Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 52. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Şubat 2009 · 640 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 3 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 640 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-02-03-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Evvela öğrenin şu İç Tüzük’ü; madde ilave etmek milletvekilinin hakkı.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi benim önergem şu: Bu 2’nci maddeyle, koruma bölge kurullarına Bakanlıkça ve Yükseköğretim Kurulunca seçilen üyelerin görev süresi, mevcut, yürürlükte olan yasaya göre beş senedir, şimdi bunu üç yıla indiriyoruz. Bu bir müktesep haktır. Eğer hukuktan anlayan, kazanılmış haklardan anlayan kişiler varsa, böyle bir yere seçilmiş kişilerin kanunla seçilme sürelerini düşürdüğünüz zaman bunların kazanılmış haklarını kendisine verirsiniz. Bu, hukukun doğal ilkesidir, hukukun genel ilkesidir. Hukuktan anlayan insanlar bunu bilir, bunu anlamayanlar pek bilmez.
Neyse, şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, bu kanunla ilgili -ben, geçen hafta Antalya’da mahallî idarelerin bir toplantısı vardı, oradaydım- iki üç tane önergem daha da vardı, o ikisini çektim, arkadaşlara da herhangi bir suçlama da getirmek istemiyorum ama bu önergeyi çekmemiştim, geldiğim için önergeyi işleme koyuyorum. Şimdi, burada, bu kanunla ilgili önemli birtakım değişiklikler getiriyor, bana göre önergem çok haklı ve yerinde.
Şimdi, bu 1’inci maddesiyle, belediyelerin tahsil ettiği emlak vergisini, eskiden beri belediyeler bunu kültür varlıklarına harcıyordu, şimdi getiriyorsunuz il özel idaresine de pay veriyorsunuz. Niye veriyorsunuz? E, şimdi, İstanbul’da CHP aldı, Kemal Kılıçdaroğlu belediyeyi aldı, orada büyük kaynaklar var, bu kaynakları nereye aktaracaksınız? Valinin emrine vermeye çalışacaksınız. Şimdi, Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul Belediye Başkanlığına aday gösterilince Tayyip Bey’in içine bir korku düştü. Ya, hele bir dur bakalım. Bu insanlar diyor ki, efendim yani İstanbul’daki bir sütlaççı, sütlaç satan Kadir Topbaş İstanbul Belediye Başkanlığını idare edecek de Kemal Kılıçdaroğlu gibi, denetim elemanlığından gelmiş, hesap uzmanlığı yapmış, SSK Genel Müdürlüğü yapmış, Türkiye’de büyük kurumlarda yöneticilik yapmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi grup başkan vekilliği yapmış, iki dönem İstanbul milletvekilliği yapmış bir arkadaşımız İstanbul Belediye Başkanlığını yapamaz. Ya, böyle bir mantıksızlık olabilir mi! Düşünebiliyor musunuz yani adamın kapasitesi İstanbul’da iki tane sütlaç satmak, iki tane sütlaç dükkânını açmış, satmış… Ondan sonra, Türkiye’yi yönetmiş, Türkiye’de denetim elemanlığı yapmış, her konuda otoriter, yetkili kişiye diyorsunuz ki, siz bunu yönetemezsiniz. Şimdi, biraz insanlara bazı şeyler söylediğiniz zaman insanların da bir vicdan muhasebesi yapması lazım.
AVNİ ERDEMİR (Amasya)Önergeyle ne alakası var!
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, ben tabii ki gerçekleri söylüyorum. Ben de denetim elemanlığından geldim. Denetim elemanlığından gelmek demek, devleti tanımak demektir, hukuku tanımak demektir, sorumluluğu bilmektir ama ben inanıyorum ki İstanbullu insanlarımız Kemal Kılıçdaroğlu gibi nitelikli, kişilikli bir insanı oraya seçerler, o zaman da AKP’nin İstanbul’daki hesapları altüst olur. Çünkü en büyük rant İstanbul’dan geliyor. İstanbul rantları kesilince, orada yapılan suistimaller ortaya çıkınca da artık AKP’nin seçime gitme zorunluluğu çıkar ortaya.
MAHMUT DEDE (Nevşehir)Bunu konuşmak için mi söz aldınız?
KAMER GENÇ (Devamla)Değerli milletvekilleri, bakın bu çatı çok kutsal bir çatıdır. Biraz önce ben soru önergesinde sordum. Diyorum ki: “Bülent Arınç kaç tane polis kullanıyor?” Bülent Arınç’ı 9 tane polis koruduğu hâlde, geliyor Meclis Başkan Vekili “3 tane.” diyor. Biz neyinize inanacağız arkadaşlar? Geçen gün İhlas Holdingle ilgili soru soruyorum, diyorum ki: “Bu İhlas Holdingde bunlar parayı topladılar, zimmetine geçirdiler.” 252 vatandaştan para toplanmış ve bu 252 vatandaştan topladığı paranın çoğunun üzerine yatmış İhlas Holding. Hatta İhlas Holdingin devre mülk sistemi var, o soruya cevap veren Cemil Çiçek’in de devre mülkte hissesi var. O gün bana arkadaşlar geldi “Cemil Çiçek Adalet Bakanıyken oradaki o devre mülk temsilcisi bizden haksız olarak para tahsil etti. Şimdi hâkimlere şikâyet ediyoruz. Cemil Çiçek Adalet Bakanıyken İhlas Holdingin o devre mülk yöneticisine Adalet Bakanlığının bir şükran plaketini vermiş. Ve hâkimler gittiğinde şükran plaketlerini İhlas Holdingin yöneticisinin masasında görünce onlar da hayret ediyor.” diyor. Bakın değerli milletvekilleri, bu kürsü, bu çatı herkese… Yani geçici süre için insanlar buraya gelir ama bunun hakkını vermek lazım.
Bakın şimdi burada seçilmiş adam, zamanında beş yıl için seçilmiş, niye bunun süresini üç yıla çeviriyorsunuz? Nedeni yok ki. Hiç olmazsa “kazanılmış haklar” denilen bir kavramı en azından bir hukuk tahsili yapmış insanların bilmesi lazım. Niye bunun hakkını kanunla alıyorsunuz? Demek ki sizin adamlarınız değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
35 konuşma daha · 3 Şubat 2009