Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamil Erdal Sipahi (MHP), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 575 kelime.
Kamil Erdal Sipahi (MHP, İzmir). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamil-erdal-sipahi-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir)Sayın Başkan, sizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
226 sıra sayılı yasada ek madde 101, Şırnak üniversitesiyle ilgili bazı özet konulara değineceğim. Bu arada, 90’lı yılların başlarında yeni bir il olarak henüz çok basit devlet teşekküllerine bile yer bulmakta zorlanan Şırnak’ın, bugün üniversite kurulma aşamasına gelmesi, her şeyden önce, en az Şırnaklılar kadar beni de heyecanlandırmakta ve sevindirmektedir. Bu vesileyle, değerli Şırnaklı dostlarıma partim ve şahsım adına en iyi dileklerimi, selamlarımı iletiyorum.
Sayın Bakan, çok iyi bildiğim bölge hakkında bir iki konuyu size hatırlatmakta yarar görüyorum. Hatırlatacağım üç konudan ilk ikisi Şırnak ve Hakkâri için ortak konulardır, üçüncüsü ise kısmen Hakkâri’ye de taşınabilir.
Şırnak ve Hakkâri’de kurulacak üniversitelerle ilgili olarak işin güvenlik boyutu muhakkak öncelikle ele alınması gereken bir konudur. Eğer güvenlik boyutuyla ilgili bir sıkıntı başlangıçtan itibaren söz konusu olur ise, daha üniversite kurulması aşamasında akim kalır ve korkarım bir tabela üniversitesi olmanın dışına çıkamaz. Dolayısıyla güvenlik boyutuyla ilgili kaygılar muhakkak giderilmelidir ve üniversitelerin kurulmasına öyle başlanmalıdır.
İkincisi: Sayın Bakanım bazı üniversitelerle ilgili güzel bir örnek verdiniz: “Efendim, üniversitelerimizde hiçbir şey bütün donanımları tamam olarak kurulmaz; zamanla gelişir. Hiçbir üniversite tüm tesisleriyle şimdiye kadar kurulmadı; altyapı kuruldu, tesisler zamanla gelişti.” şeklinde bir ibarede bulundunuz. Doğrudur, buna katılıyorum. Ancak, bu söylediğiniz konu Şırnak ve Hakkâri için geçerli değildir. Eğer bu üniversiteleri, öğretim üyelerinin kalacakları, sosyal ihtiyaçlarını karşılayacakları; öğrencilerin kalacakları, sosyal ihtiyaçlarını karşılayacakları; aynı şekilde yerleşim yeri, bütün çevre güvenliği -emniyeti dâhil- başlangıçtan itibaren en iyi şekilde tamamlayıp, bu üniversiteleri o şekilde açmazsanız ve bu üniversiteleri, tekrar ediyorum, Şırnak ve Hakkâri üniversitelerini başlangıçtan itibaren güvenli bir yer, bir cazibe ve çekim merkezi hâlinde, bir örnek üniversite hâlinde tesis etmezseniz, korkarım ki, bu üniversitenin kurulması başlangıçtan itibaren akim kalır ve bir tabela üniversitesi olmanın dışına çıkamaz. Size bu konuyu hatırlatmayı gerek gördüm.
Bir üçüncü konudan bahsedeceğim: Kurulan üniversiteler, kuruldukları illerin özellikleriyle birtakım ortaklıklar taşımalıdır. Yani, Orta Anadolu’da bir ile kurulacak bir su ürünleri fakültesi ne kadar gereksizse, bu bölgede kurulacak üniversiteler için de bölge özellikleri dikkate alınmalıdır. Ben, üç fakülte, ki bu fakülteler iktisadi ve idari bilimler fakültesi, mühendislik, ilahiyat fakülteleri, ayrıca Dicle Üniversitesine bağlı iki meslek yüksekokulu ve iki enstitü kuruluyor, bunlarla ilgili konuyu gündeme getireyim.
İlin güney kesimi Mezopotamya Ovası’nın devamıdır, yani İdil, Cizre, Silopi bölgesi. Bu bölge, Silopi kesiminde zaten bir yarımada hüviyetindedir ve çok bereketli bir ovadır. Cizre ve İdil bölgeleri ise, Ilısu ve Cizre Barajlarının yapılmasıyla -ki GAP kapsamında gerçekleştirilecektir- gerçekten eski Mezopotamya Ovası’nın verimliliğini katbekat aşacak özellikler sergileyeceklerdir. Dolayısıyla ilin güneyindeki bu tarım potansiyeli, bu gelişmeye son derece müsait tarım potansiyeli muhakkak değerlendirilmelidir. İlin Doğu Anadolu sınırları içerisinde kalan, kuzeyindeki Uludere, Şenoba, Beytüşşebap kesimi ise eskiden 100 binlerce küçükbaş hayvanın beslendiği, Türkiye'de hayvancılığın temelini teşkil eden ve Şırnak’tan diğer ülkelere hayvan kaçakçılığının merkezi olan yerlerdi. Şimdi bunun tersi bir trafiğin gerçekleşmiş olması, yani diğer ülkelerden Şırnak’a ve oradan yurt içine yapılan kaçakçılık gerçekten insanı üzmektedir. Çok büyük bir hayvancılık potansiyeli vardır, dolayısıyla Şırnak’ın bu özelliği de dikkate alınmalıdır.
Diğer taraftan, bölge, başta Cudi Dağı olmak üzere çok önemli maden rezervlerinin bulunduğu bir bölgedir, petrol rezervlerinin olduğu bir bölgedir. Ancak, bu özelliklere uygun olarak, dikkat ediyorum, ne ziraat ne tarımla ilgili ne hayvancılıkla ilgili ne madencilikle ilgili bir teşekkül bu bölgede kurulmuyor. Efendim, değişiklik önergesi verseydiniz… Vallahi değişiklik önergelerinden benim ağzım yandı, hangi değişiklik önergesini verdiysem şimdiye kadar, komisyon “hayır” Hükûmet “hayır” AKP’li değerli arkadaşlarım “hayır” dedi. Onun için değişiklik önergesi vermedim ama bu konuyu gerçekten, Şırnak için, Hakkâri için bilgilerinize sunuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008