İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · SALI

Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında verilen gensoru hakkında (11/5)

Kemal Kılıçdaroğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Mart 2006 · 666 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 14 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN HAKKINDA VERİLEN GENSORU HAKKINDA (11/5)); konuşma 666 kelime.

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İstanbul). “Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında verilen gensoru hakkında (11/5)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-22-2006-03-14-maliye-bakani-kemal-unakitan-hakkinda-verilen-gensoru-hakkinda-11-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Üçüncü gensoruyu görüşüyoruz aynı bakan hakkında.

Sayın Bakan, Kızılcahamam'da, sizlere şöyle bir kitapçık dağıttı "İddialar ve Gerçekler" Bu kitapçığın hemen kapağında şöyle bir ifade yer alıyor: "Temiz toplum, temiz ve dürüst siyaset adına bu karalama kampanyasını kınıyorum"

Şimdi değerli arkadaşlar, burada söylediğimiz sözlerden, cümlelerden, eğer, bir tanesinin belgesi sahteyse, bir tanesinin belgesi yoksa -Sayın Bakanın bizi kınadığının tam aksine- biz Sayın Bakanı kınıyoruz. Gelsin, bu kürsüde, açıkça şunu söylesin: Söylediğiniz şu belge yalandır, söylediğiniz şu belge sahtedir, söylediğiniz şu belgeyi siz çarpıtıyorsunuz desin. Böyle bir şey yok.

Sayın Bakan diyor ki: "Efendim, TÜPRAŞ'ın 14,76'lık hissesinin satışını SPK'ya bildirdik." Tümüyle gerçekdışı, tümüyle yalan.

Değerli arkadaşlarım, şu belge, şu belge; 28 Şubat 2005, açıkça diyor ki: "Hisseyi ben satın almak istiyorum" diyor. 28 Şubat -aynı tarih- Özelleştirme İdaresi Başkanı, 28 Şubat "size satıyorum" diyor. Aynı tarih, 28 Şubat, İş Bankası Menkul Değerlere "satın bu firmaya, parasını da bizim Ziraat Bankasındaki hesabımıza yatırın" diyor. Sayın Bakan olayı çarpıtıyor; diyor ki: "Efendim, biz bunu bildirdik." Hayır efendim, siz bunu bildirmediniz Sayın Bakanım. Sermaye Piyasası Kurulu şunu söylüyor: "Bunu satmadan önce ÖYK kararını ilan edeceksiniz. İlan etmediniz, yanlış yaptınız" diyor. Siz, sattıktan sonra diyorsunuz "biz ilan ettik…" Kimse size "sattıktan sonra niye ilan ettiniz" diye soruyor mu Sayın Bakan?! Niçin konuları çarpıtıyorsunuz?!

Şimdi, birinci sorum şu; Sayın Bakana birinci sorum: Bu satıştan 752 000 000 dolar hazinenin kaybı oldu. 752 000 000 doların hesabını ne zaman vereceksiniz? Vicdanınız sızlıyor mu sızlamıyor mu? Birinci sorum bu.

Efendim, Sayın Bakan diyor ki Galataport ihalesiyle ilgili olarak: "Bunu biz durdurduk; Danıştay karar verdi, biz durdurduk" diyor. Ee, iyi yaptınız; bari durdurmasaydınız! Siz, yargı kararlarını uygulamama geleneğinden geldiğiniz için, Danıştayın vermiş olduğu bir kararın arkasına da sığınarak "biz bunu durdurduk" diyorsunuz. Sizin niyetiniz neydi Sayın Bakan, ben söyleyeyim: Galataport ihalesine çıkış tarihi 15.6.2005, zarfların açılış tarihi 16.9.2005, dosyaların Devlet Planlama Teşkilatına, yani, Sayın Abdüllatif Şener'e gittiği tarih 29.9.2005, Danıştayın yürütmeyi durdurma kararı verdiği tarih 5.1.2006, Abdüllatif Şener Beyin dosyayı Özelleştirme İdaresine gönderdiği tarih 31.1.2006. Sayın Abdüllatif Şener bu dosyayı beş ay elinde tutuyor.

Şimdi, Sayın Bakana ikinci sorum: Sayın Abdüllatif Şener bu dosyayı hangi gerekçeyle beş ay tuttu? Bununla ilgili olarak, parantez içinde bir soru daha: Sayın Abdüllatif Şener, özelleştirmeden ötürü, acaba, hangi dosyayı, bugüne kadar, beş ay elinde tutmuştur?

Şimdi, Sayın Bakan bir şey daha söylüyor; diyor ki… Galataport ihalesiyle ilgili olarak, burada da iddia edildi ve söylendi, 2 000 000 dolarlık bir proje çiziliyor ve Başbakanlıkta, Başbakanın başkanlığında, Sayın Binali Yıldırım'ın da, Sayın Kemal Unakıtan'ın da, o dönemin Kültür Bakanı olan Sayın Erkan Mumcu'nun da bulunduğu bir toplantıda Galataport İhalesi konuşuluyor, proje üzerinde konuşuluyor.

Şimdi, Sayın Bakana, üçüncü sorumu soruyorum: Sayın Bakan, ihale öncesinde, ihaleye katılacak bir firmanın, çizmiş olduğu bir projeyi, siz, hangi hakla, hangi gerekçeyle, hangi siyasal ahlak kurgusuyla Başbakanlık Konutunda görüşüyorsunuz? Bunun da yanıtını, bu kürsüden bekliyorum.

Sayın Bakan diyor ki: "Hayalî ihracatla ilgili sahte belge düzenlemek… Böyle bir şey yoktur, böyle bir iddianame yoktur." İddianame şu, değerli milletvekilleri: İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 1/5685 numaralı iddianamesi. İddianamede ne diyor; onu da okuyayım; Sayın Bakanın belki bilgisi olmayabilir, Yüce Meclisin de bilgisi olmayabilir. "Sahte belge alıp, kayıtlarına intikal ettirerek kullandıkları ve sahte belge düzenledikleri anlaşılmış olmakla…" diye başlıyor ve bitiyor. "Bunlar hakkında kamu davası açılması…" Peki, nasıl oluyor da bir bakan, bu iddianameden haberinin olmadığını söylüyor?!

Şimdi, geliyorum dördüncü soruma: Sayın Bakan, az önce okuduğum ve Meclis kürsüsünde gösterdiğim bu iddianame doğru mu, yoksa, bu iddianame yanlış mı? Bu iddianameden haberiniz var mı, yoksa haberiniz yok mu?

Efendim, Sayın Bakan diyor ki: "Üç sefer kendim için af çıkardım!.. Böyle bir şey yanlıştır, yalandır" diyor. "Bu söylemlerin tamamı yalandır" diyor, kendi ifadesine göre.

Beşinci sorumu soruyorum Sayın Bakana: Sayın Bakan, sizin şirketleriniz -ortak olduğunuz dönemler dahil- çıkardığınız vergi barışı affından yararlandı mı yararlanmadı mı?! Gelin, bu kürsüye deyin ki, benim şirketlerim aftan yararlanmadı. Ve bir şey daha…

ÜNAL KACIR (İstanbul)Niye yararlanmasın!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hayır; yararlanabilir. "Af çıkarmadık" diyor ya, onun için.

Bir şey daha söyleyeceğim… (AK Parti ve CHP sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 14 Mart 2006

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook