İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · SALI

Kurumlar vergisi kanun tasarısı (s.s1192)

Mehmet Ceylan

Karabük Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Haziran 2006 · 1.593 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ceylan (AK Parti), 13 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KURUMLAR VERGİSİ KANUN TASARISI (S.S1192)); konuşma 1.593 kelime.

Mehmet Ceylan (AK Parti, Karabük). “Kurumlar vergisi kanun tasarısı (s.s1192)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ceylan-22-2006-06-13-kurumlar-vergisi-kanun-tasarisi-s-s1192 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET CEYLAN (Karabük)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1192 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Tasarısının geneli üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra iktidara gelen AK Parti Hükümetleri, göreve başladığı ilk günden itibaren, ülkemizde güven ve istikrar ortamını sağlamak, başta ekonomik ve malî konular olmak üzere, ülkemizin yıllardır birikmiş sorunlarını çözmek amacıyla, Hükümet Programı ve Acil Eylem Planı çerçevesinde birçok çalışmayı başlatmış ve yürütmeye devam etmektedir. İşte, bu çalışmalar neticesinde, başta enflasyon ve faizlerin düşürülmesi olmak üzere, ekonomide verimli ve istikrarlı bir büyüme eğilimi yakalanmış bulunmaktadır.

Bilindiği gibi, Türkiye ekonomisi, AK Parti İktidarları döneminde yakaladığı bu istikrar ortamı içinde, son üç yılda ortalama yüzde 8 büyümeyi ve yıllar sonra tek haneli enflasyonu başarmıştır. Ekonomideki iyileşme ve sağlanan istikrar ortamıyla, piyasalarda güvensizliğe neden olan unsurlar bir bir ortadan kaldırılıp, bir uzlaşma ortamı sağlandıktan sonra, Hükümetimiz tarafından, vergi sisteminin de yeniden ele alınması çalışmaları başlatılmış; bu çerçevede, belirli bir strateji çerçevesinde çalışmalar sürdürülmektedir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; verginin ekonomik faaliyetlere engel olmayacak düzeyde ve yapıda olması gerektiği temel ilkesinden hareketle, AK Parti İktidarları döneminde çeşitli vergisel düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan bazılarını kısaca sıralayacak olursak… Her şeyden önce, enflasyon muhasebesine geçilmiştir. Diğer taraftan, gelişmişlik düzeyi düşük olan 49 ilimiz için yatırım ve istihdam teşvikleri getirilmiştir. Üçüncü olarak, yurt dışında yatırım yapan işadamlarımızın buralarda elde ettikleri gelirleri Türkiye'ye getirmelerinde en önemli engel olan vergi engeli bu kazançlara istisna getirilerek ortadan kaldırılmış, ülkemize döviz girişi sağlanmıştır. Yine, teknoloji üretiminde ülkemizin geri kalmaması için, teknoloji geliştirme bölgelerine ve araştırma-geliştirme harcamalarına vergisel avantajlar getirilmiştir. Diğer taraftan, tüm finansal yatırım araçlarından sağlanan gelirlerin yüzde 15 gibi tek bir oranda vergilendirilmesi sağlanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, bu arada, çeşitli vergi oranlarında da Hükümetimiz önemli indirimlere gitmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda, önce Kurumlar Vergisi oranı yüzde 33'ten yüzde 30'a, Gelir Vergisinde azamî vergi oranı ise yüzde 40'tan yüzde 35'e indirilmiştir. Kurum kazançları üzerindeki vergi yükü yüzde 65'lerden yüzde 44'e çekilmiştir. Yine, vatandaşımızı yakından ilgilendiren temel gıda maddeleri, sağlık ve eğitim hizmetlerinde, ilaçta ve en son ayakkabı, deri ve konfeksiyon ürünleri gibi birçok üründe KDV oranları yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmiş bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vergi idaresinin güçlü ve etkin olması gerektiği noktasından hareketle Maliye Bakanlığımız bünyesinde Gelir İdaresi Başkanlığı kurulmuş; böylece, malî yönetim, esnek ve fonksiyonel bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu kapsamda, doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı olarak 29 ilde vergi dairesi başkanlıkları kurulmuş, merkez ve taşra bütünlüğü sağlanmıştır. Böylece, mükelleflerin sorunlarına yerinde ve hızlı çözüm getirilmeye başlanmış, elektronik beyan ve ödeme gibi teknolojik hizmetlerle mükelleflere verilen hizmetin hızı ve kalitesi artırılmıştır. Vergi sistemimizdeki yapısal dönüşümler için gerekli olan bu önemli adımlardan sonra, sıra, sistemin yapı taşlarını oluşturan vergi kanunlarımızın yeni bir bakış açısıyla ele alınıp yeniden düzenlenmesine gelmiştir. İşte, bugün huzurunuza getirilen Kurumlar Vergisi Kanunu Tasarısı, bu hedefin ilk çalışmasıdır. Bunu takiben, Gelir Vergisi kanunu tasarısı çalışmaları da sürmekte olup, bir müddet sonra huzurlarınıza gelecektir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ilk defa 1949 yılında yürürlüğe giren Kurumlar Vergisi Kanunu zaman içinde birçok değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiş bulunmaktadır. Benden önce konuşan arkadaşlarımın da ifade ettiği gibi, Kurumlar Vergisi Kanunu üzerinde zaman içinde yapılan birçok değişiklik, bu kanunun, gerek uygulayıcılar açısından gerekse mükellefler açısından uygulanmasını zorlaştırmış bulunmaktadır. İşte, bu noktadan da hareketle, dünyada ve ülkemizde yaşanan çeşitli ekonomik, ticarî ve vergisel gelişmeleri de dikkate alarak uygulamada karşılaşılan çeşitli sorunlara da çözüm getirmeyi amaçlayan ve mükellefler tarafından okunduğunda kolaylıkla anlaşılabilecek bir yaklaşımla hazırlanan yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Tasarısının en önemli özelliklerinden bir tanesi de, toplumsal mutabakata dayalı ve geniş katılımla hazırlanmış olmasıdır.

Değerli arkadaşlarım, Gelir İdaresi Başkanlığının koordinasyonu altında, Vergi Konseyi, kamu ve özel sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerden oluşan geniş katılımlı ve nitelikli uzmanların çalışması sonucu, bu tasarı hazırlanmış bulunmaktadır. 53 üniversite, 61 sivil toplum örgütü ile 7 yeminli malî müşavir, 27 serbest muhasebeci malî müşavir odasından görüş istenerek hazırlanan taslak metin, çok sayıda meslek mensubuna incelenmek üzere gönderilmiş ve alınan görüşlerin hepsi her aşamada değerlendirilmiş bulunmaktadır.

Yine, tasarı Plan ve Bütçe Komisyonuna geldiğinde, konuya vâkıf arkadaşlardan alt komisyon oluşturulmuş, alt komisyonda da tasarı enine boyuna tartışılarak ve bütün tarafların da görüşleri dikkate alınarak son şekli verilmiş bulunmaktadır. Özetle, tasarı, Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmeden önce ve geldikten sonra da geniş bir katılım ve mutabakata dayalı olarak hazırlanıp huzurunuza gelmiş bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, kanun tasarısında öne çıkan başlıca temel özelliklere şu şekilde değinebiliriz: Arkadaşlarım da ifade ettiler; her şeyden önce, Kurumlar Vergisi oranı yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürülerek radikal bir indirime gidilmektedir. Diğer taraftan, kanun sistematiğinde, kanun dilinin sade, anlaşılabilir ve basit olmasını sağlayacak ifadelere yer verilmektedir. Yine, mükellef odaklı yaklaşımla, tam ve dar mükellefiyet esasında hükümlerin kendi içinde bütünlüğünü sağlayarak ayrı bölümler şeklinde ele alınmakta ve kurum kazancına yönelik hükümler, Kurumlar Vergisi Kanununda toplanmış bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz yeni Kurumlar Vergisi Kanunu Tasarısıyla getirilen yeniliklerden başlıcalarını da şu şekilde ifade edebiliriz: Her şeyden önce, mevcut, yürürlükteki kanunda yer alan istisna ve muafiyet maddeleri gözden geçirilerek bir kısmı günümüz ekonomik ve sosyal şartlarına göre yeniden düzenlenmekte, rekabeti bozan bazı muafiyetler tamamen ortadan kaldırılmaktadır.

Yine, kooperatiflere ilişkin muafiyet, mevcut kanunda kooperatiflere ilişkin muafiyetler günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmiş bulunmaktadır.

Yine, global ekonominin gerektirdiği objektif vergi güvenlik müesseselerinden olan kontrol edilen yabancı kurum kazancı, örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması suretiyle örtülü kazanç dağıtımı ve zararlı vergi rekabetine yönelik vergi kesintisi uygulamaları sisteme dahil edilmiş bulunmaktadır.

Yine, mükelleflerle idare arasında sürekli uyuşmazlığa neden olan örtülü sermaye ve örtülü kazanç dağıtımı gibi müesseseler günün koşulları ve gelişmiş ülke örnekleri de dikkate alınarak objektif kriterlere uygun hale getirilmektedir. Bu kapsamda transfer fiyatlandırması mekanizmasıyla firmaların küresel ekonominin imkânlarından yararlanarak vergi kaybına neden olmaları engellenmiş bulunmaktadır.

Yine, zararlı vergi rekabeti yapmak suretiyle vergi kayıp ve kaçağına neden olan ve vergi cenneti olarak bilinen yerlerde kurulu firmalarla mücadele için, Türkiye'deki firmaların bu bölgelere kâr transfer etmelerinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu bölgelerde kurulu firmalar tarafından düzenlenerek Türkiye'deki vergi mükelleflerinin hesaplarına gider olarak intikal ettirilecek faturalar üzerinden vergi kesintisi yapılması sağlanmaktadır.

Yine, kurum kazancının tespitinde indirilecek giderler başta olmak üzere, zarar mahsubu, matrahın tespiti, yurtdışı ve yurt içerisinde ödenen vergilerin mahsubu ile tasfiye, devir ve birleşmeyle ilgili müesseselerin işleyişinde ortaya çıkan sorunlar ve tereddütlü konular açıklığa kavuşturulmaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; görüştüğümüz Kurumlar Vergisi Kanun Tasarısında en önemli değişiklik -ifade ettiğimiz gibi- Kurumlar Vergisi oranındaki indirimdir. Kurumlar Vergisi oranı mükellefler açısından yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmektedir. Yüksek vergi oranları, yatırım ve istihdamın önünde en büyük engellerden birisi konumundadır; bu nedenle, müteşebbisimizin uluslararası piyasada rekabet gücünü artırmak ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını teşvik etmek amacıyla bütçe disiplini ve ekonomideki gelişmeleri de dikkate almak suretiyle halen yüzde 30 olarak uygulanmakta olan Kurumlar Vergisi oranı bu tasarıyla yüzde 20 seviyesine çekilmiş bulunmaktadır.

Yine, bilindiği üzere, Yüce Meclisimizin daha önce kabul ettiği bir değişiklikle de Gelir Vergisi mükellefleri için uygulanan tarifede de değişikliğe gidilerek ücret gelirleri ile diğer gelirler için ayrı ayrı uygulanan tarife teke indirilerek tarifedeki dilim sayısı dört olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Böylece, beyannameyle beyan edilen gelirlerde de yüzde 15'ten başlayıp yüzde 35'te sona eren bir yapı oluşturulmuş bulunmaktadır. Gelir Vergisinde uygulanan en yüksek oranın yüzde 35'e, Kurumlar Vergisi oranının ise yüzde 20'ye indirilmesiyle birlikte kurum kazançları üzerindeki toplam vergi yükü Türk yatırımcılar için yüzde 44'ten yüzde 34'e, yabancı yatırımcılar için ise, Türkiye'de oluşan vergi yükü bakımından yüzde 37'den yüzde 28'e inmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Kurumlar Vergisindeki bu oran indirimiyle ne amaçlanmaktadır, onu kısaca sizlerle paylaşmış olalım: Her şeyden önce, Kurumlar Vergisindeki bu oran indirimiyle, ülkemizin yatırım iklimini iyileştirmek için çok önemli bir adım daha atılmış olacaktır. Vergi oranlarında yapılan indirim, ülkemizin, Türkiye'ye komşu bulunan ve Avrupa Birliğine tam üye olmuş ya da olacak ülkelerle yabancı sermaye yatırımlarını çekebilmesi bakımından rekabet etme kapasitesini büyük ölçüde artıracaktır. Nitekim, Kurumlar Vergisi oranımızın yüzde 30 olduğu durumda, Türkiye, OECD ülkeleri arasında Kurumlar Vergisi oranı açısından 17 nci, kurum kazancı üzerindeki vergi yükleri açısından da 13 üncü sırada bulunmaktaydı. Bu tasarıyla oranın yüzde 30'dan yüzde 20'ye çekilmesi sonucu, vergi oranı ve vergi yükleri açısından ülkemiz OECD ülkeleri arasında 5 inci sıraya yükselmektedir. Yani, 17 nci sıradan, 13 üncü sıradan 5 inci sıraya yükselmiş bulunmaktadır. Pek tabiî ki, bu durum, Türkiye'nin üretime dayalı yatırımlar için bir cazibe merkezi haline gelmesine katkıda bulunacak ve ülkemize doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını hızlandıracaktır. Ayrıca, yabancı sermaye yatırımlarının hızlanmasının dışında, yerli yatırımcımızı da ülkemizde daha fazla yatırım yapmaya, yatırımlarını vergi oranı düşük olan komşu ülkelerde yapmak yerine Türkiye'de yapmaya sevk edecektir.

Değerli arkadaşlarım, Kurumlar Vergisi oranının düşürülmesiyle birlikte, yine, mükelleflerin vergi oranlarını bahane göstererek kayıt dışı çalışmaları önlenecektir. Yapılan bu çok önemli tutardaki oran indirimi, mükelleflerimizin, vergi oranlarının yüksekliğini gerekçe göstererek kayıt dışına yönelmelerini engelleyecek ve bu bahane ortadan kalkmış olacaktır. Yine, bu oran indirimiyle birlikte, vergiye gönüllü uyum artacaktır ülkemizde. Bu oran indirimi, aynı zamanda, psikolojik bir etki oluşturacak ve halihazırda boş beyanname veren ve vergi ödemeyen mükellefleri vergi öder hale getirecektir. Daha fazla sayıda mükelleften daha fazla miktarda vergi tahsil edilmeye başlanacaktır. Bu durum ise, vergi tahsilatlarında artışı sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; özetle, bu kanun tasarısıyla, sade, anlaşılır ve günün ekonomik koşullarını dikkate alan, vergi güvenlik müesseselerini de içinde barındıran, yatırım ve istikrar ortamına katkı sağlayan, vergi oranı düşük, toplumsal mutabakata dayalı, kayıtdışılığa ilişkin yüksek vergi gerekçesini de ortadan kaldıran ve mükellefin vergiye gönüllü uyumunu sağlayan bir sistem oluşturulmaktadır.

Bu kanun tasarısının hazırlanmasında emeği geçen, başta Maliye Bakanlığı yetkilileri olmak üzere, tüm kişi ve kuruluşlara, komisyonlarda görev alan, katkıda bulunan arkadaşlarımıza ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca, bu kanun tasarısının bugün Genel Kurul görüşmeleri sırasında, AK Parti Grubunun dışında bu kanun tasarısına destek veren Cumhuriyet Halk Partisi ve Anavatan Partisi Gruplarına ve diğer milletvekili arkadaşlarımıza da teşekkür ediyor; kanunun, ülkemize, milletimize ve iş dünyasına hayırlı olmasını diliyor, hepinize sevgiler ve saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 13 Haziran 2006

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook