İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

Mehmet Akif Hamzaçebi

Trabzon Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Nisan 2005 · 806 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP), 14 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 806 kelime.

Mehmet Akif Hamzaçebi (CHP, Trabzon). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-akif-hamzacebi-22-2005-04-14-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu daire başkanlığının görevleri arasında şu da var: Vergi kanunlarında veya diğer malî kanunlarda yer alan istisna, muaflık ve indirimlerin maliyetlerini ölçmek. Hakikaten, bu, çok önemli bir konudur. Birçok kanunda, çeşitli vergilerden, çeşitli konuları, alanları veya mükellefleri istisna eden, muaf kılan hükümler vardır. Bu kanunlar kabul edilirken, bunların vergi gelirlerinde nasıl bir kayba yol açtığı bilinmez; belki kanunu hazırlayanlar bilir; ama, Parlamento bunu bilmez, toplum bilmez; gerçekten, bunun maliyetini ölçmek ve Parlamentoya sunmak topluma sunmak son derece önemli bir görevdir. Bu görev, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılıyor. Bunun, tabiî ki, Kamu Malî Yönetim ve Kontrol Kanunu uyarınca, ayrıca, kamuoyuna ve Parlamentoya da sunulması gerekiyor, bu muaflık ve istisnalar nedeniyle tahsilinden vazgeçilen vergi gelirinin tutarının ne olduğu.

Burada, biraz önce söz alan Adalet ve Kalkınma Partili bir milletvekili arkadaşımız, bu hükümet döneminde, Kurumlar Vergisi başta olmak üzere çeşitli vergilerde indirimler yapıldığını ifade etti; yani, bu hükümet döneminde vergide hiçbir şey yapılmadı değil, tam tersine, birçok vergide indirim yapıldı açıklamasında bulundu. Ben, arkadaşımızın bu açıklamasına bir katkı yapmak istiyorum, konuyu biraz daha açmak istiyorum.

Evet, bu hükümet döneminde bazı vergilerin oranlarında indirim yapıldığı doğrudur. Örneğin, Kurumlar Vergisi oranı yüzde 33'ten 30'a inmiştir. Buna paralel olarak, Gelir Vergisi tarifesinde de en üst dilimdeki vergi oranı 5 puan indirilmiştir; yani, ücretlilerin Gelir Vergisi tarifesindeki en yüksek oran yüzde 40'tan 35'e, ücretli dışındaki diğer mükelleflerin Gelir Vergisi tarifesi oranı da yüzde 45'ten 40'a indirilmiştir.

Bu tasarı burada görüşülürken, yani, bu vergilerde indirimi öngören tasarı burada görüşülürken bir öneride bulunmuştuk Cumhuriyet Halk Partisi olarak; önerinin konusu şuydu: Beyannameli mükelleflerde Gelir Vergisi oranını yüzde 45'ten 40'a indirirken, Maliye Bakanlığı önemli bir vergi gelirinden vazgeçiyor, geçebilir. Yani, vergi indirimi, sonuçta, bütün topluma mal ediliyorsa, bütün toplumun Gelir Vergisi yükü indiriliyorsa, sonuçta hoş bir şeydir; ama, sadece belli kesimlere yönelik bir indirim yapıyorsanız, bu, vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırıdır.

Konumuza dönüyorum. Yüzde 45'lik oranı, beyannameli mükelleflerde yüzde 40'a indirirken, önemli bir vergi gelirinden vazgeçiyor Maliye Bakanlığı; ama, ücretlilerdeki yüzde 40'lık Gelir Vergisi oranını yüzde 35'e indirirken, vazgeçtiği vergi geliri son derece önemsizdir; neden; çünkü, ücretlilerde Gelir Vergisi tarifesinin en üst diliminde bir yığılma yoktur, çok az sayıda ücretli o dilimden vergilenir; ama, beyannameli mükelleflere baktığımızda, en üst dilimde bir yığılma vardır. Önemli sayıda mükellef, önemli miktarda bir matrah, en üst dilimden vergilenir. Dolayısıyla, görünüşte, kâğıt üzerinde, hükümet "her iki gelir grubunun da vergi oranını 5 puan indiriyorum" derken, eşit, adil davranmış gözüküyor; ama, bunun altına baktığımızda, gerçekte, eşit davranmadığı ortaya çıkıyor; ücretliler aleyhine bir Gelir Vergisi düzenlemesini, hükümet, o zaman yapmıştır.

Devam ediyorum; hükümet, acil eylem planında, Gelir Vergisi Kanunundaki özel indirim tutarını, kademeli olarak, asgarî ücret seviyesine çıkarma sözünü vermiştir. Acil eylem planını, hükümet, toplumla yapılan bir sözleşme olarak tanımlamıştı. Evet, hükümet, bu sözleşmenin gereğini yapmalıydı; ama, tam tersini yaptı, ilk kanun değişikliğinde özel indirimi tamamen kaldırdı. Özel indirimi asgarî ücret seviyesine çıkarma sözü veren hükümet -ki, aylık, bir ücretlide 40 000 000 lira civarında bir rakamdır- ilk yasa değişikliğinde özel indirimi tamamen kaldırmıştır.

Devam ediyorum; hükümet, haberleşme üzerindeki vergileri azaltma sözünü vermiştir ve yine, hükümet, ekvergi getirme kolaycılığına gidilmeyecektir sözünü vermiştir. Bu sözde, önceki hükümetleri alaya alan, onları eleştiren bir anlayış da var; ekvergi getirme kolaycılığına gitmeyeceğiz, yani eski hükümetler böyle bir kolaycılığa gittiler. Hükümet, gerçekten, bu iki sözünü, bu sözünü tuttu ekvergi getirme kolaycılığına gitmedi; önceki hükümet, 57 nci hükümet, cep telefonları üzerindeki Özel İletişim Vergisini geçici olarak çıkarmıştı, bu hükümet bunu daimî hale getirerek ekvergiyi, geçici vergiyi kaldırmış oldu; hükümet sözünü tuttu. Haberleşme üzerindeki vergileri kaldıracaktınız hani; işte, bu, haberleşme üzerinden alınan vergi değil midir?! Özel İletişim Vergisi, tam tersine kalıcı hale getirildi; hatta, Özel İletişim Vergisinin kapsamı genişletildi.

Devam ediyorum; Özel İşlem Vergisi, yine 57 nci hükümetin çıkardığı geçici vergilerden biriydi. Bu hükümet, ekvergi getirme kolaycılığına gidilmeyecektir sözüne sadık kalarak bu vergiyi kaldırdı. Ne yaptı; verginin kapsamına giren işlemleri Damga Vergisi ve harç kapsamına alarak daimî hale getirdi!

Devam ediyorum; enerji kaynakları üzerindeki finansman amaçlı vergiler azaltılacaktır; yani, önceki hükümetler, kamu finansmanını sağlayabilmek için sürekli enerji kaynakları üzerine vergi koydular, biz bunları hafifleteceğiz sözünü verdi hükümet. Evet, enerji kaynakları üzerindeki vergileri, akaryakıt üzerindeki vergileri, hükümetin her gün yaptığı zamları, vergiye dayalı zamları hepiniz biliyorsunuz!

Devam ediyorum; alkollü içkiler ve tütün mamulleri üzerindeki vergiler... Hükümet, sigara ve diğer tütün mamulleri üzerindeki vergileri önceki hükümetten devraldığında, Avrupa Birliği ortalamalarının altındaydı bu vergiler. Şimdi, hükümetimiz sayesinde, Avrupa Birliği ortalamalarının üzerinde bir vergi yükü var sigara ve diğer tütün mamullerinde. Burada, ilgili bakanımızın, bir yabancı ülkedeki, İsveç'teki sigaranın perakende satış fiyatını örnek göstererek "Türkiye'de sigara ucuz" yaklaşımına sığınmasını da sizlerin takdirine sunuyorum.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün; yani, sadece bir kalemdeki, Kurumlar Vergisindeki 3 puanlık indirimi esas alarak, bunu topluma bir vergi indirim programı gibi sunmayı, açıklamayı doğru bulmuyorum. Eğer bunları söyleyecekseniz, Kurumlar Vergisindeki 3 puan indirimi söylerken, diğerlerini de söylemek gerekir.

Teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 14 Nisan 2005

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook