İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2010 · 674 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 674 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-26-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Değişiklik Teklifi’nin 22’nci maddesinin tasarı metninden çıkarılması yönünde verdiğim önergenin üzerine söz almış bulunuyorum, saygılar sunuyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, mevcut Anayasa’da 157 ve Askerî Yargıtay ve askerî idare mahkemelerindeki mevcut hükümlerin de burada, “Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usul ve mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkim teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.” diyor. Mevcut metinde de “askerlik hizmetlerinin gerekleri de dikkate alınarak düzenlenir.” diyor. Eğer zaten bu askerlik hizmetlerinin gereklerini kaldırırsanız bu maddeye gerek yok. Gerek buna gerek 157’nci maddeye gerek yok çünkü yani askerlerin de düzenledikleri işlemler bir idari işlemdir. İdari işlemlere karşı biliyorsunuz bizde Danıştay ve idare mahkemeleri vardır. Dolayısıyla “askerî hizmetlerin gerekleri” kelimesini burada kaldırdığımız zaman askerî mahkemeler zaten fuzuli oluyor yani idari yargı içinde. İdari yargının Danıştay ve idare mahkemesi bunlara bakar. Bence, tabii, burada, işte bilmiyorum, Komisyon getirdiği bu metnin ne anlama geldiğini kavrayacak nitelikte midir değil midir, onu da ayrıca bileceğiz.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, devamlı burada çıkıyoruz, zaman zaman konuşmalar yapıyoruz. AKP… Başta Meclis Başkanlığından kaynaklanan bir sıkıtı var burada. İç Tüzük’ün 87’nci maddesine göre milletvekilleri her madde üzerinde yedi önerge verir. Bu daha önce dört önergeydi. Anayasa Mahkemesine gidildi, Anayasa Mahkemesi dedi ki “Dört önerge az.” ve bunu iptal etti. Bunun üzerine yeni bir düzenleme getirdi. Yedi önergeye çıkarıldı ama “Her grubun da ayrıca önerge verme hakkı saklıdır.” denildi. Buna göre yani dört tane grup olduğuna göre dört grup önergesi ve yedi de milletvekillerinin verdiği önerge olması lazım ama Başkanlık bunu yanlış uyguluyor. Ben bunu niye şey ediyorum? Anayasa Mahkemesine nasıl olsa gidecek. Bu yönüyle de, İç Tüzük’ün bu yönüyle de… Burada çok yapılan hata var. Bunun düzeltilmesi gerekir.
Ayrıca da sayın milletvekilleri, şimdi, bugüne kadar hep AKP’liler, buraya çıktığımız zaman, işte buradan hakaret ediyorlar, söz atıyorlar, tehdit ediyorlar. Bugün yeni bir şeyle karşı karşıya kaldık. Güya benim elli, altmış dairem varmış, iş hanım varmış, ondan sonra hayalî ihracatçıların avukatlığını yapmışım.
Peki, sayın milletvekilleri, yani böyle bir şey olur mu? Vergilerimi ödemiyormuşum. İşte Kemal Bey burada, kendisi herhâlde Maliye Bakanıyken kendi bürokratlarına da -ben en fazla onu tenkit ettiğime göre- gerekli talimatı vermiştir, “Bu Kamer Genç’in neyi var neyi yok araştırın.” demiştir.
Şimdi, böyle şeylere ne var. Benim dairem varsa, elli, altmış dairem, çıkarırsın burada dersin ki “Arkadaş, şurada şu şu daireler var.” söylersin. İş hanım varsa söyle. Neredeyse söylersin. Benim bir defa avukatlık ruhsatım yok. Ben nasıl hayalî ihracatçıların avukatlığını yapacağım? Ha, şimdi, ben sizin yaptığınız soygunlara, suistimallere isim veriyorum size. İşte İstanbul Belediyesinde yapılan soygunları söylüyorum, TOKİ’de yapılan soygunları söylüyorum, İstanbul Belediyesinde o imar yolsuzluklarını söylüyorum, işte Tayyip Bey’in gidip de Halk Bankasıyla, Vakıflar Bankasından aldığı usulsüz 750 milyon dolar krediyi söylüyorum. Her gün uçaklara haksız olarak, işte, Abdullah Bey’le Tayyip Bey’in yandaşlarını uçaklara doldurup getirip ne paralar harcandığı, ne kadar şeylerinden aldığını biliyorum, işte ne hediyeler aldığını söylüyorum. Bunlar açık şeyler. Şimdi, bunlara açıkça cevap vereceğinize beni tehdit etmeye kalkıyorsunuz. Ya ben korkmam arkadaşlar, bunu bilesiniz. Bir defa bende korku yok tamam mı, korku yok.
AHMET YENİ (Samsun)Yalan konuşuyorsun, yalan!
KAMER GENÇ (Devamla)Benimle ilgili bir şeyiniz varsa bakın, bütün teşkilat sizin elinizde, maliye sizin elinizde, her şey sizin elinizde, dersiniz, getirirsiniz “Kardeşim, bak bu Türkiye’de…” İşte incelersiniz, ne çıkarsa çıkar. Yani iftira atayım da çamur kalsın meselesi değil. Bakın, mesela Mustafa Elitaş, işte bundan bir süre önce Tayyip Bey’in bir gezisine katılmak için gidiyor, 2.900 dolar para veriyor. Niye katıldığını ben de anlamıyorum yani. İlle ben de sizin yanınızda bulunayım, iş adamlarıyla şey edeyim. Birtakım insanlarla ilgili bende şey var da değerli arkadaşlarım, biz burada bir hizmet yapıyoruz. Niye hizmeti yapıyoruz? Bu memleket bizim diyoruz. Şimdi, bu saate kadar burada kalmışız, 400 milletvekili var, saat gelmiş ikiye, her gün buralardayız, Türkiye’nin hangi meselesini hallediyoruz arkadaşlar? Allah’ı severseniz yani söyleyin. Türkiye’nin hangi meselesini şey ediyoruz? İşsizin işsizlik çaresini mi hallediyoruz? Yoksulun yoksulluk meselesini mi hallediyoruz? Ne imiş? Tayyip Bey talimat vermiş. “İlle ben diktatör olacağım.” diyor, “Yargıyı kaldıracağım ama bu yargı da bana bağlı olacak çünkü bu yargı benim ciğerimi kanatıyor.” diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 26 Nisan 2010