İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 109. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 751 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:412)); konuşma 751 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-24-avrupa-birligi-genel-sekreterligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Ben söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Genç.

Şahsı adına Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz istedim. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, çok önemli bir kanunu görüşüyoruz. Sabahleyin İmar Kanunu’nu görüşecektik, geldik, geçtik Avrupa Birliği Genel Sekreterliğine. Meclis bir oyuncak oldu yani biz dün başka bir kanuna hazırlanırken bugün başka bir kanuna geçtik.

Yani arkadaşlar, bu Meclis gayriciddi bir kurum hâline getirildi. Bu, AKP sayesinde getirildi. Türkiye gayriciddi bir ülke hâline getirildi. İşte, Avrupa Birliğinin bize karşı yaptığı muameleler ortada.

Bakın, 3 Ekim 2005 tarihinde müzakere çerçeve belgesini bu Hükûmet imzaladı. Onun altıncı paragrafında Kıbrıs ve Ege politikamızı Yunanlılara ve Rumlara terk ettik. Yani şimdi biz neyi konuşuyoruz arkadaşlar? Hükûmet diye bir hükûmet yok, korku içinde bir hükûmet… Yahu, acaba… Yani gidip de Avrupa’ya teslim olan bir hükûmet. Türkiye Cumhuriyeti kadar güçlü, 70 milyon nüfusu olan, güçlü bir ordusu olan, dünyanın her tarafında ordusunun gücünden yararlanılmaya çalışan bir devlet, burada, yani üç beş tane kendini bilmez kişiler karşısında bu kadar güçsüz hâle getirilebilir mi?

Şimdi, biz Avrupa Birliği Genel Sekreterliğini kuruyoruz. Dışişleri Bakanlığında bir büyükelçinin denetiminde bir teşkilat var. Şimdi, AKP öyle iyi görünüyor ki bu kanunda… Tabii, kanunu zaten yapan Komisyon işin farkında değil, Hükûmet farkında değil… “Muhalefet partileri müzakereye katılmadı.” diye imzalamamışlar. Anlaşılıyor ki muhalefet şerhleri getirilmemiş, konulmamış.

Şimdi, bu kadar önemli bir kanunu müzakere ediyoruz. Ondan sonra “Temel kanun, hiçbir şey konuşmayın…” E, konuşmayın da Türkiye elden gitmiş. Yıllardır, elli senedir siz Avrupa Birliğine üye olmak için bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti devleti Avrupa’nın herhangi bir devletiyle eş değer bir ülkeyken şimdi imtiyazlı ortaklık… Nedir bu imtiyazlı ortaklık? Hükûmet çıksın açıklasın. Peki, biz, imtiyazlı ortak olduğumuz zaman bu Avrupa Birliği bize ne veriyor, ne imtiyaz veriyor? Gümrük Birliğinde bizim bunlardaki kaybımız nedir? Ondan sonra, yok ki yani bu konuda bilgi sahibi kimse, yok ki çıksın burada bize fikir versin, yok. Bilgi sahibi olmayınca fikir sahibi de olunmuyor. Ama burada çıkıyorlar çok parlak nutuklar atıyorlar.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu kadar Avrupa’da dış güçler karşısında bu kadar güçsüz, bu kadar kuvvetten yoksun -yani kelimeleri tam kullanmak istemiyorum- duruma düşürülemez. Bunun sebebi AKP İktidarıdır. AKP İktidarı Türkiye’nin hiçbir uluslararası düzeyde Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahip olması gereken onura yakışan bir adım atmadı. Hep dedi ki: “Ben önde olacağım.” Kıbrıs’ı verdik.

Şimdi, Kıbrıs’ta Mehmet Ali Talat ne diyor bakın burada: “Ben satmam ama bizi Türkiye satar.” diyor. Kimdir bu Mehmet Ali Talat? Kıbrıs Cumhurbaşkanı. Kim buraya getirdi? İşte, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan gitti orada dedi ki: “Siz Mehmet Ali Talat’ı seçerseniz biz Kıbrıs’ı Avrupa Birliği üyesi yapacağız.” Şimdi de adam diyor ki: “Ben satmam ama bizi satarlarsa Türkiye satar.” Buyurun.

Şimdi, değerli milletvekilleri, Türkiye büyük bir acizlik içinde AKP İktidarıyla içine düşmüş. Türkiye uluslararası düzeyde hiçbir değeri olmayan bir ülke hâline gelmiş, âdeta bir sömürge ülkesi hâline gelmiş. Biz, şimdi bunların üzerine gitmiyoruz, gecenin bu saatlerinde ülkemizi çok yakından ilgilendiren kanunları müzakere ederken dahi bu şartlarda acaba hangi tarikata, hangi cemaate daha güzel maddi olanaklar sağlayan bir kadro oluşturacağız…

Şimdi, Dışişleri Bakanlığında elçilik yapan insanların uluslararası düzeyde, dış politikada belli bir kültürü var. Böyle bir ahlak yaklaşımı var. Şimdi, ne yapıyoruz? Onu kaldırıyoruz, kimi getiriyoruz? İşte, Bakanınız orada. Yirmi sene mi, on beş sene Amerika’da çalışmış, hiçbir devlet kültürü olmayan, kamu hizmetini almayan…

Arkadaşlar, bakın, devlet hizmetinde çalışan bir insanın…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

KAMER GENÇ (Devamla)Ben yıllarca, otuz seneden beri bu politikanın içindeyim. Hayatımda şunu gördüm: Devlet memuriyeti yaparak bu Parlamentoya gelen insanların belli bir sorumluluk duygusu gelişmiş, ama hiçbir devlet memuriyeti yapmadan, işte serbest meslekten gelen kişilerin hiçbir sorumluluk duygusu yok, boyuna devletten bir şeyler koparmaya çalışıyorlar. Bu çok önemli bir olay, yani devletin sorumluluğunu taşımak çok önemli bir şey.

Arkadaşımız Amerika’da bulunmuş. Amerikan vatandaşı mıdır, değil midir bilmiyoruz, ama oradan gelmiş, burada Bakan. Şimdi, bu Avrupa Birliğiyle bizim hangi menfaatimiz… Yani sizin devri iktidarınızda neyi elde ettik Allah aşkına, söyleyin diyorum. Şimdi bunları enine boyuna tartışmaya imkânımız yok, beş dakikada da bunları söyleme imkânımız yok.

Şimdi, ben biraz önce soru soruyorum, diyorum ki… Bakın, öyle bir kanun getirmişsiniz ki, bakın 13’üncü maddenin beşinci fıkrasında diyor ki: İlgili bakan bu personele devlet memurlarının aldığı bütün ek ve göstergelerden daha fazla, yüzde 200’den fazla ücret verecek. Bunlar hiç vergi ödemeyecek. Yüzde 40, yüzde 50’ de oradan avantajı olacak. Ya böyle bir şey olur mu? Böyle bir şey olmaz değerli milletvekilleri.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 24 Haziran 2009

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook