İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · PAZAR

2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

Mehmet Ekici

Yozgat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 33. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2008 · 1.153 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Ekici (MHP), 21 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 1.153 kelime.

Mehmet Ekici (MHP, Yozgat). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MEHMET EKİCİ (Yozgat)Sayın Başkanı ve Sayın Genel Kurulu; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına en içten dileklerimle selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Burada, Sayın Millî Eğitim Bakanına teşekkür ederek sözlerime başlamak isterdim aslında. İnanın bunu çok istiyordum ancak çağdaş olması gereken pek çok kavramı, sonradan görme bir zengin müsrifliği içinde o kadar kolay harcıyor ki Bakanlık, bu teşekkür fırsatını bize tanımıyor maalesef.

Millî Eğitim Bakanlığı, gayrimillî öğretim bakanlığı hâline dönüşmemelidir. Millî Eğitim Bakanlığının Sayın Bakanı ve sayın bürokratları, eğitim ve öğretimin ikiz kardeş olduğunu asla unutmamalı, görmekle bakmak arasındaki farkı da iyi ayırabilmelidir. Doğrusu bu farkı ayırabildiklerini çok da tahmin etmiyorum.

Vakti olabildiğince doğru kullanıp üç başlıkta eleştirilerimi hızlıca vermek istiyorum.

Bunlardan bir tanesi, Millî Eğitim Bakanlığının uyguladığı eğitim ve öğretim program ve projeleridir. Bakınız, müfredatta, sosyal bilgiler dörtte, tarihle ilgili olarak eski programlarda “İlk Yurdumuz ve Tarihte Anadolu” ünitesi kaldırılmıştır. Bunun yerine “Kültür ve Miras Alanında Geçmişi Öğreniyorum” ünitesine yer verilmiştir. Eski programda oransal olarak yüzde 25 olarak yer alan bu programlar, yeni programda “Geçmişimi Öğreniyorum” başlığı altında yüzde 14 oranında öğrenciye verilir olmuştur. Yine, sosyal bilgiler beşinci sınıfta “Vatan”, “Millet”, “Güzel Yurdum Türkiye”, “İslamiyet’in Doğuşu” üniteleri var idi. Yeni programa bu üniteleri almadılar. Yeni programda “Adım Adım Türkiye” adı altında “İslamiyet’in Doğuşu” kaldırılarak ve daha önce yüzde 64 oranında verilen bu değerler yüzde 14 oranına düşürülerek veriliyor. Yine, sosyal bilgiler altı ve yedinci sınıflarda “Türkiye Tarihi”, “Moğollar ve Türk Devletleri”, “İstanbul’un Fethi ve Sonrası”, “17-20’nci Yüzyıl Osmanlı Devleti” ve “Osmanlı Kültür ve Uygarlığı” eski programda var olan bu üniteler kaldırılarak “İpek Yolu’nda Türkler”, “Türk Tarihinde Yolculuk” şekline getiriliyor. Daha önce yüzde 60-65 oranında verilen bu ünitelerin oranı yüzde 20-23 seviyesine kadar indiriliyor.

Şimdi, Sayın Bakana huzurunuzda, Genel Kurul önünde soruyorum: Sayın Bakanın bu ünitelerden, bu konulardan rahatsızlığı nedir? Türklükten mi rahatsız, İslamiyet’ten mi rahatsız, Türk tarihinden mi rahatsız? İlk ve ortaöğretim çağındaki çocukların kendi tarihlerini öğrenmeleri ve iyi öğrenmeleri gibi bir ihtiyaçları yok mu?

Yine soruyorum: Çanakkale savaşlarını hangi ünitede veriyor Sayın Bakan öğrencilere? AKP olarak, AKP Grubu olarak Çanakkale’ye bir sürü insanı götürüyorsunuz, o tarihin ne kadar muhteşem bir tarih olduğunu öğretmeye çalışıyorsunuz. Gözlüyoruz, bütün törenlere Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı katılıyor. Merak ediyorum, Çanakkale deniz savaşlarını, deniz zaferini hangi ünitede öğretiyorlar?

Tabii, bu, işin müfredat bölümü. Zaman çok kısa ama ben şimdi huzurunuzda Sayın Bakana bir soru daha soracağım: “100 Temel Eser” diye bir listesi var, İnternet sitesinde var. “Anayurt Oteli” diye bir eser öğrencilere okunması için tavsiye ediliyor. Sayın Bakanı gördüm: Çocuğunu sınava götüren müşfik bir baba. Ama Sayın Bakana huzurunuzda soruyorum: Bu “Anayurt Oteli”ni, o sınava götürdüğü sevimli kızıyla birlikte yüksek sesle okuyabilir mi? Eğer “Okurum.” diyorsan şimdi bir paragraf hemen okurum Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Ben size cevap vereceğim, merak etmeyin.

MEHMET EKİCİ (Devamla)Şimdi, buna benim terbiyem yetmez. Lütfen şu “Anayurt Oteli”ni bir okuyun ve bunu bizim Bakanlığımız çocuklarımıza tavsiye ediyor.

Hadi şeyi unuttuk, “Eskiciler ve Oğulları”nı atlıyoruz, ders kitabında “Ağrı Dağı”nın “Ararat” diye anlatıldığı fahiş hatayı atlıyoruz, Paskalya Yortusu’nu dinî bayramlarımız arasına sokan sıkıntıyı atlıyoruz. Bunları atladık, ama bir eğitim sosyoloğu olan Profesör Doktor Feridun Merter’in bu hayat bilgisi programıyla ilgili tespiti: “Türk kültürü, Türk toplumu, millî birlik, ulusal bütünlük kavramlarına yer verilmiyor bu müfredatta.” O zaman Sayın Bakan bunu mutlaka sorgulamalıdır.

Ama Bakanlıktan sürekli başarı haberleri alıyoruz: “Türkiye PISA sınavlarına katılıyor.” Vakit çok dar, anlatamıyorum çok fazla. 2003 yılından itibaren katılmaya başladık. Matematikte OECD ülkesi 30 ülke arasında 28’inci sıradayız, 40 ülke arasında 36’ncı sıradayız. 2006 yılında yine matematikte 30 ülke arasında 29’uncuyuz, 57 ülke arasında 36’ncıyız. Geçebildiğimiz, öğrencilerimizin başarı gösterdiği ülkeler: Şili, Meksika, Kolombiya ve Kırgızistan! Ve Millî Eğitimimiz başarılı!

Bir başka başarısızlık karinesi de dershane sayısındaki artıştır. 2003 yılında 1.890 olan ortaöğretim ve üniversite dershaneleri 4 binin üzerinde. Şimdi Sayın Bakana sormak lazım: Bu bir kaynak israfı, bu başarısız bir millî eğitim politikasının göstergesi değil mi?

Birçok bölümü atlıyorum. Bu Anadolu liselerinin genel lise hâline getirilme mantığını, SBS sınavlarında özel okulların kayrıldığını, yabancı dilin değerlendirmeye girildiğini atlıyorum ama bir de şüpheli işler var. Bunlardan bir tanesi Millî Eğitim Vakfındaki rezalettir. Şimdi Sayın Bakana buradan gösteriyorum: Elimde Millî Eğitim Vakfının Kongresinde Sayın Bakan eliyle usulsüzlük yapıldığını gösteren bilirkişi raporu ve mahkeme kararı var ve bu bilirkişi raporunda -alışkınız biz; oylar gizli kullanılır, açık tasnif edilir- hem gizli oy hem gizli tasnifi Sayın Bakan nasıl içine sindirebiliyor? Burada demokrasiden, demokrasi değerlerinden bahseden Sayın Bakan ortaya koyduğu bürokratik diktatörlüğü, siyasi diktatörlüğü nasıl izah edecek? Bu bilirkişi raporundan hiç utanç duymuyor mu, doğrusu merak ediyorum.

Yine şüpheli işler başlığı altında: Bu Millî Eğitim yayınevleri niçin kapatıldı? Gençliğimizde üniversitede okuduğumuz dönemlerde bu yayınevlerinden faydalanmış bir insan olarak soruyorum.

Yine Telekomünikasyon Üst Kurumu aracılığıyla aldığınız ve Evrensel Hizmet Fonu’nda biriken 500 trilyonun 100 trilyonuyla teknolojisi eski, şartnameleri özel adrese teslim hazırlatılmış bilgisayarları ne karşılığı ve hangi firmadan aldığınızı lütfen bu Genel Kurula açıklayın Sayın Bakan.

Yine, 2007 yılı sonunda yaklaşık 10 milyon avroya yakın bir ihalesi olan 58 bin yazarlık yazılımı programı aldınız. Soruyorum, bu 58 bin programın bugüne kadar ne kadarını kullandınız? Hangi derslerde kullandınız? 58 bin yazarınız var mı? Bu programla ilgili kaç yazar ve elemanınızı kurstan geçirerek uygulamaya soktunuz?

Kitap alımları işi de tam bir organize. Bayındırlık müteahhitlerinin yaptığı ve Kaçakçılık Organize Daire Başkanının onları ihaleye fesat karıştırmak bağlamında yaptığı sürecin aynısı Millî Eğitimin ders kitapları temininde sağlandı. Dolayısıyla artık, bu kitap alımlarında rekabet yok. On tane firma bir araya geliyor konsorsiyum oluşturuyor Bakanlığın gözetiminde, alınıyor bu kitaplar. Herkes de payını alıyor. Öbür tarafta, 2 müteahhit bir araya gelse Organize Suçlar yakasına yapışıyor. Vakit darlığı sebebiyle, daha geniş anlatmam lazım ama, Sayın Bakan bu kitapçılara karşı gösterdiği şefkati öğretmenlere gösteriyor mu? Bürokratına gösteriyor mu? İşte şüphe burada.

Bakınız, Sayın Bakan ilk defa, millî eğitim tarihinde ilk defa bürokratlarının sicilleriyle oynayan Bakan olarak tarihe geçecek. Bu sicil bozmaların hepsi de mahkemeden dönüyor.

Yine, Sayın Bakanın uygulamalarından: Yani, bu öğretmenlerin ek ders ücretini azaltmakla elinize ne geçiyor? Bir Millî Eğitim Bakanı, başöğretmen olması gereken Millî Eğitim Bakanı öğretmeninin gelirini düşürür mü? Sayın Bakan aynı zamanda bir üniversite öğretim üyesi. Doktora ve master yapan öğretmenlerin ders ücretlerini düşürerek hangi bilim mantığı içerisinde bir hizmet üretiyorsunuz sorusunu Sayın Bakana yöneltmek istiyorum.

Yine, daha önceki hükûmetler tarafından verilen bir sürü hakkı alıyorsunuz, ek dersleri kesiyorsunuz. Master, doktor yapanların eş durumu tayinleri… Bir buçuk yıl insanları birbirinden ayrı koymanın, ayrı yaşatmanın, öğretmenleri, nasıl bir zevk duyulur? Yani, master ve doktora öğrencilerini teşvik etmek yerine onları zora düşürecek uygulamalar Millî Eğitim Bakanına, hem de akademik kariyeri olan bir Millî Eğitim Bakanına yakışır mı?

Yaklaşık yirmi beş bin öğretim kurumunun şu andaki yöneticileri geçici ve atamalar usulsüz. Adana İmam Hatip Lisesine yaptığı atama usulsüz, Çankaya İlköğretim Okuluna yaptığı atama usulsüz, İzmir Anadolu Lisesine yaptığı atama usulsüz, Ürgüp Anadolu Öğretmen Lisesine yaptığı atama usulsüz. Kurumlar arası atama şartlarına uymadan Van ilinde yaptığı iki atamayı Sayın Bakan bize açıklamalı.

Yine, 2008/74 no.lu genelgeyi spor olsun diye mi çıkardınız? Altmış ilin valiliği, elli gün geçmesine rağmen, hâlen uygulamaya sokmadı. Genelgede bir an önce…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 21 Aralık 2008

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook