Mağdur olan köylülerimizin zarar ve ziyanının ödenmesiyle ilgili
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Ocak 2009 · 791 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 22 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MAĞDUR OLAN KÖYLÜLERİMİZİN ZARAR VE ZİYANININ ÖDENMESİYLE İLGİLİ); konuşma 791 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Mağdur olan köylülerimizin zarar ve ziyanının ödenmesiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-01-22-magdur-olan-koylulerimizin-zarar-ve-ziyaninin-odenmesiyle-ilgili (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 320 sıra sayılı karşılıksız çeklerle ilgili olarak getirilen af kanunuyla ilgili kanun tasarısının sonunda oyumun rengini belirtmek üzere aleyhte söz aldım.
Aslında, bakarsanız, tabii ki Türkiye'de çek konusunda ekonomik sıkıntının yarattığı çok büyük bir sıkıntı var. Elbette ki Parlamentonun görevi bu basiretsiz ve beceriksiz siyasi kadronun ekonomide yarattığı tahribat dolayısıyla ekonomik güçleri yok olan bu insanların sıkıntıya düşmeleri nedeniyle, bunun, bir af getirilmesi yerindedir. Ben de zaten bu affın getirilmesine karşı değilim ancak bu vesileyle söz hakkı elde etme durumunda olduğum için, bazı şeyleri söylemek için söz aldım.
Şimdi, değerli milletvekilleri, AKP İktidarı 2002 yılında iktidara geldiği zaman… Orada, bir gece, bir gün, bir Anayasa kitabının atılmasından dolayı 5 milyar 200 milyon dolar bankadan para çekildi, Merkez Bankasından. Bu 5 milyar 200 milyon dolar çekilince ve orada birtakım bankalar… Bunların kim olduğu belli. Ondan sonra…
AHMET YENİ (Samsun)İktidarda kim vardı?
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, kim olursa olsun…
AHMET YENİ (Samsun)Olur mu?
KAMER GENÇ (Devamla)Ondan sonra siz iktidara geldiniz. Bu parayı kim çekti, belli. Bu, doğrudan doğruya hazine kaynaklarının o patronların cebine aktarılmasıydı ve bunun aşağı yukarı 900 milyon dolarlık kısmını da alan Citibank’tır. Yani siz iktidara gelir gelmez evvela bir araştırma komisyonu kurdunuz. Ne dediniz? O kadar büyük bir şeyle, gürültüyle geldiniz ki, propagandayla geldiniz ki, “Efendim, biz hortumcuları işte ortaya çıkaracağız.” dediniz. Bu, o araştırma komisyonu raporunda var. Peki, niye o paraların üzerine gitmediniz? O 5 milyar 200 milyon doları o bir gündeki krizde çekip de o miktarda kazanç sağlayan o patronlar kimler, belli; niye onlara şey etmediniz?
Şimdi, iktidara geldiniz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 2 üyesi eksikti -çünkü Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu bütün üyelerin katılımıyla toplanıyor- siz, o 2 üyeyi bir ay geç atadınız. O bir iki ay geç atamaktan dolayı o zaman İmar Bankasından tam 8 katrilyon lira para gitti. Bu konuda, gensoru önergesi verildi. Peki, gensoru… Tabii gensoru önergesi verildi ama iktidarda bulunan milletvekilleri, Türkiye’de bir kural var, haksız da olsa en açık suçu, işlemiş liderlere, iktidara karşı maalesef vicdanının sesini dinleyemiyor, liderinin sesini dinliyor ve dolayısıyla o reddedildi. Şimdi, o 8 katrilyon liranın suçlusu kim? Sizsiniz. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyelerini yirmi beş gün atamamakla orada o banka hortumlamasına neden olan sizsiniz.
Şimdi, değerli milletvekilleri, Türkiye’de iktidara gelen insanlar…
Bakın, bugün memleketimizde çok ciddi bir sıkıntı var. Bugün işte gidildi, ART televizyonu basıldı. Anayasa’da “Basın hürdür.” Diyorsunuz. Peki nasıl oluyor da bu basın hür? Yani ben sizin hürriyet anlayışınızı anlamak istiyorum. Ben gittim ART televizyonunun önüne… İşte, polis çevirmiş, içeriden kimse girip çıkmıyor, televizyonun yayınını kesmişsiniz. E, şimdi bu basın hürriyetiyle bağdaşan bir şey midir? Eğer bu televizyonun ekonomik bir suçu varsa gönderirsiniz maliye müfettişini, defterlerini kontrol eder, gerekli belgeleri de alır. Basın özgürlüğü böyle ihlal edilemez.
İBRAHİM HASGÜR (İzmir)Bizimle ne alakası var?
AHMET YENİ (Samsun)Adalete güvenmiyor musun?
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, ne yapılıyor? Ne yapılıyor devri iktidarınızda? Korkuyorsunuz.
AHMET YENİ (Samsun)Adalet nerede?
KAMER GENÇ (Devamla)Adaletle ilgisi yok ya. Adaletle ne ilgisi var bunun? Adaletle ilgisi olur mu?
Şimdi, Tayyip Erdoğan diyor ki: “Bundan sonra daha bu devam edecek.” yani “Bu işin savcısı benim.” diyor. Efendime söyleyeyim, bütün bilgiler oradan gidiyor ve vatandaşların artık hak ve özgürlüklerini bırak, basının hak ve özgürlükleri ortadan kalkıyor. Şimdi, bu memlekette basını susturduğunuz zaman, siz zannediyor musunuz ki siz bu memlekete hayırlı bir görev yapıyorsunuz. Basın sustuğu zaman insanlar belli bir zaman için karanlıktan aydınlığa kavuşmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayınız.
KAMER GENÇ (Devamla)Kavuşmaz ama bunun sonu da çok kötü olur. Bakın, gördüğümüz kadar Türkiye çok karanlık bir rejime gidiyor.
Şimdi, değerli milletvekilleri, biz de bu sıralarda oturduk. Hakikaten insanların iktidar partisinin milletvekili olunca biraz gözleri kapalı oluyor, “Biraz daha ya işte şu liderlerin gözüne girelim.” diyor. Bakın, sizden de rica ediyorum, Türkiye çok kötü duruma gidiyor. Milletvekili olarak buraya gelirken bir yemin ettik, bu gerçekler neyse gelin birleşelim. Bu memlekette hep liderlerin dediği olmasın, vicdanımızın da dediği sözler olsun. Yani şimdi, bu memlekette hep liderlerin dediği olmasın, vicdanımızın da dediği sözler olsun. Yani şimdi gidip de en büyük sendikayı basıyorsunuz, televizyonları basıyorsunuz. Niye? Çünkü sizin aleyhinize yayın yapılıyor. Demek ki siz suç işliyorsunuz ki, yani iktidardakiler suç işliyor ki yapılıyor. İşte Hükûmet sırasında kimse var mı kardeşim? Yok.
AHMET YENİ (Samsun)Var, var.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, yani Hükûmetin dahi bu Meclisin karşısına gelecek yüzü yok. Gelmiyorlar buraya, burada konuşmalara tahammülleri yok. Bu Hükûmetin, bu Meclisin karşısına gelip de söylenen bu sözleri dinlemesi lazım, dinlemiyor. O bakımdan, bence iktidar partisi milletvekillerinin burada yaptıkları yeminin gereğini yerine getirmeleri lazım.
Neyse, ben her ne kadar aleyhte söz aldımsa da bu işten yararlanacak esnaf ve sanatkâra büyük fayda sağlayacağı için lehinde oy kullanacağım.
Saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 22 Ocak 2009