İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sivas'ta meydana gelen heylan hk

Mehmet Ali Özpolat

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Mart 2005 · 655 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ali Özpolat (CHP), 23 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVAS'TA MEYDANA GELEN HEYLAN HK); konuşma 655 kelime.

Mehmet Ali Özpolat (CHP, İstanbul). “Sivas'ta meydana gelen heylan hk”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-ozpolat-22-2005-03-23-sivas-ta-meydana-gelen-heylan-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET ALİ ÖZPOLAT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 17 Martta Sivas'ta meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz hafta Sivas'ın Koyulhisar İlçesine bağlı Sugözü Köyünün Kuzulu Mezraında büyük bir facia yaşanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, incelemelerde bulunmak üzere, oraya - Diyarbakır Milletvekilimiz Mesut Değer ve Parti Meclisi Üyemiz Malik Özdemir'le birlikte... Ben de bu heyetin içindeydim- olay yerine gittik. Facia, köylüleri sabah saatlerinde yakalamış. Yaklaşık 10 000 000 metreküp toprak bir anda evlerin üzerine akmış. 23 ev toprağa gömülmüş. Kuzulu Mezraı bir toplu mezara dönüşmüş. Çoğu aynı aileden 15 kişi toprak altında. Gün geçtikçe trajedi daha da derinleşiyor, arama-kurtarmalar yapılamıyor. İnsanlar yakınlarının cenazelerini bile alamıyorlar.

Olay, bir doğa felaketi gibi görünüyor; ama, aslında o kadar basit değil. Facianın hem öncesinde hem de sonrasında bir vurdumduymazlık ve ihmaller zinciri söz konusudur. Bölgenin özellikleri ve oradaki toprağın nitelikleri biliniyor. Mezraın yerleşime uygun olmadığı aşikâr. Jeoloji Mühendisleri Odası, daha önce bu civarda benzer toprak hareketlerinin gözlendiğini söylüyor. Yani, bu toprağın bir gün bu evlere doğru hareketleneceği çok açık. Hele ilkbaharda eriyen kar sularıyla birlikte bu risk daha da yükselecek. Ancak, hiçbir şey yapılmamış, felaketin gelmesi beklenmiş. Bir iddiaya göre, köylü uyarıldı; ama, dinleyen olmadı. Bu, bir şey ifade etmiyor. Sonuç önemlidir. Diyelim ki yetkililer uyardı. Burası tehlikeli demekle sorumluluk biter mi? Boşaltmak, önlem almak gerekir, vaktinde ve planlı olarak.

Değerli arkadaşlarım, gerekirse can güvenliği açısından o köylü oradan zorla çıkarılmalıydı. O yoksul insanlara gidecek yer göstermezseniz evlerini bırakıp gidemezler. "Ben uyardım, dinlemezsen sonuçlarına katlanırsın" mantığı, idarecilik sorumluluğuyla bağdaşmıyor. Bu tür yönetim anlayışı çözüm değil, sorunun bir parçası olmaya dayanıyor.

Aynı anlayış, felaketten sonra da sürüyor. Bir takdiri ilahidir anlayışı sürüp gidiyor. Hangi çağda yaşıyoruz ki, bu kadar çaresiziz diye haykırmak geliyor insanın içinden. Koskoca bir ülke, 15 yurttaşına günlerdir ulaşamıyor. Bu kör mezraın 15 yurttaşımıza toplu mezar olmasına seyirci kaldık. Bari cenazelerini yakınlarına teslim edebilme beceri ve sorumluluğunu gösterelim diyen de yok.

Değerli arkadaşlarım, bu ülkenin bu tür felaketler için de gerekli teknolojik donanımı, aracı gereci, uzmanı, ekibi yok mu? Organize olmayı, planlamayı, hızlı harekete geçmeyi beceremiyor muyuz? Bilimden, uzmanlardan yararlanmayı bilmiyor muyuz? En önemlisi, insanlarımızı tehlikeden koruyacak, can kaybı olmadan önlem alacak akla sahip değil miyiz?!.

Unutmayalım ki, bu 15 yurttaşımız, aklı ve bilimi dışlayan anlayışın kurbanıdır. Hükümet, dar bir bölgede meydana gelen bir faciayı bile günlerce seyrediyorsa, olası İstanbul depreminde bu ülkenin hali ne olacak değerli arkadaşlar?

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; göz göre göre toprağa gömülen ve günlerdir ulaşılamayan yurttaşlarımızın sorumluluğu aslında hepimizin omuzlarındadır. Toprakta kalanların yakınlarından utanıyoruz; ihmal edilen tüm yoksul köylülerimizden utanıyoruz; yaşadığımız teknoloji ve bilgi çağından utanıyoruz. En azından, bu faciadan doğru dersler çıkarılmalıdır; konu acilen masaya yatırılmalıdır. Partimiz bu konuda her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.

Sayın milletvekilleri, Türkiye, sadece İstanbul ve Ankara'dan oluşmuyor; bir de öteki Türkiye var, o Türkiye'yi de hatırlamak gerekiyor. Sivas'ta ve Anadolu'da daha pek çok yerleşim biriminin heyelan tehlikesinde olduğu biliniyor. İlgili meslek odaları ve bilim adamlarının öncülüğünde mikro ve makro bölgeleme haritaları hazırlanmalıdır. Unutulmuş, gözden ve gönülden ırak yerleşimlerin her türlü risk haritaları çıkarılmalı, sadece depremsellik açısından değil, diğer doğal afetlerle ilgili de bilimsel veriler ışığında önlemler alınmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, bir hükümetin en temel görevi yurttaşının can güvenliğini sağlamaktır. Hükümet, Sivas faciasının siyasî sorumluluğunu almalıdır.

Sayın Bayındırlık Bakanının depremlerle ilgili çelişkili sözleri, fal bakar gibi açıklamaları, tahminleri hükümetin doğal afetler konusunda ne kadar ciddî düşündüğünü gösteriyor! Gittiğimiz her yerde "Bakan acaba ilimizi mi kastediyor" sorusuyla karşılaştık. Önlem alınmıyor; ama, tedirgin edici açıklamalardan da geri durulmuyor. Bu mudur hükümet etme sorumluluğu?!

Değerli arkadaşlarım, böyle olmamalıdır; bu, çocuk oyuncağı değildir; devlet yönetmek ciddiyet ve sorumluluk gerektirir. Hükümeti, doğal afetlerle ilgili olarak ciddiyete, sorumluluğa ve göreve davet ediyoruz.

Her tür güçlüğe rağmen bölgeye yardıma koşan, başta AKUT olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına, meslek odalarına ve tüm duyarlı bireysel çalışmalara teşekkür etmek gerekiyor. Onlar da olmasa halimiz yamandır.

Yitirdiğimiz yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara şifalar diliyorum.

Dinlediğiniz için teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 23 Mart 2005

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook