Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)
Antalya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 96. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Nisan 2008 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 29 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ HAKKINDA (S.S.215)); konuşma 439 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, Antalya). “Türk ceza kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hakkında (s.s.215)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-23-2008-04-29-turk-ceza-kanununun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya)Sayın Başkanım, Sakarya olaylarıyla ilgili İçişleri Bakanlığı ve Sakarya Valiliği ve Başsavcılığından geniş bir bilgi aldıktan sonra Sayın Korkmaz’ın sorusuna yazılı cevap vereceğim.
301’inci maddeyle ilgili açıklamalarım arasında bir zıtlık olduğundan bahsedildi. Ben 301’inci maddede bir değişiklik yapılması konusunu sürekli gündeme getirmiş, Bakanlığımca bu konuda çalışmalar yapıldığını ve bir taslak hazırlandığını defalarca ifade etmiştim. Kuşkusuz, şu anda görüşmekte olduğumuz teklifin de oluşumuna Bakanlık olarak katkıda bulunduğumuzu Komisyonda ifade etmiştim.
Daha önce maddenin tamamen ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir soruda, tamamen kaldırılmasına katılmadığımı ancak değişiklik yapılabileceğini ifade etmiştim. Bunu daha önce de bir soru üzerine tekrar dile getirmiştim. Dolayısıyla benim açıklamalarım arasında bir çelişki yok.
“Anayasa’daki ‘Türklük’ ifadesini, ‘Türk Milleti’ ifadelerini kaldıracak mısınız?” Böyle bir düşüncemiz asla olamaz. Zaten, bir ara demiştim ki: “Türklüğü, Türk milletini ve korunması gereken değerlerimizi korumak için Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi tek bir madde değildir. Üstün hukuk normu olan Anayasa zaten bizim değerlerimizi koruyan, nasıl bir millet olduğumuzu, hangi unsurlardan oluştuğumuzu ifade eden üstün hukuk normu Anayasa’dır.” Dolayısıyla, Anayasa varken değerlerimizin korumasız kaldığını söylemenin isabetli olmadığını daha önce de bir iki defa ifade etmiştim.
Şimdi, Avrupa İnsan Hakları Başkanı diye bir isimden bahsediliyor, şu anda Çanakkale’de gizli bir gezi yaptığı ifade ediliyor. Doğrusu, böyle bir gezi var mı, hangi amaçla gelmiştir, bu konuyla ilgili detaylı bir bilgiye sahip değilim. Yani Avrupa Birliğinden, zaman zaman Konseyden de Avrupa Parlamentosundan da üyeler gelirler Türkiye’ye. Eğer görevli olarak gelmişlerse, bir çalışma yapmaları gerekiyorsa yaparlar ve dönerler. Ancak mutlaka bu tür şahısların ülkemize gelmeleri hâlinde yetkili birimlerin ve özellikle Dışişlerimizin mutlaka malumatı vardır. Dolayısıyla, daha önce de çeşitli defalar Avrupa Birliği bağlamında kişiler Türkiye’ye gelmişlerdir. Eğer, bu kişinin Bozcaada ve o çevrede yapacağı birtakım çalışmalar ve hazırlayacağı raporlarla ilgili, ülkemiz aleyhine oluşabilecek bir sonuç ortaya çıkarsa, kuşkusuz ki, bununla ilgili Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak üstümüze düşeni yaparız. Bu konuyla ilgili derinlemesine bir bilgi sahibi değilim.
Sayın Yalçın dediler ki: “İşte, bu yasa yürürlüğe girdikten sonra, şu anda derdest olan dosyalar ne olacak?” Bilindiği gibi, ceza hukukunda lehe olan düzenlemeler geriye yürüyeceği için bu dosyalar yeniden ele alınır. “Peki, sizin önünüze gelirse ne karar vereceksiniz?” dediniz. Önüme gelsin, bir inceleriz. Tabii ki, Adalet Bakanlığı bu konuda son derece tecrübelidir. Şu anda, zaten bazı maddelerinde Adalet Bakanlığı bu izin yetkisini kullanmaktadır. Zaten, uzun süredir de kullanmıştır, 2005’e kadar. Bu konuda tecrübelidir. O bakımdan, bu tecrübeleri ışığında bu dosyalarla ilgili gerekli çalışmaları yapacaktır.
Sayın Bal, “Vicdanınız rahat mı?” dedi. Böyle bir değişikliğin korunması gereken değerlerimizi korumaktan vazgeçme anlamına ve onları korumasız bırakma anlamına bir değişiklik olmadığını çok iyi bildiğim için hiçbir rahatsızlık duymuyorum. Vicdanım da son derece rahattır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Teşekkür ederim Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 29 Nisan 2008