Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile türk kültür ve sanatları ortak yönetimi (türksoy) arasında türksoya ilave arsa tahsisi hakkında protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:532)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 17. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Kasım 2010 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (CHP), 10 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE TÜRK KÜLTÜR VE SANATLARI ORTAK YÖNETİMİ (TÜRKSOY) ARASINDA TÜRKSOYA İLAVE ARSA TAHSİSİ HAKKINDA PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S.:532)); konuşma 968 kelime.
Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile türk kültür ve sanatları ortak yönetimi (türksoy) arasında türksoya ilave arsa tahsisi hakkında protokolün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s.:532)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-11-10-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-turk-kultur-ve-sanatlari-ortak-yoneti-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, otuz seneden beri bu Parlamentodayım. Bu Parlamentoda yanlış konuşmadım, bu Parlamentoda daima doğruları konuştum. Bu doğruları konuştuğum için halk beni buraya gönderiyor. Yiğitliğiniz varsa, buyurun, gelin... Mustafa Bey, sana diyorum: Gel, Tunceli’de karşımda aday ol. Mademki çok hizmet getirdin yani o kadar çok hizmet getirdin ki gel, Tunceli’de karşımda aday ol arkadaş. Doğrusu bu değil mi? Yani, madem sen çok hizmet getirdin oraya…
MUHARREM İNCE (Yalova)Doğru söylüyor.
KAMER GENÇ (Tunceli)Şimdi, bakın arkadaşlar, bu arkadaşımız -hemşehrimizdir, saygı duyuyorum ama- gidiyor, köyleri geziyor. Bakın, Çemişgezek’in bir köyüne gidiyor, diyor ki: “Bu Kamer Genç dinimize küfrediyor.” Söyledin mi söylemedin mi? Söyledin.
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Söylemedim, hayır.
KAMER GENÇ (Devamla)Ben de çıktım vatandaşlara dedim ki…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)“Söylemedim.” diyor bak.
KAMER GENÇ (Devamla)“Onun diniyle…” Bakın, “Onun diniyle…” Yani bir insan…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)“Söylemedim.” diyor ama bak!
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)“Söylemedim.” diyor.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, söylediği adam belli, tamam mı! Söylediği kişi…
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Ama “Söylemedim.” diyor.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, söyledi. Yahu, bakın, beyefendi, bizi dinleyenler var. Ben de dedim ki insanlara: Aklı başında olan hangi insan kendi dinine küfreder? Ben de Müslüman’ım o da Müslüman. Yani, ben, o insanların dinine nasıl... Yani, bu kadar, iftiranın çirkini anlatılıyor arkadaşlar.
Şimdi, bakın, validen telefon… Ben de valiye kaç defa söyledim, bize bilgi vermiyorlar. Şimdi, diyor ki kendisi evvela: “Deprem meydana gelmemiş burada, 5 milyar para gönderilmiş.” Yahu, tamam da 47 metrekarelik birkaç tane şey yapılıyor, o da kime ihale edildiği belli değil. Ben de diyorum ki: “Bu insanları, kışın, en azından bir dört duvar içine sokalım.” Siz diyorsunuz ki: “Şu anda çadırda yaşayan yok.” Değil mi? Ben size şimdi, Mazgirt’in Karabulut ve Kızılkale köylerinden evvelsi gün bana telefon eden iki tane vatandaş var, telefonunu vereyim, “Biz çadırdayız.” diyor. Ben şimdi… Veyahut da Sayın Bakan buyursun, beraber gidelim, Tunceli’nin köylerini gezelim arkadaşlar.
Yahu, şimdi, arkadaşlar, biz buraya iftira atmak için gelmiyoruz. Bakın diyor ki: “Deprem olmadı.” Sayın Bakan diyor ki: “Depremin etki alanı dışında.” Ama sekiz yüz yetmiş üç tane ev burada yıkılmış.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, tabii ki yani dokuz yıldır iktidarda AKP. Cumhuriyet kurulduğundan beri aşağı yukarı seksen küsur yıl olmuş, bunun dokuzda 1’ini sen kullanmışsın ya, dokuzda 1’ini sen kullanmışsın. Bütün cumhuriyet döneminde yapılan bütün KİT’leri satmışsın, ondan sonra devletin iç ve dış borcunu 3 misline çıkarmışsın, ondan sonra vergileri toplamışsın. E bu paralar nereye gitmiş? Yani iki tane duble yol yapmışsın da köye bir BELDES ve KÖYDES diye bir hizmet getirmişsiniz, çok mu bir şey? Sonra gidelim, senin Çemişgezek’inin de köylerini de gezelim. Bakın, Çemişgezek’e elektriği ben götürmüşüm, asfaltı ben götürmüşüm, ondan sonra telefonu ben getirmiştim. (AK PARTİ sıralarından gülüşmeler) Kendi hâlinize gülün. Arkadaş, bunlar, hepsi sizin iktidardan önce gitti. Ha, şimdi, sizin İktidarınız zamanında da bazı şeyler olabilir.
Yani bakın, bu Mustafa Bey, Ulukale köyünde TOKİ kanalıyla, arkadaşlar, bir ev yaptılar, 16 trilyon 250 milyar liraya ihaleyi İstanbul’daki bir yandaşları belediye meclis üyesine verdiler. Ben gittim, bunları gördüm, dedim ki: El insaf! Sizin Çemişgezek’in içinde TOKİ bir evi 50-60 milyar liraya yaparken Ulukale’nin bir köyünde nasıl oluyor da 192 milyar liraya yapıyorsunuz? Benim bu ikazım üzeri TOKİ uyandı, o 16 trilyon 250 milyar liralık ihaleyi getirdi 8,5 trilyona indirdi. Doğru mu yanlış mı?
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Evler kaç katlıydı? Kaç katlıydı evler, onu da söyleyin lütfen!
KAMER GENÇ (Devamla)Ha, sonra bana da teşekkür yazısını yazdı.
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Kaç metrekareydi, onu da söyleyeceksin.
KAMER GENÇ (Devamla)“Yahu, Kamer Bey, iyi ki bizi ikaz ettin ve biz burada ihaleyi yarı yarıya indirdik.” dedi.
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Altyapısı nasıl bir alt yapıydı, onu da söyleyeceksin.
KAMER GENÇ (Devamla)Ben acaba müdahale etmeseydim…
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Yanlış bilgi verme, bilgilerini tam ver, doğru ver! Eksik bilgiyle kamuoyunu yanlış yönlendirme!
KAMER GENÇ (Devamla)O müteahhit sizin de aynı zamanda belediye meclis üyesi. Bu İstanbul’da da imardan sorumlu belediye meclis üyesini getiriyorlar arkadaşlar, sanki Tunceli’de adam yok, oradaki adama hem de afet konutu yaptırıyorlar. Orada o ihalenin yapıldığı tarihte afet yok. Sırf ihaleyi davetiye usulüyle yapmak için afete sokuyorlar. Ondan sonra da 162 milyar liraya -arsa parası yok, bir şey yok- ona ihale ediyorlar. Ben ondan sonra müdahale edince bu 8,5 trilyona iniyor. Yahu arkadaşlar, vatandaşlar da bizi dinliyor. Yani bu kadar bu insanlara yapılan, yani kendi yandaşlarını zengin yapmak için…. İnsaf edin biraz, Allah’tan korkun, “Yukarıda Allah var.” deyin. Tavuk bile su içerken Allah korkusunu hissetmek için yukarıya bakar. Siz yukarıya da bakmıyorsunuz. Böyle bir şey olur mu?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Genç, konuşmanızı tamamlayınız.
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Bilgileri doğru ver! 1 kişiye iki katlı bina veriliyordu, fiyat onun için yüksek.
KAMER GENÇ (Devamla)Onun için, şimdi, dolayısıyla, arkadaşlar…
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Şimdi 2 kişiye bir bina veriliyor, onun için düştü.
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, eğer iddia ediyorsan Mustafa Bey, buyurun gelin, işte Tunceli’den aday olun karşımda. Yiğitlik bu değil mi? Madem sen çok hizmet getirmişsin, ondan sonra buyur gel, gidelim, orada vatandaşlar oy verirse ben de seni tebrik ederim arkadaş. Daha değil mi? Haa, hizmeti…
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)1 kişiye iki katlı bina verilirken şimdi 2 kişiye bir bina veriliyor, fiyat onun için düştü.
KAMER GENÇ (Devamla)Getirdiğiniz hizmetlerden işte bir TOKİ’ye getirip de 8,5 trilyon lira, yüzde 50 tenzilat yapıyorsanız, TOKİ 35 katrilyon ihale yapmış, katrilyonluk ihale yapmış. Acaba o ihalelerde kaç lira ceplere gitti?
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Orada bile bilgiler doğru değil! Orada bile yanıltıyorsun kamuoyunu!
KAMER GENÇ (Devamla)Allah’tan hiç olmazsa ben müdahale ettim, devletin 8,5 trilyon lira faydası oldu arkadaşlar.
MUSTAFA ATAŞ (İstanbul)Orada bile bilgiler doğru değil!
KAMER GENÇ (Devamla)Bunları söyledik ama hiç olmazsa benim bu kadar faydam oldu. Senin ne faydan oldu?
Saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 10 Kasım 2010