İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 108. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Mayıs 2010 · 729 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 27 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 729 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-05-27-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tunceli ilinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Bana da söz verdiğiniz için, Sayın Başkan, size de şükranlarımı arz ediyorum.

Sayın milletvekilleri, tabii ki Tunceli ili Türkiye'de en büyük sorunları olan, önce hizmet yoksunluğu nedeniyle en büyük sorunu olan bir ilimizdir. Bunlardan tabii belli başlılarını ancak dile getirebilirim.

Şimdi, 8/3/2010 tarihinde Elâzığ’da bir deprem meydana geldi. Bu depremde birçok vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı’dan rahmet diliyorum, yakınlarına da başsağlığı diliyorum.

Şimdi, bu deprem Elâzığ’da meydana gelmekle beraber Tunceli’nin Nazımiye, Pertek ve Mazgirt’in birçok köylerinde sekiz yüz tanesi ağır hasarlı, bakın arkadaşlar, sekiz yüz tanesi ağır hasarlı… Ağır hasar da nasıl tespit edilmiş? Devletin gönderdiği teknik elemanlar mahalline gitmişler, “Bu ev ağır hasarlıdır.” diye rapor düzenlemişler ve ”Burada oturamazsın.” diye vatandaşa tebligat yapmışlar, bir kısmına da çadır vermişler. Yine, bin beş yüz civarında da orta ve az hasarlı bina tespit etmişler. Bakın, 8/3/2010… Bugüne kadar bu bölgeye, bu ilimize, Hükûmetten hiçbir kimse gitmemiştir. Yalnız bu teknik elemanlar gitmişler, bunları tespit etmişler.

Şimdi, biz bekliyoruz. E, tabii buradaki vatandaşlarımız da vatandaş. “Burada ne yapılacak?” diye, ben de bu arada 2 defa Tunceli’ye gittim. Vatandaş geliyor, diyor ki: “Sayın Milletvekilim, ben şu anda dışarıda yatıyorum, çadırda yatıyorum. E, kış yaklaşıyor. Hükûmetten bize bir el uzatma yok. Ne olacak?” Ben bunun üzerine Afet ve Acil Durum Genel Müdürüne telefon açtım. Biliyorsunuz bu afet işleri eskiden Afet İşleri Genel Müdürlüğüne bağlıydı ama burası çok paralı bir genel müdürlük olduğu için ve ihalelerde de çok büyük, böyle özel kayırmalar olduğu için, bunlar hemen Başbakanın bünyesine alındı. Bana Genel Müdür diyor ki: “Efendim, orada, tamam da, böyle ağır hasar ve az hasar, orta hasar meydana gelmiş ama ölen kişi yok, yaralanan kişi yok. Biz onun için burayı afet bölgesi ilan etmiyoruz.” diyor. “E, Sayın Genel Müdür, o zaman, biz birkaç tane adam öldürelim, birkaç tanesini de yaralayalım ki sizin istekleriniz yerine gelsin.” dedim. Arkadaşlar, böyle bir mantıksızlık olur mu?

Şimdi ben soruyorum, Sayın Başkanım size de soruyorum özellikle: “Şimdi, bu Tunceli’deki ağır hasarlı evi olan bu vatandaşların derdini nasıl çözeceğiz?” Yani, şimdi, sekiz yüz tane ev var, vatandaş dışarıda, Hükûmet sağır, mahalline gitmiyor, Amerika’ya gezmeye gidiyorlar, dünyanın her tarafını geziyorlar. Yahu, bir tane uçak seyahatinden fedakârlık yapsalar, bir uçak dış seyahati... Cumhurbaşkanının bir seyahati 500 bin dolar arkadaşlar, 500 bin dolar. Ne olur yani bir keyfî seyahatlerden vazgeçsinler, bu insanlarımıza bir ev yapsınlar arkadaşlar. Ben size soruyorum, iktidar partisinin milletvekilleri: Bu insanlar kışın dışarıda mı kalacaklar? Buyurun arkadaşlar, yani bana inanmıyorsanız, buyurun gelin, gidelim. Sayın grup başkan vekili, senin uçak paranı da ben vereyim, gel beraber gidelim, mahallini gezelim. Yani, bu doğru mudur yanlış mıdır? Peki, bu insanlar ne yapacak arkadaşım? Nerede kalacak? Deprem meydana gelmiş.

Bakın, arkadaşlar, Afet İşleri Genel Müdürü ne diyor? Diyor ki: “Elâzığ ilinde meydana gelen 5,8 ve 5,6 büyüklüğündeki deprem afetlerinin Tunceli ilinde etkili olmadığı ve yıkıcı bir etkisi bulunmadığı tespit edilmiştir.”

Arkadaşlar, inanmanızı istiyorum, tamamen keyfî. E, peki, bu binaları kim yıktı? Gökten mi birileri geldi bomba attı yıktı arkadaşlar? Böyle gerçekten mantıksız, tutarsız bir şey olmaz. Ben özellikle burada vatandaşın sesini dile getiriyorum. Yani bu insanlar bize hakaret ediyor, ben de bundan sonra geleceğim Hükûmete hakaret edeceğim; başka çaresi yok. Yani bu insanlara bir çare bulmak istiyorum arkadaşlar, bu benim görevim. Bu millet, bu insanlar kışın nerede kalacak? Sekiz yüz tane ev, bin beş yüz tane de orta hasarlı… Bunlara en ufak bir yardım yapılmamış. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları değil mi arkadaşlar? Gelin bunu getirelim, şey edelim diyorum.

Bakın, yıllarca gittim, kara yolları… Ya, ilçelerin kara yollarında hayat yok arkadaşlar. Bir Çemişgezek yoluna gidiyorsunuz her taraf çukur, Mazgirt’in öyle, Hozat’ın öyle, Nazımiye’nin öyle, Ovacık’ın öyle. Ya, ne olur biraz da bu memlekete, bu Tunceli iline bir hizmet getirin, burası da Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir ili. Buyurun gelin, gidelim mahallinde görelim. Yani burada kara yollarının, hele belde yollarımızın, nahiye yollarımızın hiç birisi doğru dürüst asfalt değil arkadaşlarım. Yani yıllarca bu kürsüde konuşuyoruz ama maalesef karşımızdakiler sağır, duymuyorlar.

Pertek’in bir köprüsü var, bu ana yol, kuzeyi güneye bağlayan bir köprü ve bu köprü yapıldığı zaman trafikte çok büyük bir rahatlama oluyor. Şimdi, Keban Barajı’nın enerjisini Türkiye’ye veriyoruz ama oranın sıkıntısını işte Tunceli ilindeki Pertek, Çemişgezek, Hozat’taki vatandaşlarımız çekiyor. Buraya bir köprü yapılsa 100 milyon dolar, çok büyük bir para da değil. Tayyip Erdoğan 3 defa Elâzığ’a gitmiş, “Bu köprü yapılacak.” demiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 27 Mayıs 2010

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook