Vergi barışı kanun tasarısı
Trabzon Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Ocak 2003 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 16 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ BARIŞI KANUN TASARISI); konuşma 663 kelime.
Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Vergi barışı kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2003-01-16-vergi-barisi-kanun-tasarisi-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 10 uncu maddesi, matrah artırımına ilişkin hükümleri düzenliyor. Çeşitli hususlar var; bunlardan önemli olanı, tasarının 5 inci maddesinin uzantısı olarak, hükümet tasarısında 9 uncu maddenin 3 numaralı fıkrası olarak yer alan fıkranın 10 uncu maddede yer almamış olması; ancak, tahmin ediyorum, konuya ilişkin muhtelif önergeler gelecek ve kanunun yürürlük tarihi itibariyle devam etmekte olan incelemeler için bazı düzenlemeler Genel Kurulun takdirine sunulacak.
Hükümet tasarısının 9 uncu maddesinin 3 numaralı fıkrasında, kanunun yürürlük tarihi itibariyle devam etmekte olan incelemeler için üç aylık bir süre öngörülüyordu; yani, bu üç ay içerisinde inceleme biterse bu yasa hükümlerinden belirtilen çerçevede yararlanılacak; ama, mükellef, dilerse, matrah artırımında tabiî ki bulunacak. Matrah artırımında bulunduğu takdirde buna göre işlem yapılacak. Üç ay sonunda inceleme bitmezse inceleme orada sona erecek, bitecek; yani, o incelemeye devam edilmeyecek.
Tabiî, inceleme elemanlarına böyle bir süre vererek "üç ay içerisinde veya -farklı bir süre öngörülebilir- bir ay içerisinde bu incelemeleri bitir" demek çok doğru bir yaklaşım değil. Belki, vergi idaresi böyle bir süreyi vermekte şöyle haklı olabilir; yani, bu incelemeler yıllarca sürmemeli. Doğru; hakikaten, böyle bir yasa çıkıyorsa, yeni bir sayfa açma iddiasında ise bu yasa, o halde, yıllarca sürecek vergi incelemeleri de olmamalı. Bu, yanlış bir yaklaşım değil; ama, yanlışlık şurada: Çok kısa sürede, inceleme elemanı elindeki incelemelerden hangisine karar verecek, hangisine öncelik tanıyacak ve onu bitirecek; bu, çok zor. İnceleme elemanını çok zorda bırakacak olan bir konudur; ama, belki, vergi idaresinin elinde, önemli ölçüde, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge tespit edilmiş olan incelemeler olabilir. Bu nedenle bir süre verilme İhtiyacı da duyulmuş olabilir; bu da, haklı bir gerekçedir doğrusu eğer bu sürenin verilmesinin gerisinde böyle bir gerekçe yatıyor ise.
Doğru olan şudur kanaatimce: Tasarının şu andaki şekli, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçip Genel Kurula getirilmiş olan şekli, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananları, bilerek kullananları, kapsam dışında bırakıyor. 15 inci madde çok iyi yazılmış değil, teknik sorunları var; ama, komisyonun niyeti o yöndeydi. Kabul edilen önergeyle, bilerek kullanım, şu anda, 15 inci maddenin buradaki şekliyle kapsam dışında. O halde, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge tespit edilmiş ise bir vergi incelemesinde, bırakalım inceleme elemanı bunu sonuna kadar devam ettirsin. Bunları af kapsamında bırakıyor ise tasarı, o halde, vergi incelemesinde naylon fatura tespit edilmiş ise, bu incelemeler de sonuna kadar devam etsin, sonucuna göre işlem yapılsın. Buna paralel olarak naylon fatura tespit edilmemiş olan incelemeler için kanunun yürürlük tarihî itibariyle bile incelemeler sona erer denilebilir; yani, matrah artırımında bulunulması halinde tabiî ki. Bunu, sizlerin takdirine sunuyorum.
Bu, son derece önemli bir konu. Naylon fatura dediğimiz belgeyle, bugüne kadar, hem kamuoyu, toplum bundan rahatsız olmuştur hem de vergi idaresi bundan son derece büyük zararlar görmüştür ve bu zarar, vergi idaresinin gördüğü bu zarar, sonuçta, gerçek ihracatçıya yansımıştır. Katma Değer Vergisi iadelerindeki olumsuzlukları önlemek için, haksız Katma Değer Vergisi iadelerini önlemek için, hayalî ihracatçıların yapmış olduğu işlemleri, hayalî ihracatı ve bu yolla KDV iadesini önlemek için, vergi idaresi, Gelirler Genel Müdürlüğü son derece ciddî önlemler almıştır. Zaman zaman bu önlemlerin ciddiyeti nedeniyle gerçek ihracatçıların Katma Değer Vergisi iadelerinde aksamalar olabilmiştir; bu, çok doğal bir gelişme tabiî ki. Vergi idaresi de, kendisini, bir şekilde bu belge düzenine, sahte belge düzenine karşı korumak için gerekli önlemleri alacaktır; ancak, sonuç ne olursa olsun, hiçbir şekilde, gerçek ihracatçı, tabiî ki, iade alacağını alırken, bunu geç almak şeklinde bir uygulamayla zarar görmemelidir; ama, eğer, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, yani naylon fatura konusunda, Meclisimiz farklı bir yaklaşım benimserse, bunları bilerek kullananları af kapsamına dahil ederse ve matrah artırımıyla yapılacak düzenlemelerle de bu incelemeleri sona erdirirsek, bunun sonucunda, bundan, hem toplum zarar görür hem gerçek ihracatçı zarar görür hem de vergi idaresi çok büyük zarar görür. Ben, bunu, sizlerin takdirine sunuyorum. Uygun olan, burada, bu tip naylon fatura tespit edilen incelemelerin sonuna kadar devam etmesidir, sonucuna göre işlem yapılmasıdır; yani, bu yasa kapsamı dışında bırakılmasıdır; diğer vergi incelemelerinde de, kanunun yürürlük tarihi itibariyle, matrah artırımında bulunulması halinde, bu incelemelerin sona ermesidir.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 16 Ocak 2003