Grup önerisi hk.
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 136. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Temmuz 2010 · 696 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 16 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 696 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-07-16-grup-onerisi-hk (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, Divan Kâtibi niye benim ismimi okumuyor? Yani, önergeyi eksik okuyor, ismimi okumuyor, böyle bir şey olur mu? O zaman, orada oturmasın.
KÂTİP ÜYE FATİH METİN (Bolu)Sana mı soracağız?
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Evet, Kamer Bey’e soracaksın! Bir önerge hazırladık, okuyacaksın.
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; efendim, bu müzakere edilen kanunun 23’üncü maddesinde verdiğimiz bir önerge ile ilgili söz almış bulunuyorum.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu önergemizin konusu, burada, kamu yararına derneklere tahsis edilmiş, 2886 sayılı İhale Kanunu’nun 72’nci maddesine göre tahsis edilmiş gayrimenkullerin bir kısmı şimdi çok değerlenmiş yani çok böyle, eskiden, yirmi sene önceye nazaran çok değer kazanmış. Şimdi, AKP’nin de çok böyle, mala ve mülke çok sevgisi var, mal mülk deyince hemen her şey gevşiyor! Burada diyor ki: “Eğer bunlar kıymetli olmuşsa, yirmi sene geçtikten sonra bunları alalım, değerlendirelim, o derneğe de belli bir para verelim, hazineye de bir para verelim, ondan sonra, bunları değerlendirelim.” Şimdi, ne gerek var?
Değerli milletvekilleri, AKP İktidarı, Türkiye’de, en kıymetli malları, mülkleri, hazine arazilerini sattı ve el koydu, çoğunu da yandaşlarına verdi. TOKİ Kanunu’nu çıkardılar, TOKİ Kanunu’nda, TOKİ, istediği yerde mala mülke el koyuyor, onun imar durumunu tespit ediyor, istediği büyüklükte tesis ediyor. Belediyeleri, o kadar büyük yeşil alanları, konut alanlarına, ticaret alanlarına çevirdiler ki bununla ilgili haklarında çok büyük şeyler var. Mesela, Danıştay 1. Dairesinin 10/3/2010 tarihli verdiği bir kararda, İstanbul Belediye Başkanı Topbaş’ın, yaptığı yetmiş küsur ihalede görevini ihlal ettiği, suistimal ettiği, dolayısıyla, bunun hakkında soruşturma açılması gerektiğini... Bakın, Danıştay kararı burada ama burada hâlâ İstanbul savcısı bunun hakkında bir soruşturma açmadı ama öte taraftan, Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak’la ilgili ortada açık hiçbir şey olmadığı hâlde o Belediye Başkanını görevden aldı. Ya bu hangi hukuk? Hangi devlet? Hangi yönetim? Hangi mantık?
Şimdi, İstanbul Belediye Başkanına niye savcılar soruşturma açmıyor? Bizim edindiğimiz bilgiye göre savcılar korktukları için! Şimdi, işte, bu Anayasa oylamasında, referandumda kabul edildiği takdirde, işte, bütün savcılar korkacak ve AKP ve yandaşlarının yaptığı bütün suistimaller karşısında soruşturma açmayacak. Arkadaşlar, eğer bu memlekette hukuk varsa, hani Tayyip Bey “hak, hukuk, demokrasi” diyorsa işte yetmiş tane ihale, İstanbul’da, Belediye Başkanı Topbaş’ın yaptığı yetmiş tane ihale. İçişleri Bakanı soruşturma izni vermiyor, Danıştaya gidiyor, Danıştay üçüncü ayda karar veriyor. Peki, İstanbul savcıları, siz niye soruşturma açmıyorsunuz? Karar burada yahu ama korkutmuşlar savcıları. Hangi savcı cesaret edecek de gidecek, bu soruşturmayı yapacak?
FAZLI ERDOĞAN (Zonguldak)Sen buna inanıyor musun?
KAMER GENÇ (Devamla)İnanmıyorsan, buyurun, sorun. Al sana karar işte kardeşim, al.
Burada altı ay geçmiş niye soruşturma açmıyorsunuz? Niye açmıyorsunuz ya? Sizde vicdan yok mu? Vicdan da herkeste olması lazım.
Şimdi, geçen gün Ataköy’e gittik. Orada çok güzelim Yeşilköy’deki o yeşilliği getirmiş TOKİ, başkalarına ihale ediyor, oradaki o yeşilliği yok etmek için, yeşilliği katletmek için. Yani nerede bir yeşillik varsa -o yeşillik biliyorsunuz o topluluğun akciğeridir- AKP İktidarı yeşillik konusunda âdeta büyük bir akciğer cerrahlığı yapıyor. Nerede güzel bir yeşillik varsa hemen gidip kesiyorlar. Ya böyle bir ahlak, böyle bir mantık, böyle bir icraat Allah korkusu olan, insan olan hiçbir yerde olmaz. Böyle bir şey olur mu?
Devletin en kıymetli arazilerini getiriyorsunuz, yandaşlarınıza satıyorsunuz. İşte KİT’leri ne duruma getirdiğiniz belli. Ondan sonra da Tayyip Erdoğan çıkıyor, diyor ki: “Bu Anayasa oylaması çıkarsa Türkiye'nin kaderi değişir.” Tabii ki kaderi değişir, Türkiye'nin kaderi bir Tayyip Erdoğan imparatorluğuna döner.
Tayyip Erdoğan, biliyorsunuz, işte, onu da canı istediği zaman alıyor uçağa, bütün dünyayı geziyor. Bir Katar’a tam on beş defa gittiler ya! On beş defa gidilir mi bir yere? Tayyip Bey’in karısı devletin uçağıyla Katar’a özel düğüne gitti!
LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize)Biraz seviyeli ol ya, biraz seviyeli ol!
KAMER GENÇ (Devamla)Peki, bu vatandaşın vergisini… Bir Katar’a devletin uçağıyla gitmek en azından 100 bin dolar. 100 bin doları sen yakıt parası… Vatandaş ekmek bulmaktan acizken, peki, nasıl oluyor da bu devletin uçağına binip de keyfî düğüne gidiyor?
Arkadaşlar, bakın, AKP milletvekilleri içinde 540 milyar…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi sizin milletvekilleri niye burada yok? Çoğu yurt dışında, harcırah alıyorlar. Biz Meclis Başkanına soruyoruz: “Kardeşim, bunlar ne kadar harcırah alıyor?” diyoruz, bildirmiyor. Geçen gün bir milletvekili arkadaşımıza bildirmiş, 540 milyar lira alan milletvekili var içinizde! Günah değil mi arkadaşlar. Günah ya, günah, günah. İnsanlar…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 16 Temmuz 2010