2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2004 · 970 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Çiçek (AK Parti), 21 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TAS. (3 ÜNCÜ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI,SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KUR.GEN.MÜDÜRLÜĞÜ,DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI); konuşma 970 kelime.
Mehmet Çiçek (AK Parti, Yozgat). “2005 mali yılı bütçe kanun tas. (3 üncü tur görüşmelerinde ) gümrük müsteşarlığı,sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kur.gen.müdürlüğü,diyanet işleri başkanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-cicek-22-2004-12-21-2005-mali-yili-butce-kanun-tas-3-uncu-tur-gorusmelerinde-gumruk-mu (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ÇİÇEK (Yozgat)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Diyanet İşleri Başkanlığının 2005 malî yılı bütçesi hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği gibi, Diyanet İşleri Teşkilatı, cumhuriyetimizin ilk kurulan müesseselerindendir. 1920 yılında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinde, Meşihat Şeriyye ve Evkaf Vekâleti adıyla bakanlık olarak yer almıştır. 1923'te kurulan cumhuriyet hükümeti döneminde de bu statü aynen devam etmiştir. 3 Mart 1924'te bakanlık vasfı kaldırılmış, 429 sayılı Kanunla Başvekâlet bütçesine dahil ve Başvekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği kurulmuştur. Bakanlığın "evkaf" bölümü Diyanetten ayrılarak, Evkaf Müdürlüğü, bilahara, Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Diyanet İşleri Reisliği ismi de, daha sonra, Diyanet işleri Başkanlığı haline getirilmiştir.
1961 ve 1982 Anayasalarının ilgili maddelerinde Diyanet İşleri Başkanlığının çalışma programı ve statüsü belirlenmiştir.
Atatürk tarafından, Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatı, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki şeyhülislamlık makamının aşağı yukarı aynı özellikleriyle kurulmuştur.
Atatürk zamanında bakanlık seviyesinde temsil edilen bu kurum, evvela başkanlık statüsüne indirilmiş, sonra da 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kanununun bazı maddeleri 1979 yılında Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ne yazık ki, bu tarihten itibaren, siyasî görüşü birbirinden farklı -ihtilal hükümetleri de dahil- birçok hükümet kurulmuştur. Üvey evlat muamelesi gören Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatının teşkilat kanunu maalesef çıkarılamamıştır. İki yıldan beri hükümetimiz de bu kanunla ilgili çalışmaları yapıp Parlamentomuzun, sizlerin önüne getirememiştir.
Türkiye'nin üç haneli bir köyünde bile temsilcisi bulunan, kadrosuz, kadrolu temsilcisi bulunan bu teşkilat, genelgelerle idare edilmeye mahkûm edilmiştir. Türkiye'nin dinî problemlerinin çözümündeki odak olan bu teşkilat, maalesef, bütün iç ve dış mihrakların hedefi halindedir ve kendisini koruyacak kanunu yoktur.
Teşkilatın emrine, 1999 yılından beri hiç kadro tahsisi yapılmamıştır. Kadro ihtiyacı her geçen gün artmakta, kadrosuz camilerin adedi hızla çoğalmaktadır. Başkanlığın imam hatip kadrolarının 13 717 adedi halen boştur.
Saygıdeğer milletvekilleri, diğer taraftan, ibadete açık olduğu halde kadrosu bulunmayan 9 825 cami de dikkate alındığında, 23 542 camide hiç görevli yoktur. Bunun manası, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 23 542 camide temsil edilmemektedir. Bu boşluk, iç ve dış düşmanlarımızın yüce dinimizi dejenere etmek, dinî uygulamalardaki farklılıklarımızı, ülkemizi bölme ve parçalama istikametinde kullanma istek ve arzusuna imkân hazırlamaktadır.
Şunu burada hemen ifade etmek istiyorum: Benden önce konuşan arkadaşlarımız, buraya, bu dinî görüş farklılığımızı taşıma durumunda olmuşlardır.
Arkadaşlar, dinî hayatımızın genleriyle uğraşırsanız, içsavaşı başlatırsınız; insanların genleriyle uğraşırsanız, insanları azman haline getirirsiniz.
AHMET ERSİN (İzmir)Şimdi bu söylediğin doğru mu yani?!
MEHMET ÇİÇEK (Devamla)Diyanet İşleri Başkanlığının görevli (kadrolu-kadrosuz) tayin edemediği camilerin kontrolsüzlüğü, zaman zaman, bu camilerimizi, yabancı şer güçlerin çalışma alanı haline getirmektedir. Bu sebeple, Diyanet İşleri Başkanlığında münhal bulunan kadrolar için yeterince açıktan atamaya izin verilmesi şarttır. Bunun için, Diyanet İşleri Başkanlığının kendi statüsüne uygun sınav yapılmalı ve merkezî sistem sınavından çıkarılmalıdır.
Maalesef, Başkanlık, bugün, ihtiyaçlarını, vekil imam ve hatiplerle karşılamaya çalışmaktadır. Halen, kasaba ve köylerimizde 10 000'e yakın vekil imam görev yapmaktadır.
Saygıdeğer milletvekilleri, Amerika Birleşik Devletlerinden Japonya'ya kadar dünyanın dört bucağında dıştemsilciliklerimiz aracılığıyla dinî hizmet faaliyeti gösteren bu teşkilat, sadece bulundukları ülkelerdeki Türklere değil, İslamı tanımak isteyen herkese hizmet sunmaktadır.
17 Aralıkta Avrupa Birliğinin eşiğinden içeriye adım attık. Hiç şüphesiz, Avrupa'nın her ülkesinin en güçlü ve organize teşkilatları, hâlâ, kiliseler ve dinî vakıflardır. Bu güçlü dinî kuruluşların malî varlığı ve manevî otoritesi, neredeyse, devletlerinin bütçesinden daha güçlüdür ve manevî etkileri, devlet başkanlarından daha büyüktür. Laik olmalarına rağmen, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya gibi Avrupa Birliğinin güçlü ülkelerinin anayasalarına göre, Hıristiyan dogmalarına aykırı kanun teklifinde bulunulamaz.
Ülkemizin, bu kadar köklü ve teşkilatlı Hıristiyan kuruluşlar karşısında durabilmesi için şu üç temel kuruluşumuzun en mükemmel tarzda ele alınması ve güçlendirilmesi şarttır. Bunlardan birisi olarak, kültür ve medeniyetimizin varlığı ve bekası ve Hıristiyan kültür ve medeniyeti karşısında galip gelmemiz için Kültür Bakanlığımız ve teşkilatları en güçlü hale getirilmelidir. Ülkemiz insanının, Batı eğitim sistemi karşısında dejenere olmaması ve galip gelmesi için, Millî Eğitim Bakanlığımız ve kuruluşları, mutlaka, en güçlü hale getirilmelidir. Akıl almaz ve sınır tanımaz imkânlarla ülkemiz insanını Hıristiyanlaştırmaya çalışan kilise teşkilatları karşısında Diyanet İşleri Başkanlığımız ve kuruluşları her türlü imkânlarla donatılmalıdır. Bu tedbirler gecikmeden hemen alınmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığının yurtiçi ve yurtdışı kuruluşları her türlü donanımla takviye edilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, ülkemizin her türlü dinî, ahlakî, kültürel, ekonomik problemlerinin çözümünde daha aktif rol almalıdır.
Saygıdeğer milletvekilleri, ayırımcılığın her türlüsünü ortadan kaldırmayı hedeflemiş, önyargılardan uzak, özgür, dinamik, gerçekçi düşünen, asrın imkânlarının tamamını teşkilatının hizmetinde kullanabilen, en iyi yetişmiş, özü sözü bir, inandığı gibi yaşayan, toplumun her kesimince örnek kabul edilmiş, toplumun bütününü hiçbir ayırıma tabi tutmadan özvarlığı gibi sevebilen, her türlü radikallikten uzak, bilgili, becerikli, halkını her türlü konuda aydınlatabilen din adamlarına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. 1683 Viyana bozgunundan bu yana devam eden mağlubiyetlerimizin temelinde ehliyetsiz, liyakatsiz, milletiyle bütünleşmeyen, milletin değerlerine yabancı, onunla alay eden veya savaşan yöneticiler vardır. Dinî değerlerimiz milletimizin müşterek malıdır. Toplumun her ferdinin bu konuda eşit hakkı vardır. Kimse onu inhisarı altına alamaz; alırsa, toplumun dengeleri bozulur ve sancılar başlar.
Türkiye'nin üzerinde emelleri olan, her geçen gün güçlenerek teşkilatlanan kuruluşların durumuna bakalım. Hıristiyan misyonerlik teşkilatlarının Vatikan ve Patrikhane merkezli organizasyonlarının Anadolu ve Türk cumhuriyetleri için yılda ayırdığı para, 1997 yılı itibariyle 200 milyar dolardır. Buna ilaveten, 3 000 000 civarında ücretsiz İncil dağıtılmıştır. Bu bağlamda, 5 000 000 civarında misyoner, bu bölgede aktif olarak çalışmaktadır. Sadece Türkiye'de legal ve illegal faaliyet gösteren yüzlerce kuruluş olduğunu, emniyet teşkilatımız tespit etmiştir.
Mahallî radyolarıyla Hıristiyanlık propagandası yapılıyor, her gün yeni kiliseler açılıyor; çeşitli promosyonlarla bu kiliselere müntesipler toplanılmaya çalışılıyor.
Maalesef, basın yayın organlarımızın bazılarında da, dinimizin en kutsal müesseseleri, ahlakî değerlerimiz ve kültürel varlığımız, yetersiz ve sorumsuz kişilerce alaycı üslupla tartışılırken; kiliseler birliğinin denetiminden geçmemiş hiçbir film, hiçbir çizgi film, hiçbir tiyatro eseri... Dünya çapında faaliyet gösteren 3 400 radyo ve televizyon istasyonlarında denetimden geçtikten sonra, insanların beyinlerini yıkamak için mesaj olarak sunuluyor.
Saygıdeğer milletvekilleri, biz, kendi iç meselelerimizle en basit konuları büyüterek ortaya koyarken, Hıristiyan misyonerlik teşkilatlarının temel hedefi ise, 2025 yılında 875 milyar dolar harcanacak, 10 000 radyo ve televizyon faaliyet gösterecek, 7 000 misyoner aktif halde çalışacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 21 Aralık 2004