İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 90. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Nisan 2008 · 1.477 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 15 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.477 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, tabii AKP grup başkan vekillerinin getirdiği öneri İç Tüzük’e aykırı. Şimdi, İç Tüzük’ü bu kadar bariz ihlal eden bir öneriyle Genel Kurul karşısına gelindiğine göre, zaten, AKP’nin yönetiminde de bu hatalar her yerde görülüyor, her yerde olaylardan habersiz.

Ya, bir öneri getiriyorsunuz, bari İç Tüzük’ü okuyun. İç Tüzük’ün 89’uncu maddesi açıkça diyor ki, tasarı veya teklifin tümünün oylanmasından önce, esas komisyon veyahut da hükûmet herhangi bir maddenin yeniden görüşülmesini isterse, Danışma Kurulunun önerisi üzerine Genel Kurulda görüşürsünüz. Bunları okumadan, kendi kendilerine, çoğunluk nasıl olsa bizde diyorlar, biz istediğimiz öneriyi bu Meclisten çıkarırız. İşte, görüyorsunuz, hükûmet diye bir hükûmet yok. AKP’nin yöneticileri olaylardan bu kadar habersiz, olaylardan bu kadar habersiz olan bir grubun da bu memlekette yapacağı kanunların bu memlekete bir fayda sağlamayacağını herkesin bilmesi gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi -geçen gün de konuştum- Türkiye Cumhuriyeti Devleti, maalesef, sahipsiz bir devlet. Devletin kurumlarını koruyan bir kurum yok. Esasen devleti yöneten hükûmetlerin devleti koruması lazım. Bir Avrupalı geliyor “Efendim, Türkiye’de herkesin güveneceği bir adalet sistemi yok.” diyor. Adalet Bakanlığı makamında oturan Mehmet Ali Şahin “YARSAV, yargıdan istediği kararı çıkartıyor” diyor. Bundan daha ağır bir itham olur mu sayın milletvekilleri? Yani, efendim, bundan daha adalete hakaret, hâkimlere hakaret eden bir ifade olur mu? Hâkimlik mesleğinin kutsallığını anlayabilmek için o meslekte bulunmak lazım. Yoksa, hukuk fakültesini bitirip de üç beş sene bir kasabada avukatlık yaptıktan sonra, kasaba avukatlığından çıkıp da siz Türkiye’nin hukuk sistemini düzenlemeye kalkarsanız, işte, bu kadar açıklar verirsiniz.

Peki, Anayasa Mahkemesi Başkanı -sizin davanız var- sizlerle, hangi yüzle geliyor, kebap salonunda oturup kebaplar yiyor? Çankaya Köşkü’ndeki kişi hakkında dava var. O davası nedeniyle nasıl gidip de Çankaya Köşkü’nde ziyafetlere katılıyor?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sana mı soracağız?

KAMER GENÇ (Devamla)Yani, eğer hâkimlik tarafsızlıksa… Hâkim olgun ve dolgun kişidir. Hâkim, taraflarla temas etmez. Hâkim, bu görüntüyü verdiği zaman, vatandaşlar, ister istemez, böyle bir kararı verecek kişinin adaletli ve tarafsız karar vermeyeceğine inanır.

Şimdi, dışarıdan gelen adam “Türkiye’de güvenilecek bir adalet sistemi yok.” diyor. Herkesin güveneceği şey… Adalet Bakanlığı makamında oturan kişi diyor ki: “Efendim, YARSAV, Danıştaydan istediği kararı çıkarıyor.” Böyle bir zihniyetle, böyle bir akılla, böyle bir davranışla devlet yönetilir mi sayın milletvekilleri?

Değerli milletvekilleri, şimdi, birileri burada söylüyor, milletvekilleri söylüyor “Abdullah Gül’ün karısının parmağında 65 milyarlık yüzük var.” diyor.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Allah senin müstehakını versin!

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, bu iddia doğru mudur yanlış mıdır? Birileri çıkıp buna cevap vermesi lazım. Eğer yüzük varsa, hakikaten bunu nereden almış? Kimin parasıyla almış? Ne zaman almış? Kim tarafından hediye edilmiş?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Dedesinden miras kalmış.

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, geçen gün, galiba Katar’dı, Katar’ın Kralı gelmişti. Burada 100 bin euroya kendisine arabalar tutuldu. Yedi sekiz gün İstanbul’da şey etti. Sırf 200 milyar lira kendisini ve misafirlerini karşılamak için şey edildi… Tayyip Erdoğan da şimdi çıkmış Katar’a gitmiş. Ya bu nedir, bu Katar’da ne var?

Sayın milletvekilleri, şimdi, bu memleketi, her gün dışarıda gidip de sizlere pahalı pahalı hediye veren kişilere devletin kaynaklarını aktarırsanız, onlardan kaynak alırsanız… Neler aldığınızı açıklayın. İşte, Suudi Arabistan Kralı geldiği zaman yedi tırla ne getirdi? Tırın birinde, diyorlar ki “İnek getirmiş.” Bir inek getiriyor, onu özel besliyor, onun sütünü içiyor. Bakın, düşünebiliyor musunuz, Türkiye’den süt içmek istemiyor, oradan inek getiriyor, tırdaki ineğin sütünü içiyor.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sen de getir. Gücün yetiyorsa sen de bir inek getir Meclise!

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, burada ne kadar hediye verilmiş? Efendim, Cumhurbaşkanı makamındaki kişi diyor ki: “Ben bu hediyeleri açıklamam.” Ya, işte, Mal Edinme Kanunu’nda açık hüküm var: “Seçilmiş kişiler…” Sen seçilmemiş misin oraya? Onun için, değerli milletvekilleri, gerçekten, ben çıldırıyorum bu sözlerinin karşısında. Yani, nasıl bir akıl, nasıl bir izan ki, bu devleti, bu akılla, bu izanla yabancı ülkeler karşısında siz nasıl savunursunuz, nasıl bu memleketin kişiliğini koruyorsunuz ben hayret ediyorum.

Tayyip Erdoğan çıkıyor diyor ki: “Bu sosyal demokratlar Atatürk’ün arkasına sığınmasınlar, politika yapmasınlar.” Ya, Atatürk, devletimizin bir millî lideridir, bir büyük devrimcidir. Biz, Atatürk’ün fikirleri, onun devrimleri arkasına sığınarak politika yapmayı kendimize onur kabul ederiz, ama gidip de Hikmetyar’ın ayakları altında uzanarak politika yapmıyoruz sayın milletvekilleri. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET KOCA (Afyonkarahisar)Saçmalama!

KAMER GENÇ (Devamla)İşte, bizim farkımız burada. Atatürk’ün eserlerini koruyacağız, Atatürk bu devletin kurucusudur. Onun getirdiği felsefeyi, inancı, ilkeleri benimsemek… Biz değil, dünya devletleri bunu benimsiyor ve kabul ediyor. Onun için, maalesef, Türkiye, hep böyle…

Yani, öyle laflar söyleniyor ki. Bülent Arınç, çıkıyor, diyor ki: “Efendim, biz hedefe gideceğiz, düşe kalka gideceğiz.” diyor. Bilmem kandan, mutlu doğumdan ve bağırsak temizliğinden bahsediyor.

Değerli milletvekilleri, yani fikirlerinizi gizlemeyin yahu, açık söyleyin. Yiğit adam açık konuşur. Yani dersin ki kardeşim, ben buyum, açık.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sen yiğit misin, sende var mı yiğitlik?

KAMER GENÇ (Devamla)Ben hem yiğit oğlu yiğidim.

Onun için, siz de yiğitliğiniz varsa çıkın deyin ki, kardeşim benim esas amacım bu. Ben bu hedefi koymuşum, buna gideceğim deyin. Ama ondan sonra…

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Sen sosyal demokrat mısın?

KAMER GENÇ (Devamla)Tabii ki sosyal demokratım.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Neden bağımsızsın o zaman?

KAMER GENÇ (Devamla)Neyse, siz benim ne olduğumu daha bilemezsiniz. Ben yıllarca bu kürsülerde konuştum, bu kürsülerde düşüncelerimi söyledim, ama size de teklif ediyorum, yiğitliğiniz varsa, buyurun sokağa çıkalım da halkın karşısına!

Ülkede ciddi şekilde, arkadaşlar, çok ekonomik sıkıntı var.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Nasıl dolandırıldın?

KAMER GENÇ (Devamla)Sizin zamanınızda birçok dolandırıcı türedi yahu. Milleti dolandırıyor, biz de dolandırıldık. Tabii ki eğer bir memlekette yönetimin bir kısmı dolandırıcılıktan umut bekliyorsa o memlekette birtakım insanlar da dolandırıcılık yapar. Yani bu hep yönetimi taklit etme sanatından meydana gelen bir durumdur.

Değerli milletvekilleri, ayrıca bugün bakın, sekiz ay önce mazot 2.200 liraydı bugün 3.200 liradır.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Dünya borsalarına bak! Dünyadan haberin yok!

KAMER GENÇ (Devamla)Yahu bu nereden, bu zam nasıl bu kadar geliyor? Pahalılık her gün artıyor. Biraz önce burada söylendi, arkadaşlar, Türkiye’de ciddi gıda sıkıntısı var, gıdalarda çok ciddi fiyat artışları var, yani gelin bu konulara el atalım.

Bakın, bir süre sonra inanınız ki sokağa çıkamazsınız. O kadar büyük bir sıkıntı var ki; o kadar, insanlar büyük bir sıkıntı içinde ki her gün bana insanlar, çok, birçok, memleketin her tarafından… Dün Bursa’dan kadın telefon ediyor, diyor ki, ben açım diyor, çocuğumu okutamıyorum diyor. Ben bu çocuğumu okulda okutamam üniversitede diyor, param yok diyor. Türkiye’nin her tarafında insanlar bundan bahsediyor. Türkiye’nin kaynakları, Türkiye’de ciddi sosyal bir reform yapılmasına elverişlidir; yeter ki siz bu kaynakları israf etmeyin, yeter ki devletin vergi gelirlerini sağlıklı tahsil edin, yeter ki siz ihaleleri yandaşlarınıza vermeyin, yeter ki siz devletin mallarını bedava fiyatına kendi yandaşlarınıza vermeyin, devleti talan etmeyin.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Yanlış konuşuyorsun, yanlış!

KAMER GENÇ (Devamla)Hazinenin en kıymetli mallarını yok pahasına kendi adamlarınıza satıyorsunuz. Yahu, ne olacak bu memleket? Bu memleketi kim kurtaracak?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)AK Parti kurtaracak, merak etme sen!

KAMER GENÇ (Devamla)Bu memleketi… Sıkıştığınız zaman, gidiyorsunuz, Avrupa Birliğine sığınıyorsunuz. Avrupa Birliği sizi almaz. Size diyor ki: “Bir defa, kıyafetimiz sizinle müsait değil.” Gidip de Yunanistan’ın o kadın Dışişleri Bakanını getirip de burada türbanı savunduracağınıza… O da taksın madem, hakikaten öyle şeyse.

Bakın, eğer bir ülkenin düşmanı durumdaki devletler o ülkedeki yönetimi methediyorsa, bu, çok büyük bir tehlikedir. Demek ki bir memleketin dışındaki yönetim… Yani Türkiye’nin kalkınmasını, büyümesini istemeyen Yunanistan’dır, Avrupa’dır, birçok ülkedir. Bunlar Türkiye’deki AKP İktidarını eğer methediyorlarsa, demek ki AKP, Türkiye’yi en kötü yöneten bir yönetim biçimidir. Çünkü değerli milletvekilleri, herkes ister ki karşısındaki devlet kötü yönetilsin, batağa girsin, zayıflasın, karşısında güç olmasın.

Şimdi, işte, bakın, İtalya’dan bir kadıncağız geldi… Türkiye’ye ne kadar zarar verdi. Yani hakikaten çok üzüntü duydum, utanç duydum. Bence, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu utancı bir üzüntüyle dile getirip… Yani bu çok önemli bir olaydır. Hakikaten bunu izah edebilirlerdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

KAMER GENÇ (Devamla)Ama İtalya, işte sizin dost dediğiniz İtalya, gitti, EXPO 2015’te, dedi ki: “Türkiye’ye oy vermeyin. Türkiye kökten dincidir. Kadını ikinci sınıf vatandaş olarak kabul eden bir ülkeye EXPO 2015’i vermeyin.” Bunlar açık. Ama öte tarafta, kendisi de geliyor “Efendim, türbanla istediğiniz gibi şey edebilirsiniz, biz kadın kıyafetine karışmıyoruz.” diyor.

Değerli milletvekilleri, bakın, aklı olan, bu meseleleri çok iyi anlar. Ama sizin İktidarınızın bir şeyi var: Bakanlarınız, başta Çankaya’ya götürdüğünüz kişi, her gün uçaklarla geziyorlar, ondan sonra bizim vergilerimizi kendi babasının malıymış gibi harcıyorlar. Kendi bu memlekete… Ben hayret ediyorum, bu Tayyip Erdoğan, acaba, bir güne bir gün, Ekonomik Konseyi toplayıp da “Yahu, hele gelin bakalım, şu memleketin hâli nedir?” dedi mi? Demedi. Her gün dışarıda, her gün dışarıda. Büyük orta doğu projesinin eş başkanı. Tabii onlara hizmet edecek, tabii, Türkiye halkına hizmet edecek değildir. Bakın size şunu söylüyorum: Türkiye çok ciddi sıkıntı içindedir. Bunun farkına varın, halkın içine çıktığınız zaman varırsınız. Lütfen, bu inadınızdan vazgeçin. Bu Hükûmeti de düşürün. Bu Hükûmet yok, düşürün.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 15 Nisan 2008

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook