2005 mali yılı bütçe kanun tas.(2 nci tur görüşmelerinde) başbakanlık,dış ticaret müsteşarlığı
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 628 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kürşad Tüzmen (AK Parti), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS.(2 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) BAŞBAKANLIK,DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI); konuşma 628 kelime.
Kürşad Tüzmen (AK Parti, Gaziantep). “2005 mali yılı bütçe kanun tas.(2 nci tur görüşmelerinde) başbakanlık,dış ticaret müsteşarlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-2-nci-tur-gorusmelerinde-basbakanlik (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Benimle ilgili iki soruya cevap vermek istiyorum.
Sayın Aslanoğlu'nun, bu katmadeğer yaratan ürünlerin ihracatına ağırlık verilmesi konusundaki görüşüne ben aynen katılıyorum tabiî. Yani, daha yüksek katmadeğerli ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatının daha fazla artırılması için zaten elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz; ama, ihracatın kompozisyonuna baktığınız zaman, ithal ettiğimiz ürünleri, proses edip, işleyip, tekrar ihracata yönlendirme de çok önemli. Özellikle, ülkede girdi maliyetlerini çok aşağı doğru çekemediğiniz dönemde, dışarıdan aldığınız girdilerle dış ülkelere satışınızda rekabet gücünüzü artırabiliyorsanız, o zaman yine bu işlev sanayiini aynı şekilde çalıştırabilirsiniz. Bunu yapmaya çalışıyoruz ve dahilde işleme politikaları adını verdiğimiz dahilde işleme rejimi de, ihracat politikaları açısından kullandığımız, bu kapsamda önemli bir araç. Tabiî, ana değil bir araç politika. Biz, burada, tamamıyla ihracatın bu amaçla desteklenmesi için, özellikle Türk ürünleri ve Türkiye'de tamamıyla katmadeğeri elde edilen ürünlerin bu şekildeki satışlarını artırabilmek amacıyla, bu sene yaklaşık 276 trilyon lira, yani 205 000 000 dolar civarında bir kaynak, 2005 için de yaklaşık 217 000 000 dolarlık bir kaynak ayırmış durumdayız.
Tabiî, özellikle burada bizim amaçladığımız, sonuçta yüksek katmadeğere ve yüksek teknolojiye dönük ihracat kompozisyonunu artırmak, toplam ihracatımız içinde; ama, bu kolay değildir. Özellikle, gelişmekte olan bir ülke için hiç kolay değildir; fakat, Türkiye, şu son zamanlarda, son derece sofistike alım gücü olan, sofistike tüketici tercihi olan Avrupa pazarlarına önemli miktarda ürün satmaya başlamıştır. Mesela, şu anda İngiltere'de satılan her 3 televizyondan, her 3 çamaşır makinesinden, her 3 buzdolabından 1 tanesi Türk malıdır. Pazar payımız, İngiltere'de yüzde 33'tür. Avrupa Birliği içerisinde, bazı ülkelerde, televizyon alanında, elektronik eşya alanında yüzde 50 pazar payımız var. Yani, o konuda çok ciddî bir ivme kazandığımızı ve giderek bunun arttığını söyleyebilirim.
Burada, Sayın Özakçam'ın sormuş olduğu -yaklaşık 4 tane- devlet yardımlarıyla ilgili, ihracatçı birlikleriyle ilgili konuda da, zamanım kaldığınca cevap vermeye çalışayım.
Şimdi, burada, özellikle devlet yardımlarında uygulama kriterlerimiz çok detaylı; yani, burada, bu kadar kısa zamanda bunu veremem; ama, sonuçta, ihracata olan katkısı, yeni bir ürün getirmesi, marka yaratması gibi, diğer marka, moda teşvikimizin de içerisinde yer aldığı araştırma- geliştirme faaliyetleri, eğitim faaliyetleri, uzman personel çalıştırması, yurtdışı ofis, mağaza açması gibi çeşitli kriterlerin hepsi, son derece şeffaf bir şekilde değerlendirilir, açık ortalama alınır ve ondan sonra bu şekilde devlet yardımları kullanılır. Zaten, bununla ilgili olarak, öncelikle Bakanlar Kurulu kararı vardır, arkasından Dış Ticaret Müsteşarlığınca getirilen ve bizim imzamızla çıkan yönetmelikler vardır; yani, o yönetmelikler çerçevesinde bunu yaparız.
İhracatçı birliklerinde de aynı şekilde. Orada, kesintiler olsun, ihracatçı birliklerine ayrılan kaynaklar olsun, bunlar, tamamıyla, yönetmelikler çerçevesinde, Dış Ticaret Müsteşarlığının ihracat-ithalat rejimi çerçevesinde ve bizim dışticaret mevzuatımız içerisinde bulunan kurallar çerçevesinde yapılmaktadır.
Komşu ülkeler çerçevesinde baktığımız zaman, komşu ülkelere ihracat artışımız, genel ihracat artışımız trendini daha da aşmıştır. Yani, bizim, şu anda Avrupa Birliğiyle olan ihracatımız, toplam ihracatımızın yaklaşık yarısıdır; ama, komşu ülkelere ihracatımızın toplam ihracatımız içerisindeki payı eskiden -yaklaşık üç dört sene evvel- yüzde 3'ler, yüzde 4'ler seviyesindeyken, şu anda yüzde 26'lara, yüzde 29'lara çıkmıştır. Önemli olan, komşu ülkelere yapılan ihracatın yüzdesinin artmasıdır; bu, bizim açımızdan son derece önemli.
Diğer bir konu, serbest ticaret anlaşmaları. Tabiî, biz, istiyoruz ki, bütün ülkelerle yapalım. Komşu ülkelerle yapabilmek için, onların Avrupa Birliğiyle bir serbest ticaret anlaşması ilişkisine girmesi lazım; oradan aldığınız derogasyonla, siz, daha sonra komşu ülkelerle serbest ticaret anlaşması yapabilirsiniz. Mesela, Sayın Başbakanımızla, yarın Suriye'yle imzalayacağımız serbest ticarete anlaşmasının; önünde Avrupa Birliğinin Suriye'yle yaptığı çalışmalar yer almıştır; biz de, o paralelde Suriye'yle serbest ticaret anlaşması konusunda çalışmalar yaptık ve ondan sonra, ancak şimdi imza aşamasına geldi; biliyorsunuz, önce, burada, ben parafe ettim; ama, son aşaması hazırlandı. Yani, uzunca bir süreç sonucunda, çalışmalar yapılıp, karşılıklı olarak listeler belirlendikten sonra bunlar yapılıyor.
Sayın Daloğlu'nun söylediği kaçak hayvan girişi ve et konusunda, zaten denetimlerimizi yapıyoruz. Birazdan Gümrük Müsteşarlığı bütçesini burada sizlere sunarken, onları da arz edeceğim; çok ciddî çalışmalar yapıyoruz, elimizden geldiği kadar bunu azaltıcı yönde çalışmalarımız oluyor.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Aralık 2004