Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 758 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:412)); konuşma 758 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-24-avrupa-birligi-genel-sekreterligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 412 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 13’üncü maddesinin son fıkrasında geçen “Yukarıda belirtilen esaslar dâhilinde yapılacak ödemeler Gelir Vergisine tabi tutulmaz…” Şimdi, deniliyor ki: “Efendim, bu maddeyi tümüyle çıkaracağız.” Bu bir oyuncak meselesi geldi. Yani, bakın, bu kredi kartlarında da 1’inci maddede bir madde getirdiniz. Maddeyi getiriyorsunuz; madde üzerinde gruplar konuşuyor, kişiler konuşuyor, sorular soruluyor, ondan sonra da “Biz maddeyi çıkarıyoruz…” Yahu, arkadaşlar, bu Meclis oyuncak değil. Eğer bu devleti yönetecek bir kapasiteniz yoksa lütfen -onurlu bir davranış var- istifa edin. İstifa ederek… Yani, bilgi önemli bir unsurdur. Şimdi, böyle yapacağınıza, bu maddeleri alın komisyona, komisyondan tekrar çıkarın, ondan sonra gelsin Genel Kurula. Yani, böyle bir şey olur mu? Biz burada metni inceliyoruz, bu kadar Meclisin zamanı gidiyor, ondan sonra, “Biz bunu çıkaracağız…” Eh, maşallah! “Günaydın!” derler adama. Yani, böyle bir şey olmaz. Bakın, hakikaten samimi bir tavsiyede bulunuyorum. Eğer bilginiz yoksa, birikiminiz yoksa, teklif ettiğiniz kanunları, Hükûmet olarak getirdiğiniz kanunları kavrayabilecek bir aklıselimden yoksun iseniz yapmayın bu görevi kardeşim! Bu Meclis, yani, bu saate kadar…
Şimdi arkadaşlar kızıyorlar, “Niye çıkıp burada konuşuyorsunuz?” Şimdi, bakın arkadaşlar, öyle bir kanun getiriyor ki, maddenin başı, 13’üncü maddenin başı: “Genel Sekreterlik personeli, şu tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.” diyor, “tabidir” diyor. Hemen arkasındaki cümlede, “…657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli personel çalıştırılabilir.” Yahu bunu getirseniz, ilkokul tahsilini yapmış bir çocuğa söyleseniz böyle bir madde yazmaz arkadaşlar. Birinci cümlesinde “tabidir”, ikinci cümlesinde “tabi değildir.” diyor. Yahu arkadaşlar, yani hiç mi siz… Yani, şimdi, ben bu kanundan dolayı bu Hükûmete niye güvenmiyorum biliyor musunuz? Getirecek, kendisi gibi cahil cühelayı bu teşkilata dolduracak, Türkiye'nin uluslararası düzeyde değerini bitirecek. Yani şimdi, bakın, ben Avrupa’ya zaman zaman gidiyorum. Hakikaten orada bilgisayar mühendisleri var, hukukçular var, avukatlar var, doktorlar var. Pırıl pırıl gençlerimiz yetişiyor. Bu gençlerimiz, aldığı çok ileri düzeydeki o bilgi, birikim ve seviye itibarıyla getirilip de bu Avrupa Birliği Genel Sekreterliği kadrosuna yerleştirilirse tabii ki Türkiye için çok parlak bir başarıya ulaşabilecek müzakereler yapabilir. Ama şimdi, burada, arkadaşlar, belki AKP’li arkadaşlar bana kızıyorlar ama arkadaşlar bana kızmayın. Şu Hükûmetinize kızın, deyin ki: “Kardeşim, senin burada hükûmet etme gücün yoksa, böyle kanun getirme.” Biz burada niye çene patlatıyoruz? Niye bunları müzakere ediyoruz?
Bugün bakın o kredi kartlarında bir maddeyi kaç dakika burada müzakere ettik, en azından iki saat müzakere ettik. Şimdi bunu müzakere ediyoruz. E, ondan sonra biz bunu çıkaracağız. İç Tüzük’te buna imkân var. Bunları anında müzakeresiz komisyon geri alır, hemen çıkarır, geri getirir. O zaman, ne burada kimse çıkar konuşur ne sizin canınız sıkılır ne bizim canımız sıkılır ne şey edilir.
Onun için, şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın, bu kanunla Genel Sekreterlikte çalışan elemanlara çok büyük ücret ödemeleri yapılıyor. Bir de vergi muafiyeti getiriliyor. Yahu, bugün Anayasa’mızın 73’üncü maddesine göre herkes gelirine göre kamu giderlerine iştirak etmek zorundadır. Bu bir anayasal şeydir. Yani bunu da, hâkim vergi verecek, milletvekili verecek, doktor verecek, Genel Sekreterlikte çalışan personel gelir vergisini vermeyecek. Bunun bir mantığı var mı? Yok. Ha, ücreti de zaten yüksek. Ayrıca da Bakana diyor ki: ”Sen kendi teşkilatlarında çalışan insanlara evvela dört tane ikramiye vereceksin, bir de bunların içinde çok başarılı olanlara da iki ikramiye daha ilave edeceksin.” Ya böyle bir şey olmaz yani. Bakanın takdir hakkı, baldızını getirmiş orada çalıştırıyor, damadını getirmiş orada çalıştırıyor. E, ona tabii ki takdir hakkını kullanarak daha fazla ücret verecek. Arkadaşlar, ben bunları yani şey için demiyorum. Türkiye’de olan gerçek bu. Türkiye’de kamu hizmeti gören birçok insanlarda görüyoruz ki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.
KAMER GENÇ (Devamla)Maalesef, herhangi bir kurumun başına gelen insanlar, oraya, ülkenin sorunlarını çözecek, tarafsız, hakikaten bilgili, deneyimli personel getireceğine kendi yandaşlarını getiriyorlar, “Bu da bizdendir” diyor getiriyorlar. Zaten Türkiye bu duruma bunun için geldi, yoksa ki herkes objektif davransaydı bu durum buraya gelmezdi.
Kriteri ne? Bütün personele dört ikramiye vereceksiniz, Bakanın göreceği kişilere iki ikramiye daha ilave edeceksiniz. Ayrıca devletin en yüksek kamu görevlisinin aldığı maaşın yüzde 200 fazlası ödeme yapacaksın, ayrıca da gelir vergisi vermeyeceksin. Yani devletin en fazla maaş alan kişisi… Bir ara milletvekillerinin şeyi vardı, milletvekilleri en yüksek devlet memuru maaşının üzerine maaş alır diyordu, kimisi Başbakanlık Müsteşarı dedi, kimisi Genelkurmay Başkanlığı dedi, kimisi… Yani bunun ismini belirtin ya, yani bir belirtin bunu, yani kimdir bu? Bunun takdirini birilerine bırakmayın. Bakın, hani biz bir günlük, iki günlük veya bir yıllık devlet değiliz. En azından Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri yüz yıla yakın bir zaman geçmiş, deneyimimiz var. Bu deneyimimizi kullanarak buraya bir rakam koyalım, bir ad koyalım sayın milletvekilleri.
Saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 24 Haziran 2009