İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

Kürşad Tüzmen

Mersin Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Kasım 2008 · 1.032 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kürşad Tüzmen (AK Parti), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 1.032 kelime.

Kürşad Tüzmen (AK Parti, Mersin). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursad-tuzmen-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, tabii bu Niğde’deki patates stokunun bu kadar artması ve ihraç imkânı eğer bulunduğu zaman bu stok seviyesinin düşmesiyle fiyat hareketinin başladığını hepimiz bu kadar senedir biliyoruz. Dolayısıyla önemli olan onu ihracata çevirebilmek.

Geçmiş yıllarda, biliyorsunuz, patatesi daha çok -oradaki ihtiyaçlara göre- komşu, çevre ülkelere, Irak’a ağırlıklı olarak satarak, belli bir şekilde, öyle bir politika izledik ve orada, fiyat artışlarında, iç piyasa ve dış piyasa dengelerinin oluşumunda ciddi bir etkisi oldu. Yine aynı şekilde ihraç imkânları değerlendiriliyor. Tarım Bakanlığımızdaki arkadaşlar da içerideki üretim seviyesi ve bu seviyenin daima Türkiye’de ürünün fiyatını bulacağı bir seviyede oluşması için gerekli çalışmaları yapıyorlar.

Tabii, bize düşen… Gerçekten ihracatı… Karşı tarafta alıcısı olan mal üretiyorsanız bunu satarsınız ama alıcısı olmayan bir malı devamlı üretiyorsanız o zaman o elinizde stokunuzu artırır, onu da satmanız mümkün değil. Bu, birçok tarım ürününde, birçok üründe aynı şekilde sıkıntısı olan bir konu hâline gelebiliyor. Görüyorsunuz, dönem dönem bunların ihracatını ancak kapıları açtığımız zaman sağlayabiliyoruz ve bu konuda da arkadaşlarımız, oradaki, gerek ticaret müşavirlerimiz gerek iş adamlarımızla beraber bu çalışmaları sürdürüyorlar.

Tabii, organize sanayi bölgesi konusunda, Niğde’deki, onun gelişmesi için gerek teşvikler konusunda olsun gerekse oradaki kümeleşme çalışmaları olsun… Kümeleşme çalışmalarını bana bağlı olan Dış Ticaret Müsteşarlığında sürdürüyoruz ve bu sene 2009’un sonuna kadar bu programımız… Orada biliyorsunuz, Avrupa Birliğinden aldığımız çeşitli yardımlar da var, bu konuda, kümeleşme sağlamak amacıyla ve bu da ciddi bir çalışma oldu Türkiye’de. Gerek akademisyenlerin gerek sanayicilerin gerekse bürokratların içerisinde olduğu bir komite oluşturuldu ve bu çalışmalar yapılıyor. Belli kümeleşmeler sağladık aslında Türkiye’de. Burada çok fazla vaktimiz olmadığı için, isterseniz size detaylı bilgi de gönderebiliriz kümeleşmeyle ilgili.

Onun dışında, teşvik uygulama çalışmalarıyla ilgili olarak zaten ilgili bakanlarımız bu konuda çalışmalarını yapıyorlar. Strateji konusunda olsun, bir sanayi envanteri yapılması konusunda olsun, bütün bu çalışmaların sonucunda teşvik politikasının da belirleneceği bir döneme geleceğiz.

Tabii, burada, serbest bölgelerde 2886 sayılı İhale Kanunu’nun yer almamasının nedeni… Aslında, açık söylemek gerekirse bu yeni bir şey değil. Serbest bölgelerin mantığına da aykırı. Yani ilk Serbest Bölge Kanunu, 1985 yılında yürürlüğe giren Kanun’un içerisinde de serbest bölgelerin özel sektör ağırlıklı olması amaçlandığı için ve özel sektörün işleri burada daha iyi bir şekilde yapılacak, altyapısı, üstyapısı buna göre hazırlandığı için, bu şekilde hazırlanmıştır. Yani aslında çağının çok ötesinde bir Kanun’du. 1984 yılında yazmaya başladığımız Kanun ve bugün hâlâ görüyorsunuz yürürlükteki maddeleri… Şunu da iddia ediyorum: Türkiye’deki en kısa ama en anlaşılır ve işe yaramış kanunlardan bir tanesidir Serbest Bölge Kanunu. Dolayısıyla, bu çalışma, taa Serbest Bölgeler Kanunu’nun yayımlandığı 1985 yılında uygulanmayacak kanunlar arasında -2886 sayılı Kanun- sayıldı. 4684 sayılı Kanun’la fonların tasfiyesi sırasında bu Kanun sayılmadı. Hazineye ait serbest bölgelerde arazilerin kiraya verilmesinde, ayrıca binaların diğer kullanıcılara kullanım hakkının devredilmesine ilişkin işlemlerde 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve ilgili mevzuat uygulanıyor.

Yapılan düzenlemeyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun uygulanmayacağının belirtilmesiyle bütün karışıklıkların önlenmesi amaçlanmıştır. Yani sonuç olarak, bizim açımızdan önemli olan işin kısa sürede, doğru bir şekilde yapılmasıdır. Oralarda bizim…

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Bakanım, ne gibi karışıklıklar oluyor ki?

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Yani şu anda vakit bizim için çok önemli, zaman çok önemli; hızlanması, işlerin hızlı bir şekilde yapılması ve sonuçlandırılması… Bu tamamıyla özel sektörün inisiyatifiyle serbest bölgelerin içerisinde yapılan bir çalışma. Yani siz oraya bir liman yapıyorsunuz veya yat imalat merkezi kuruyorsunuz, yat üretimi yapıyorsunuz, bütün bunları yaparken çok hızlı hareket etmeniz lazım. Sanayiciyi dışarıdan getiriyorsunuz. Dolayısıyla bu amaçlanmıştır. Orada bugüne kadar herhangi bir sıkıntımız olmadı.

Bizim burada çalışmalarda… Diğer konularda da -buğday alım fiyatıyla ilgili olarak ve diğer ithalatla ilgili olarak da- tabii hububat ithalat rakamlarıyla ilgili son bilgileri biz size yazılı olarak gönderelim. Dönem dönem Türkiye’nin içerisindeki fiyat artışlarının dengelenmesi amacıyla da ithalat yapılır. Fiyatların dengelenmesi, iç ve dış piyasa fiyatlarının dengelenmesi amacıyla da ithalatın bir araç olarak kullanıldığı dönemler vardır. Ancak ihtiyaca binaen -biliyorsunuz bunu- Tarım Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve diğer bakanlıkların ihtiyaçları tamamıyla tespit edildikten sonra, Türkiye’nin gelir - giderine bakıp ne kadar içeride stok var, ne kadar üretim olacak, ne kadar ihracat yapılacak, bu planlamaları yaptıktan sonra ithalat kararıyla ilgili olarak tebliğ bize bildirilir, biz de ona göre arkadaşlarımızla oturur, bakar ve bu kararları ona göre ararız. Yani sonuç olarak, Türkiye’de, içeride iç piyasa dengeleri dışarıdaki dünya fiyatlarından çok farklı bir hâle geliyorsa o zaman ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Geçmişte bunun örnekleri oldu ama görüyorsunuz ki son altı sene içerisinde bizim yaptığımız, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz dış ticaret politikası araçlarının yerli yerinde kullanıldığı ve iç piyasa ve dış piyasa dengelerinin iyi bir şekilde oluşturulduğu bir dönemi yaşadık. Yani önemli olan, içeride herhangi bir şekilde mal ihtiyacı varsa bu mal ihtiyacının ciddi bir şekilde giderilmesi, bu arada da yerli üreticinin zarar görmeden bütün bağlantılarının sağlanması, ihracat bağlantılarının yapılması. Amacımız budur.

Ben, tabii bu aşamada şunu da belirtmek isterim: Az evvel söylediğim tarım ürünleri konusunda ve işlenmiş tarım ürünleri konusunda ciddi çalışmalar yapıldı. Yani bizim için en fazla bu dönemde ağırlıklı olarak katma değer en fazla yaratan ürünler tarım ürünleridir. Çünkü tamamıyla kendi değerlerimiz, kendi toprağımızı kendi tarım ürünleri üreticimizle tamamıyla işleyip ondan sonra da ihracatını yaptığımız ürünler olduğu için en yüksek katma değer bizde kalmaktadır.

HASAN ÇALIŞ (Karaman)Sayın Bakanım, uygulama tam tersi. Yok böyle bir şey.

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Bizim açımızdan şu önemli.

KADİR URAL (Mersin)Sayın Bakanım, çok güzel söylüyorsunuz da, hiçbir uygulaması yok bunun.

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Hayır, yani şurada…

HASAN ÇALIŞ (Karaman)Yani siz hep hayalî şeyler konuşuyorsunuz Sayın Bakanım. Böyle bir şey yok.

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Bizim açımızdan şu önemli: Ciddi ihracat rakamlarına ulaştı bu sene. 11,5 milyar dolar bir ihracatı tarım ürünlerinde göreceğiz.

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Bunu sorgulayacağız, ihracat rakamlarının ciddi olup olmadığına bakacağız!

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin)Açıkçası bizim açımızdan ihracatın sürdürülebilirliği önemli. Dediğim gibi, en fazla katma değeri sağlayan sektörler bunlar…

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Çiftçinin elindeki mal niye kaldı? Buğdayı niye satamıyor?

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Mersin) -…ve ileride dünyada küresel ısınma nedeniyle de git gide bu ürünlerin kıymeti artıyor. Dolayısıyla bizim tabii politik olarak hep beraber bu tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri ihracatını artırıcı ve Türkiye’de tarım ürünleri işleme tesislerini artırıcı politikaları izlememiz lazım. Yani bunlara öncelik vermemiz lazım.

Burada herkese katılıyorum. Biz de elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 12 Kasım 2008

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook