İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yasama ve denetim faaliyetlerine esas iç tüzük uygulamalarıyla ilgili

Mehmet Ekici

Yozgat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Mayıs 2008 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ekici (MHP), 1 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YASAMA VE DENETİM FAALİYETLERİNE ESAS İÇ TÜZÜK UYGULAMALARIYLA İLGİLİ); konuşma 535 kelime.

Mehmet Ekici (MHP, Yozgat). “Yasama ve denetim faaliyetlerine esas iç tüzük uygulamalarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 1 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2008-05-01-yasama-ve-denetim-faaliyetlerine-esas-ic-tuzuk-uygulamalariyla-ilgili (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET EKİCİ (Yozgat)Sayın Başkanı ve Genel Kurulu en içten saygılarımla selamlıyorum. Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. İşçi Bayramı’nın emek dünyasına hayırlara vesile olmasını dilerken, ciddi bir demokrasi özümsemesine hep birlikte ihtiyacımızın olduğunu, Hükûmet ve sosyal taraflar olarak tekrar belirterek sözlerime başlıyorum.

Tabii, bu, demokrasinin özümsenmesi işi Türkiye Büyük Millet Meclisinden ve Hükûmetten başlamalıdır diye düşünüyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinde bilgi edinme yolları ve denetim yolları Anayasa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nde belirtilmiştir. Bu denetim yollarından birisi olan yazılı soru yolu İç Tüzük’ün 99’uncu maddesinde de düzenlenmiştir.

Tabii, bu, belli süreleri ihtiva etmektedir. Nasıldır? İşte, on beş gün içinde cevaplandırılır, on gün tekit yazılır, Hükûmet ihtiyaç duyarsa, bir ayı geçmemek üzere geciktirebilir gibi hususları ihtiva etmektedir, ama burada kanun koyucu bir şeyi atlamıştır: Hükûmetin yazılı soru önergelerine cevap vermemesi hâlinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin uygulayacağı yöntemi belirtmemiştir. Bu, kanun koyucunun nezaketidir aslında. Yani Hükûmetin, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin soru önergelerine cevap vermeme nezaketsizliği içinde bulunacağını kanun koyucu hesap edememiştir.

Ancak, maalesef, deminki hatip arkadaşlarımın da ifade ettiği gibi yazılı ve sözlü soru önergelerimizin hiçbirine cevap alamıyoruz. İlk engelleme Meclis Başkanlığından başlıyor, arkasından Hükûmete intikal ediyor soru önergeleri, ısrar ederseniz -ki, benim başıma geldi- intikal ediyor. Bu sefer de Hükûmet… Sayın Başbakan ve Sayın Dışişleri Bakanına iki tane soru önergem var: Birisi 28/1/2008 tarihinde verilmiş, birisi 20/2/2008 tarihinde verilmiş, bugüne kadar hiç cevap alamadık.

Değerli arkadaşlarım, bu, öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine karşı gösterilmiş bir nezaketsizliktir. İkincil olarak da bir siyasi etik ve devlet adamlığı nosyonu eksikliğidir. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisidir ve milletvekilliği önemlidir. Sayın başbakanlar, sayın bakanlar milletvekili olmadan önce milletvekili olmak zorundadırlar. Dolayısıyla sadece Siirt seçimlerinde, Sayın Başbakanın Türkiye Büyük Millet Meclisine girdiği Siirt seçimlerinde yaşadığımız olayları dikkatinize alır, hatırlarsanız, milletvekilliğinin önemini anlarsınız.

Sayın Başbakanın kendi grubunda bulunan 340 sayın milletvekilinin isimlerini bilememek gibi bir lüksü olabilir, ama Sayın Başbakanın veya sayın bakanların muhalefeti yok saymak, muhalefetin yazılı veya sözlü soru önergelerini cevaplamamak gibi bir lüksü ve hakkı yoktur. Bu cevap da asgari bir nezakettir en azından. Muhalefete saygı göstermek asgari bir nezakettir. Biz denetim görevlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapamazsak, bizim sorularımıza cevap verilmezse, şundan emin olun, biz Sayın Başbakana ve Sayın Dışişleri Bakanına her platformda bu soruları sorma yeteneğine sahip insanlarız. Ama istiyoruz ki, deminden Sayın Bakan demokrasiden, insan güzelliğinden, Yunus Emre’yi içselleştirmekten bahsediyor, çok kurallı bir şekilde, demokratik bir şekilde sorduğumuz sorulara lütfen cevap verin. En azından size yazdığımız mektuba cevap verin. Aksi takdirde, emin olun bu soruları kendi kadın kolları toplantılarında bile sorarız.

Dolayısıyla, ben Sayın Başbakanın soru önergelerimize cevap vermesini temenni ediyorum ve bunu rica ediyorum. Ve Sayın Dışişleri Bakanına ben ekümenikliği sormuşum, Patrikhaneyi sormuşum, Türk-Yunan ilişkilerini sormuşum. Bunu öğrenmek benim milletvekili olarak hakkımdır. Sayın Dışişleri Bakanı Amerikan projelerinin Arap ülkelerindeki taşeronluğunu yapmak yerine benim sorularıma cevap vermek zorundadır. (MHP sıralarından alkışlar) Onun için, değerli arkadaşlarım…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ekici.

MEHMET EKİCİ (Devamla)Ben sözlerimi toparlıyorum Sayın Başkan.

AKP Grubundaki arkadaşlarımdan rica ediyorum: Demokrasi herkese lazımdır. Şu Mecliste AKP Grubunda bugün oturan arkadaşlarımızın 30 kişi oturduğu dönemleri de hatırlıyoruz. Keser döner sap döner, hesaplar döner. Onun için, gerçekten demokrasinin işletilmesi için lütfen Sayın Başbakana ve Dışişleri Bakanına baskı kurun diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 1 Mayıs 2008

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook