İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · CUMA

Dünya özürlüler günü münasebetiyle

Lokman Ayva

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 26. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2004 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Lokman Ayva (AK Parti), 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÖZÜRLÜLER GÜNÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 519 kelime.

Lokman Ayva (AK Parti, İstanbul). “Dünya özürlüler günü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lokman-ayva-22-2004-12-03-dunya-ozurluler-gunu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

LOKMAN AYVA (İstanbul)Sayın Başkan, aziz milletimin kıymetli vekilleri; 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü münasebetiyle söz talep etmemin Sayın Başkan ve Grup yönetimimiz tarafından teşviki nedeniyle, hem teşekkür ediyor hem de bugünün, önemli ve başarılı çalışmaların bir başlangıcı olmasını temenni ediyorum.

Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan özürlü soydaşlarımız ve vatandaşlarımızın sorunlarının çözümleri başlamış; fakat, ivmeli olarak, artışı beklenmektedir. Çözümlerin ivmeli bir şekilde hız kazanması ve çözümlerin bir an evvel hayata geçirilmesi arzusu, hem milletimizde hem de özürlü vatandaşlarımızda ciddî bir beklenti olarak gözönünde durmaktadır.

Burada, şu bakış açısını, siz değerli milletvekillerimizin huzurunda, sizlerin aracılığınızla, bütün milletimizden bekliyoruz. O bakış açısı da şu: Özürlü vatandaşlarımızı defolu birer ürün gibi görme anlayışından çıkarak, şartlar hazırlandığı takdirde, eğitim görecekleri, eğitim gördükleri alanlarda, meslek edindikleri alanlarda üretim yapabilecekleri ve toplumun her alanına tam bir şekilde katılabilecekleri konusunda fikir birliği ve kültür değişikliği, bakış açısı değişikliğine ihtiyacımız var. Bu şu demek: Bir vatandaş, ister özürlü olsun ister özürsüz olsun, imkânlar hazırlanmadığında nasıl o vasıfları kazanamıyorsa, özürlü vatandaş da, doğal olarak kazanamaz. Yani, toplumumuzda bir söz var: "Eli bağlı duvara tırmanmak." Hakikaten, kim olursa olsun, eli bağlı duvara tırmanma imkânı yoktur. O yüzden de, imkân verilmediği sürece, bunun faturasının da özürlü insanlara çıkarılması çok doğru bir davranış ve yaklaşım olamaz.

Başka bir bakış açımız da, sadece Türkiye'deki değil, yurt dışındaki özürlü vatandaşlarımızın da sorunlarının gündeme gelmesi. Maalesef, çok uzun süre önce yurt dışına gitmiş vatandaşlarımız, özürlülerle ilgili Türkiye'de hızla değişen bakış açısına uyamamakta ve orada kapalı bir yapı göstererek, oradaki özürlü vatandaşlarımızın, oranın medeniyet imkânlarına, oradaki toplumsal hayata katılmalarına imkân verememektedirler. O açıdan, sizlerin aracılığınızla, sizlerin huzurunda, kendilerinden, çocuklarını, yakınlarını topluma katma konusundaki bakış açılarını ve davranışlarını değiştirmelerini bekliyoruz.

Şu anda, belki, önümüzdeki en önemli sorun şudur: Bu yüce çatı altında çıkardığımız birçok kanun var, bu kanunlara istinaden çıkarılmış yönetmelik, tüzük, genelge, benzeri mevzuat var. Bunlar, maalesef, kamu görevlilerinin, kamuda çalışan vatandaşlarımızın sakat bakış açısına denk geldiği için, uygulamada arzu ettiğimiz sonuçları alamamaktayız. Yani, özürlü vatandaşlarımız, birtakım okul müdürlerinin, birtakım öğretmenlerin yanlış düşünceleri, sakat bakış açıları yüzünden, tabiri caizse, özürlü bakış açıları yüzünden, eğitim imkânlarından yararlanamamaktadır. Hiçbir kişi, bu kanunlardan, bu temel hak ve hürriyetlerden nasıl hiç kimseyi mahrum etme yetkisine ve hakkına sahip değilse, özürlü vatandaşlarımızın da temel hak ve hürriyetlerini kullanmaları ve kamunun kendilerine tahsis ettiği, hatta, bu çatı altında kanunla garanti edilmiş haklarından ve hizmetlerden yararlanmalarını engelleme gücüne, yetkisine sahip değildir. Onun da, bütün Türkiye'deki ilgili kişi ve kuruluşlar tarafından bilinmesini özellikle arzu ediyorum.

Ben, Türkiye'nin, kabuğunu kırma aşamasında olduğunu biliyorum ve özellikle, Türkiye'deki güzelliklerin ve iyiliklerin garantisi olarak gördüğüm Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunun devam edeceğini, sürekli çıkacak kanunlarda da aynı hassasiyetin devam edeceğini biliyorum.

Bu nedenle, bu söz fırsatını tanıyan Sayın Başkanımıza ve bütün milletvekillerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Şu ana kadar yaklaşımlarından dolayı başta, Başbakanımız, hükümetimiz, AK Parti milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri ve bütün Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyelerine şükranlarımı arz ediyorum ve "iyi ki, varsınız" diyorum. Türkiye'nin, bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olduğu sürece, bu şekilde bir hükümeti, bu şekilde de Cumhurbaşkanı olduğu sürece, en azından özürlüler konusunda sırtını kimse yere getiremeyecektir ve Türkiye'nin yarını da daha aydınlık olacaktır.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum efendim. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 3 Aralık 2004

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook