İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Orman kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair (s.s.584)

Mehmet Ceylan

Karabük Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 102. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Haziran 2004 · 966 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ceylan (AK Parti), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.584)); konuşma 966 kelime.

Mehmet Ceylan (AK Parti, Karabük). “Orman kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair (s.s.584)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ceylan-22-2004-06-16-orman-kanunun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-584 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET CEYLAN (Karabük)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, gecenin bu saatinde, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

20 dakikalık konuşma süremi tamamlamayacağım. Kanun teklifi hakkında çok kısa olarak ve benden önce konuşan Değerli Gürol Beyin değindiği noktalara, bir iki noktaya temas ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum; sizden, sadece 5-6 dakikalık izin istiyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, gerçekten, ormancılık alanında önemli sıkıntıların aşılmasına vesile olacaktır. Öncelikle, bu kanun teklifinin hazırlanmasında emeği geçen milletvekili arkadaşlarımıza, şahsım ve Grubumuz adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Benden önce konuşan Gürol Bey de detaylı bir şekilde değindiler. Aslında, bu kanun teklifinin gelmesinin esas nedeni şudur: 2002 yılı sonunda, Anayasa Mahkemesinin, Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarını iptal etmesi nedeniyle bir boşluk ortaya çıkmıştır. Bunu, esas itibariyle telafi etmek ve bunun yanında, tabiî ki, ormancılık faaliyetleri alanında eksikliği görülen diğer hususları da tamamlamak açısından, milletvekili arkadaşlarımızın böylesi bir kanun teklifi huzurunuza gelmiş bulunmaktadır.

Bilindiği gibi, ülkemizin yaklaşık yüzde 25'i ormanlarla kaplıdır. Ormanlarımız üzerinde sadece ormancılık faaliyetinde bulunulmamakta, bunun dışında, halkımızı çok yakından ilgilendiren yatırım ve tesislerin zorunlu olarak ormanlar üzerinde bulunması veya yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Yol gibi, su gibi, enerji hattı gibi, doğalgaz hattı gibi, hatta, gölet, baraj ve benzeri yatırımların, zaman zaman zorunlu olarak ormanlık alanlarda kurulması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. İşte, bu konularda, bu tür yatırımlarda izin, Orman Genel Müdürlüğümüzün -17 nci maddeye dayanarak- izni çerçevesinde veriliyordu; 17 nci maddenin üçüncü fıkrası gereğince, Orman Genel Müdürlüğünün izni çerçevesinde bu yatırımlar gerçekleşebiliyordu. Ancak, Gürol Beyin de detaylı bir şekilde bilgi verdiği üzere, 2002 yılı sonunda Anayasa Mahkemesinin bu kanunun 17 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasını iptal etmesiyle, yaklaşık birbuçuk yıldır bu izinler verilememektedir. Ülkemizin hemen dört bir yanında yatırımları devam eden, yol, su, elektrik hattı, enerji hattı ve benzeri yatırımlar, maalesef, kanunsuz bir şekilde, izinsiz bir şekilde yürütülmek zorundadır. Bu açıdan, bir kanunî boşluk ortaya çıkmıştır, bir sıkıntı ortaya çıkmıştır. İşte, bu kanun teklifi, bu sıkıntıyı ortadan kaldırabilmek maksadıyla hazırlanmıştır ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesini ortadan kaldıracak şekilde düzenlenmiştir.

Teklifte, tabiî ki, ormanlık alanlarda yapılabilecek bütün yatırımlar ve tesisler tek tek sayılmış durumdadır. Burada -bütün bu yatırımları tek tek saymak istemiyorum; kanun teklifi metninde var- öncelikli olarak, kamu yararı ve zarureti hükmü konulmuştur; yani, bu yatırımlar ve tesisler ancak ve ancak kamu yararı ve zaruret olması durumunda ormanlık alanlarda kurulabilecektir veya ormandan geçirilmesine müsaade edilecektir.

Gürol Beyin değindiği sağlık, eğitim ve spor tesislerinde ise, sadece ve sadece devlete ait olma şartı getirilmektedir. Özel sektörün, bu alanlarda, yani, ormanlık alanlarda eğitim, sağlık ve spor tesisleri yatırımlarına müsaade edilmemektedir. Bu tür yatırımlar ormanlık alanlarda ne zaman yapılabilecek; ancak zaruret olması durumunda; yani, bunlar da bu kapsamda değerlendiriliyor. Örneğin, ormanlık bir alanda bir kayak tesisine ihtiyaç var, bu da ormanlık alanda var da başka yerde yoksa, devlete ait olmak şartıyla mecburen yapılacaktır. Tabiî ki, Sayın Ergin, bunlar öncelikle devlet eliyle yapılacak, sonra da özel sektöre devredilecektir diye kuşkulanıyor. Ben, şöyle bir düşündüm, taşındım; hiçbir eğitim tesisinin, devlet tarafından yapılıp da özel sektöre devredildiğini hatırlamıyorum; dolayısıyla, iyi niyet çerçevesinde bu yatırımlar yapılacaktır değerli arkadaşlarım. Yine, bu yatırımlar özel ormanlık alanlarda yapıldığı takdirde de, kanun gereği, Orman Genel Müdürlüğünün iznine tabi olacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında "yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir" hükmü getirilmektedir. Daha önceki hükümde, bu yanan orman alanlarındaki emvallerin resmî kamu kuruluşlarına ücretsiz bir şekilde devri öngörülüyordu ve bunlar da, Orman Genel Müdürlüğü tarafından, SEKA ve ORÜS kurumlarına, bilabedel, ücretsiz bir şekilde devrediliyordu; ama, ORÜS ve SEKA gibi kuruluşların büyük bir kısmının özelleştirilmesi nedeniyle, bu hüküm de işlemez hale gelmiştir; madde, bu hükmü işler hale getiriyor.

2 nci maddede, orman yangınlarında ölen vatandaşlarımızın kanunî mirasçılarına ve sakat kalanlara çeşitli tazminatlar öngörülmektedir. Bundan önce de, Orman Kanununun 71 inci maddesinde buna benzer tazminatlar vardı; ancak, günün şartları içinde son derece yetersiz konumdaydı ve birçok mağdur vatandaşımız da, mahkemelere gidip, bu tazminatları hak ediyorlardı. Mağdur insanları, ormanla iştigal eden insanları mahkeme kapılarında süründürmektense, bunu, bir kanunla çözelim istenildi; işte, bu çerçevede, orman yangınlarında ölen vatandaşlarımızın mirasçılarına ve sakat kalanlara da tazminat öngörülmüş durumdadır.

Yine, 2 nci maddenin son fıkrasında da, orman teşkilatında görev yapan ve orman yangınları konusunda nöbet tutan, ormanı koruyan ve sınırlama görevlerinde bulunan memurlara da, döner sermayeden ödenmek üzere, bir fazla mesai ücreti, fazla çalışma ücreti öngörülmektedir. Bu da, gerçekten, ormanları koruma, kollama noktasında, büyük fedakârlıklar gösteren personelimizin hakkıdır diye düşünüyorum. Buna da sınırlama getirilmiş durumda. Bu personele, Orman Genel Müdürlüğü işletmelerinin bir önceki yılın dönersermaye gelirlerinin toplamının yüzde 10'unu geçmeyecek şekilde bir fazla mesai ücreti ödenmesi öngörülmektedir.

3 üncü maddede, yine, ormanlarda kaçakçılıkla mücadele konusunda, etkin bir mücadele yapılabilmesini öngören hükümler yer almaktadır. Daha önceki maddede, orman kaçakçılığıyla uğraşan insanların, sadece nakil aracı olarak kullandıkları araçları zapt olunabiliyordu, müsadere edilebiliyordu; ancak, kaçakçılıkta kullanılan alet, edevat ve elde edilen emvale el konulamıyordu, böyle bir kanunî boşluk söz konusuydu; tabiî bu da kaçakçılara fırsat tanıyordu. İşte, bunun da önüne geçmek maksadıyla böyle bir düzenleme getirilmiştir, bundan sonra kaçakçılık konusunda kullanılan her türlü araç, gereç, iş makinesi, alet, edevat ve emvale bu kanunla birlikte el konabilecektir; bu da yerinde bir düzenlemedir.

4 üncü maddeyle getirilen hükmü Sayın Gürol Bey de izah ettiler; millî parklarda, yirmidokuz yıllığına, Orman Kanunu gereğince çeşitli alanlar ve işletmeler kiraya verilebilmektedir. Bu da şartlı yapılıyordu; kiraya verilebilen alanların 5 katı kadar alanı, kiracılara, ağaçlandırma zorunluluğu vardı. Tabiî, uygulamada çeşitli zorluklarla karşılaşılıyordu. Bunu gidermeye yönelik olarak, 5 katı ağaçlandırma yerine, bunun bedeli kadar, her yılın kirasının beşte 1'i oranında, peşin olarak, parasal açıdan ödenmesi hükmü getirilmiştir. Bu da, bir boşluğu dolduran, uygulamaları kolaylaştıran bir hüküm olmaktadır.

Özetle, bu getirilen maddelerle birlikte, 17 nci madde çerçevesinde, izin konusundaki sıkıntılar aşılmış olacaktır ve kanun teklifi kabul edildiği takdirde de, ormanda kaçakçılık ile ormanların korunmasında etkin bir uygulama yapılabilecektir.

Ben, tekraren, bu kanun tekliflerini hazırlayan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum ve kanunun, orman teşkilatına, ormanlarımıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 16 Haziran 2004

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook