç sene mi yaşar, iki sene mi yaşar, bir sene mi yaşar, maaşının yüzde 75’ini alsın. Burada devletin de bir kaybı yok. Hak, adalet, sosyal adalet gereği budur.
Ama, tabii çok konuşma hakkımız da olmadığı için bu vesileyle onu da dile getirmek istiyorum. Bakın, ihalelerde çok büyük yolsuzluklar yapıyorsunuz, ciddi bir vergi düzenlemesini yapmıyorsunuz. Geçen gün burada sordum Maliye Bakanına, dedim ki: Sen 44 trilyon liralık vergi aslını uzlaşmada 4 trilyon liraya indirdin mi indirmedin mi? Diyor ki: “Vergi mahremiyeti var, ben bunu söylemem.” Niye söylemiyorsun? Vergi mahremiyetine girmiyor ki. Ben demiyorum ki falanca firmanın… Var böyle, inkâr ediyor. Demek ki siz… Bakın, yabancı bir bankanın 3,5 milyar dolarlık vergisini siz bir kalemde uzlaşmada sildiniz Merkezî Uzlaşma Komisyonunda.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu memleketin kaynakları var. Bu memleketin kaynaklarını sağlıklı tahsil ederseniz, bu memleketin harcamalarını da sağlıklı harcarsanız, bu memlekette işçiye, emekliye…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 2 Nisan 2008