Belediyeler ve belediye çalışanlarının sorunları hakkında
Yozgat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 13. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2010 · 503 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ekici (MHP), 2 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BELEDİYELER VE BELEDİYE ÇALIŞANLARININ SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 503 kelime.
Mehmet Ekici (MHP, Yozgat). “Belediyeler ve belediye çalışanlarının sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ekici-23-2010-11-02-belediyeler-ve-belediye-calisanlarinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET EKİCİ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belediyelerimiz ve belediye çalışanlarımızın yaşadıkları problemleri dile getirmek üzere gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, personel ve mali yapıları bir türlü belli bir standarda oturtulamayan belediyelerimizin, özellikle de ilçe ve belde belediyelerimizin problemleri katlanarak devam etmektedir. 2009 mahallî seçimlerinden önce adrese dayalı nüfus sistemine geçilmesiyle nüfus sayılarında yaşanan anormal değişiklikler belediyelerimizi içinden çıkılmaz zorluklarla karşı karşıya bırakmıştır.
2007 yılında hayata geçirilen 5620 sayılı Kanun’da, Geçici İşçi Pozisyonunda Çalışanların Kadroya Geçirilmesi Hakkında Kanun’un altyapısı hazırlanmadan, sadece altı ay geçici olarak çalışma şartının dikkate alınması, birçok belediyemizde öncelikle suistimale ve dolayısıyla kontrolsüz bir kadrolaşmaya yol açmıştır. Beldenin nüfusu, altyapı ihtiyaçları, sosyoekonomik durumu, belediyelerin imkânları, personel ihtiyaçları gibi kriterler dikkate alınmadan yapılan bu düzenleme sonucu 2009 mahallî seçimlerinde belediye başkanlığı makamına oturan birçok başkan, tabiri caizse “ateş topu”nu kucağında bulmuştur.
Değerli milletvekilleri, sizlere kendi memleketim Yozgat’tan çarpıcı örnekler vermek istiyorum. Yenifakılı ilçemizde ilçe nüfusu 8.600 iken, adrese dayalı nüfus sayımında bu nüfus 3.117 olarak gerçekleşti. Yeni nüfusa göre İller Bankası payı aylık 45-50 bin civarında. Bu belediyede, Fakılı Belediyesinde 3’ü memur 67’si işçi toplam 70 personel var, aylık personel gideri net 90 bin TL. Yani bu tutara, belediyenin ödemesi gereken SSK primi, gelir vergisi ve Emekli Sandığı kesintileri dâhil değil. Bunun dışında tek gelir kaynağı su, buradan elde edilen gelirin tamamı da içme suyu temininde sarf edilen elektrik enerjisine ödeniyor. Bu belediyemizin norm kadro fazlası personel sayısı 49. Bu 49 işçinin başka bir yere gitme şansı da yok.
Bir başka ilçe Çandır’da da durum farklı değil. 10 binden 4.755’e düşen nüfusu, 15 memur ve 46 işçisiyle hizmet etmeye çalışan bu belediyemizin aylık İller Bankası payı da kesintilerden sonra 40 bin TL. Aylık personel gideri ise 70 bin TL. SSK, gelir vergisi, Emekli Sandığı kesintileri dâhil 120 bin TL. İller Bankası payı dışındaki tek geliri olan sudan ise aylık 4 bin TL elde ederken, 18 bin TL elektrik faturası ödemek durumunda. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bu örnekler bütün milletvekillerimizin sık sık illerinde karşılaştığı duruma işaret ediyor. Dolayısıyla bu bir ortak sıkıntıdır, sadece bir muhalefet belediyesinin sıkıntısı değildir. Şimdi buradan bu münasebetle, buradan hareketle tüm belediyelerimizin İçişleri Bakanlığınca bir süzgeçten geçirilmesi ve ihtiyaç fazlası personelin öncelikle ihtiyacı olan belediyelere sonra da kalanların başka kamu kurum ve kuruluşlarına ihtiyaçlarına göre zamana yayılarak ve birtakım kriterler belirlenerek aktarılması yönünde kanuni bir düzenleme yapılması yerinde olacaktır diye düşünüyorum. Böyle bir düzenleme hem belediyelerimizi ve dolayısıyla belediye başkanlarımızı hem de ülke genelinde belediye çalışanlarımızı huzura ve rahata kavuşturacaktır. Belediyeler dışındaki kamu kuruluşlarında çalışanlar her ayın on beşinde bankamatiklerden maaşını alırken, belediye çalışanlarının maaş alamamaları veya harçlık niyetine “Avans” adı altında parça parça ücretlere mahkûm edilmesi insani değildir, hukuk devleti anlayışına da asla uymamaktadır. İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde şu ana kadar yürütülmüş böyle bir çalışma yoktur maalesef ancak bunun pratik uygulamasının çok zor olmayacağını, yapılmasıyla ve kanuni düzenlemeyle hayata geçirilmesi durumunda ülkemizin çok önemli bir kamburdan kurtulacağını ümit ediyorum.
Bu vesileyle sayın milletvekillerimi çağrımızın karşılık bulması dilek ve temennisiyle saygılarımı sunarak selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 2 Kasım 2010