İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

Mehmet Ceylan

Karabük Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 59. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Şubat 2005 · 737 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ceylan (AK Parti), 16 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 737 kelime.

Mehmet Ceylan (AK Parti, Karabük). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ceylan-22-2005-02-16-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET CEYLAN (Karabük)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 13 üncü maddeyle ilgili Grubum adına söz almış bulunmaktayım; bir kez daha, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

13 üncü madde, il genel meclislerinin toplantılarının gündemini düzenleyen bir madde hükmündedir.

Maddede, şu ifade yer almaktadır: "Gündem, meclis başkanı tarafından belirlenir ve üyelere en az üç gün önceden bildirilir. Valinin önerdiği hususlar gündeme alınır. Gündem, çeşitli yollarla da halka duyurulur.

İl genel meclisi üyeleri de il özel idaresine ait işlerle ilgili konuların gündeme alınmasını önerebilir. Öneri, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde gündeme alınır."

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; daha önceki maddede, 11 inci maddede, meclis başkanlık divanını belirleyen maddede de yer alıyor; il genel meclisine, bu kanunla birlikte, artık, valiler değil, halkın bizatihi, direkt olarak seçtiği temsilcileri olan il genel meclisi üyelerinden seçilen birinin başkanlık etmesi esas olmaktadır. Dolayısıyla, il genel meclisi toplantılarına, il genel meclisi üyelerinden biri başkanlık edeceğine göre, tabiî ki, meclis toplantılarının gündemini de, meclis başkanı belirlemektedir. Daha önceki uygulamada, mevcut uygulamada, bilindiği gibi, il genel meclisi toplantılarına valiler başkanlık ettiği için, gündemi de valiler belirliyordu; ama, artık, il genel meclislerine seçilmiş üyeler başkanlık edeceği için, meclis başkanı gündemi belirlemiş oluyor.

Tabiî ki, valinin önerdiği hususlar da gündeme alınacaktır, madde bunu da kapsamaktadır. Ayrıca, il genel meclisi üyelerinden, il özel idaresine ait işlerle ilgili konuların gündeme alınmasını önerebilmektedirler. Öneri, il genel meclisi üyeleri de öneri sunduğu takdirde, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kabul ettiği takdirde gündeme alınmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, söz almışken, bundan önce konuşan arkadaşlarımın çeşitli görüşleriyle ilgili şahsî görüşlerimi de, müsaadenizle, ifade etmek istiyorum.

Şimdi, birçok arkadaşımız, burada, bu yeni düzenlemeyle, yeni kanunla birlikte, özel idarelerinde vesayet yetkisinin azaldığı, denetimin azaldığı noktasında eleştiriler yöneltmişlerdir. Tabiî, Sayın Bakanım da ifade ettiler; burada, aslında, denetim mekanizması azalmıyor; bilakis, çeşitli denetim mekanizmaları burada geliştirilmiş durumdadır. Kanunun ilgili maddelerine bakılacak olursa, dördüncü bölümde, denetimle ilgili hususlar yer almaktadır. Burada, dördüncü kısımda, il özel idarelerinin denetimiyle ilgili hususlar yer almaktadır. Burada, tabiî ki, özel idarelerinde, hem içdenetime hem de dışdenetime imkân veren düzenlemeler bulunmaktadır. İç ve dışdenetim, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hususları yer almaktadır. Tabiî, bunun dışında, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri çerçevesinde denetimin dışında, yine, İçişleri Bakanlığı da, idarî yönden denetim yapabilecektir, yapacaktır ve yine, Sayıştay da malî yönden denetim yapma yetkisine sahiptir. Dolayısıyla, hem 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre iç ve dış denetim yapılacak hem de İçişleri Bakanlığı idarî yönden, Sayıştay da malî yönden özel idareleri denetleyecektir.

Ayrıca, yine, özel idare bünyesinde il genel meclisi üyelerinden seçilecek bir denetim komisyonu da özel idarelerde görev yapacak ve özel idarenin bir yıllık faaliyetlerini denetleyecektir. Dolayısıyla, denetim mekanizmalarının azaltıldığına yönelik iddialar geçerli değildir; bilakis, daha fazla bir denetim mekanizması, yeni yönetimde, gelmektedir.

Değerli arkadaşlarım, vesayet konusu da çok konuşuldu. Bu konuda Sayın Bakanım da, geniş tarzda, vesayetle ilgili açıklamalarda bulundular. Ben de, müsaadenizle, fazla vaktinizi almadan özel idarede bu kanunla getirilen valilerin ve diğer bakanlıkların vesayetiyle ilgili hususlara çok kısa bir şekilde değinmek istiyorum.

Her şeyden önce, Sayın Bakanımız da ifade ettiler, Kanunun 15 inci maddesinde valilerin vesayetiyle ilgili hususlar yer almaktadır. Burada, il genel meclisi tarafından alınan kararlar, öncelikle, yürürlüğe girebilmesi için valiye gönderilmekte; vali, şayet kamu yararına uygun olmayan, kanunlara uygun olmayan hükümleri görürse, bunu bir kez daha görüşmek üzere il genel meclisine gönderebilmektedir. Eğer, il genel meclisi yeniden ısrar ederse bu kararında, idarî mahkemeye başvurma yetkisine sahiptir.

Diğer taraftan, kanunun 34 üncü maddesinde "görevden uzaklaştırma" başlığı altında, görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan özel idare organları üyeleri, İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılabilmektedir. Dolayısıyla, İçişleri Bakanlığının da özel idareler üzerinde vesayeti devam etmektedir. Yine, kanunun 37 nci ve 41 inci maddelerinde, İçişleri Bakanlığının, Sayıştayın mahallî idareler üzerinde -ifade ettiğim gibi- denetim yetkisi bulunmaktadır.

Vesayetle ilgili diğer bir örnek de "Hizmetlerde aksama" başlıklı 40 ıncı maddede, özel idarenin hizmetlerinin ciddî biçimde aksatıldığının ve bu durumun halkın huzur ve esenliğini hayatî derecede olumsuz etkilediğinin sulh hukuk hâkimi tarafından belirlenmesi durumunda, İçişleri Bakanlığına olaya müdahale etme yetkisi tanınmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, tüm bunlar göstermektedir ki, özel idareler üzerinde, gerek valilerin gerekse İçişleri Bakanlığının ve diğer bakanlıkların vesayet yetkisi devam etmektedir. Elbette ki, bu vesayet yetkisi üzerinde azalmalar olmuştur. Bu da normaldir. Gelişen demokrasilerde, yerelleşmenin önem kazandığı çağımızda, bu şekilde bir vesayet yetkisinin, merkezî idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayetinin azalması da normal karşılanmalıdır.

Ben daha fazla vaktinizi almayayım; süreyi tamamladım. Tekraren, yasanın ve maddenin hayırlı olmasını diliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 16 Şubat 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook