Türkiyenin yıllık ortalama doğalgaz ithalatı ve ithal edilen doğalgaz hk
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 63. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Nisan 2003 · 1.457 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti), 8 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYENİN YILLIK ORTALAMA DOĞALGAZ İTHALATI VE İTHAL EDİLEN DOĞALGAZ HK); konuşma 1.457 kelime.
Mehmet Hilmi Güler (AK Parti, Ordu). “Türkiyenin yıllık ortalama doğalgaz ithalatı ve ithal edilen doğalgaz hk”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-hilmi-guler-22-2003-04-08-turkiyenin-yillik-ortalama-dogalgaz-ithalati-ve-ithal-edilen-dogalgaz (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Suat Kılıç tarafından tarafıma yöneltilen Rus doğalgazına ilişkin sorulara cevaplarımı arz etmek istiyorum. Bunları, toplu olarak, belli bir düzen içinde sizlere sunmak istiyorum.
İlk başta, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde, 14 Şubat 1986 tarihinde ilk görüşmeler başlamıştır ve bu dönemde 6 milyar metreküp alımla ilk anlaşmalar yapılmıştır. 1987 yılında başlamıştır doğalgazın ithali ve bu ithalin sebebi, büyük ölçüde, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, büyük şehirlerdeki hava kirliliği olmuştur. Hava kirliliğine karşı, gerçekten, doğalgaz, son derece temiz, pratik bir yakıt türüdür. Bu yakıt türü için de, Rusya'yla ilk görüşmeler yapılmıştır biraz önce bahsettiğim tarihte ve ilk yılda yapılan anlaşmadan sonra, buna bir alternatif olsun diye Cezayir'le de görüşmeler yapılmıştır ve Cezayir'le birlikte, o dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinden, toplam olarak 8 milyar metreküplük ithalat bağlantısı yapılmıştır ve bu devam etmiştir. 1994 yılında, Sayın Tansu Çiller Başbakanlığında hükümet üyelerinin Rusya Federasyonuyla imzaladığı çeşitli protokoller ayrıca yer almıştır. Daha sonra, 1996 yılında, artan talebe göre, bu sefer yeni kaynaklar düşünülmüştür ve bu arada, hep Rusya düşünülmüştür ve burada, daha fazlasının getirilmesi için, Türk-Rus ortaklığı söz konusu olmuştur ve bunun neticesi olarak da, GAMA-Gasprom şirketi ortaya çıkmıştır. 1996 yılında, Yüksek Planlama Kurulu kararıyla anlaşma onaylanmıştır ve buna göre, BOTAŞ da, buna, yüzde 35 ortak olmuştur. Daha sonra, şirketin ismi Turusgaz olarak değişmiştir ve hisse nispetleri de, BOTAŞ yüzde 35, Gasprom yüzde 45, GAMA'nın da yüzde 15,6'lık hisseleri oluşmuştur. Geri kalan bir miktar daha vardır ki, bu, spekülasyonlara sebep olan yüzde 4,4'lük hisse senedidir. Bu, daha evvelden, hamiline yazılı olarak çıkmıştır. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, bu hamiline yazılı hisse senedi de, 4,4'lük hisse senedi de, daha sonra, nama yazılı olarak çevrilmiştir.
Şimdi, bundan sonra görüşmeler devam etmiştir. 1996 yılında, Gazexport ile Turusgaz arasında imzalanan anlaşmada yer alan hükümler neticesinde, Turusgaz'la 18 Şubat 1998 yılında doğalgaz anlaşması, alım-satım anlaşması imzalanmıştır ve burada, BOTAŞ, yüzde 35 ortak bulunmaktadır.
Bu arada, 1995 yılının kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Nijerya'dan 1,2 milyar metreküplük sıvılaştırılmış doğalgaz alınmaktadır. 1 Ekim 1997 tarihinde, Cezayir'den alınan LNC miktarı 1 milyar metreküp artırılmış ve bu, önce 3 milyar metreküpe, daha sonra da 4 milyar metreküpe çıkarılmıştır. 2002 yılında Turusgaz vasıtasıyla 6,42 milyar metreküp gaz alımı gerçekleşmiş.
Yıllar itibariyle alınan miktarları şöyle özetleyebilirim: 1998 yılında 538 000 000 metreküp, 1999 yılında 2 693 000 000 metreküp, 2000 yılında 4,087 milyar metreküp, 2001 yılında 6,1 milyar metreküp, 2002 yılında 6,4 milyar metreküp olmak üzere toplam, 19,8 milyar metreküp doğalgaz alınmıştır. Burada, 1998 yılından bu yana fiyat farkından dolayı fazla ödenen miktar 196 000 000 dolar olmuştur. Bunun dışında başka bir süreç devam etmemektedir.
Bu arada bir de "Mavi Akım" diye adlandırılan Rusya'dan gelen ve deniz altından geçen boru hattı vardır. Bu da ayrı bir fiyattan gelmektedir ve fiyat olarak 1,5 dolar daha pahalıdır. Bu hatla ilgili, Türkiye'deki boru hatlarının döşenmesiyle ilgili bir dava sürmektedir. Şu anda mahkeme safhasında olduğu için, bu noktada fikir beyan etmek istemiyorum.
Fiyatlar konusunda, yaptığımız araştırmalarda değişik kaynaklar bulunmaktadır. Bu kaynaklardan belirtilen fiyatlar da, kaynaklara ve özelliklerine göre değişik olmaktadır ve burada da bir fiyat birliği, maalesef, yoktur. Ancak, bildiğimiz şey, World Gas İntelligence, Reuters gibi kaynaklardan alınan bilgiler vardır. Bunlar, genellikle, ciddiyetine inanılan kaynaklardır. Bunlara göre yaptığımız incelemelerde, bizim doğalgaz alım fiyatının, bir miktar daha, diğerlerine göre farklı fiyattan, fazla fiyattan olduğu inancındayız ve bununla ilgili de görüşmelerimiz sürmektedir.
İktidara geldiğimizin hemen peşinden yurt dışına gittik ve orada, Ruslarla yaptığımız görüşmelerde fiyat farkını gidermeye, fiyatları ve alım garantisi miktarını aşağıya çekmeye çalıştık; çünkü, burada, büyük ölçüde Rus doğalgazına bağlılık söz konusudur ve bundan dolayı da, kömür santrallarımızı ve hidrolik santralları yeterince kullanamamaktayız. Bundan dolayı, hükümetimiz, diğer hükümetlerden farklı olarak, değişik bir politika uygulamaktadır. Şu anda, Bakanlığımın bana bağlı uzmanlarıyla yaptığımız çalışmalarda, sekiz ayrı senaryo hazırladık. Bu sekiz ayrı senaryoda, Bulgaristan'dan aldığımız elektrik de dahil olmak üzere ki, onu da şu anda kesme çalışmaları içindeyiz. Bununla ilgili hazırlığımız tamamlandı ve müracaatımızı yaptık. Çünkü, Bulgaristan'dan aldığımız elektrik ucuz görünse de, neticede, bizim kömür santrallarında boş kapasite olduğu için, orada üreteceğimiz elektrik daha ucuza mal olmaktadır; 1,9 sente mal olmaktadır. Çünkü, hem yatırım maliyeti hem de boş kapasitenin maliyeti vardır ve biz, burada, bu elektriği keserek, onun karşılığını kömürle ikâme etmeyi düşünmekteyiz.
Onun dışında, mobil santralların maliyetlerini etüt ettik. Burada da bayağı büyük pahalılıklar var ve aynı zamanda, hava kirliliğiyle ilgili şikâyetler var. Bununla ilgili ciddî bir çalışma içindeyiz. Onu da, yakında, ayrıca ifade edeceğiz.
Buradaki önemli nokta şudur: Bizim aldığımız doğalgazın en büyük özelliği, enerji dengemizi olumsuz etkilemesidir; çünkü, geçen sene aldığımız doğalgazı 17 milyar metreküp olarak düşünecek olursak, 11 milyar metreküpünü elektrik üretmekte kullandık. Böyle olunca, pahalı üründen pahalı yeni ürün çıkıyor, elektrik çıkıyor. Dolayısıyla, bunun, mutlaka, daha ucuz kaynaklarla ikâme edilmesi gerekliydi. Bununla ilgili, bu senaryolardan sekiz senaryoyu detaylı bir şekilde etüt ettik ve şimdi, Bakanlığımızda dört ayrı koordinatörlük oluşturduk. Bunlardan bir tanesi, en önemli olanlardan bir tanesi Enerji Yönetimi Koordinatörlüğüdür. Burada, Türkiye'deki bütün enerji santralların -hidrolik olsun, kömür olsun- hepsi bir yerden kontrol edilecek ve enerji ihtiyacımızın dengelenmesi, bu şekilde meydana getirilecektir. Buradaki politikamız, daha çok, ulusal kaynaklarımıza dönük bir enerji üretimidir. Burada da en önemli ağırlık olarak, kömür ve hidrolik gelmektedir, barajların kullanılması gelmektedir. Bununla ilgili de, gerek DSİ barajlarının gerekse kömür ve doğalgaz santrallarının, mobil santrallarla birlikte, dengeli bir halde, halkımızın ve sanayiin isteği olan elektrik ihtiyacına sağlıklı bir şekilde cevap vermesidir.
Bununla ilgili politikamızın iki ayrı bacağı daha vardır. Bunlardan bir tanesi, fiyat oluşumudur; ikincisi de, alacakların teminidir. Bu noktada, fiyat oluşumuyla ilgili vergi yapılanması ve maliyetler üzerindeki çalışmalarımız belli bir aşamaya gelmiştir. Bununla, sanayi ve konut arasındaki olumsuz farkı kaldırıp, bunu sanayiin lehine değiştirmeyi düşünüyoruz; aksi takdirde, sanayicimiz, bu fiyat yapılanmasıyla, rekabet yapamamaktadır ve yurt dışına gitmeyi, hatta -tabirimi mazur görürseniz- kaçmayı düşünmektedir. Bunu önlemek için, sanayiin önündeki engel olan pahalı elektrik konusu üzerinde çalışmalarımız sürmektedir.
Ayrıca, tüketimle ilgili olarak, konutlarda, 150 kilovat/saatin üzerindeki zamlı tarifeyi kaldırdık, 1,5'luk TRT payını kaldırdık.
Onun dışında, ayrıca, şu anda TEDAŞ'a karşı borçlu olan 7 500 000 aboneyi ilgilendiren TEDAŞ'ın alacaklarıyla ilgili yeni bir fiyat yapılandırılmasını oluşturduk. Bununla ilgili olarak da, şöyle bir yol takip ediyoruz: TEFE'ye bağlı olarak borçları ele aldık ve 31 Aralık 2002'ye kadarki borçları, TEFE'yi esas alarak yapılandırdık. Tarım sulamasıyla ilgili olanlarda yüzde 50'lik, sanayi ve ticarethanelerle ilgili olanlarda yüzde 30'luk, konutlarda da yüzde 20'lik bir indirim yaptık, peşin ödemelerde TEFE'yi esas alarak ve bununla ilgili olarak da, meskenlerde 6 taksit, sanayi kuruluşlarında ve ticarethanelerde 10 taksit; ayrıca da, tarımla ilgili olanlarda da 12 taksit yaptık. Buradaki amacımız, 7 500 000 aboneye bir kolaylık sunmak ve onları, devlete karşı borçlu durumda olmanın üzüntüsünden kurtarmaktır. Bunun için böyle bir yolu takip ettik. Buradaki amacımız, 2 katrilyon liralık alacağımızı temin etmektir. Bunu temin ettiğimiz zaman, yatırımlarımızı daha iyi yapacağımızı ve daha iyi bir hizmet sunacağımızı düşünüyoruz; çünkü, 7 senedir taş üstüne taş konulmamış; hatlar bozuk, bakımsız, en ufak bir rüzgârda hatlar birbirine giriyor, direkler yıkılıyor. Bunların üzerine gitmek için, yeni bir çalışma içindeyiz. Buradaki temel unsur da, dediğim gibi, alacakları temin etmek. Bununla ilgili süreleri öne çekerek, hızlı bir takiple, bunları oluşturmaya çalışıyoruz.
Bu arada, kayıp-kaçakla ilgili ciddî çalışmalar yaptık. Ocak ayından günümüze kadar 46 trilyon liralık kaçak yakalandı. Burada da, yine, ana stratejimiz, 24 000 000 abonenin, elektriğin yüzde 44'ünü kullanan 100 000 abonesi üzerine daha çok ağırlık vererek bir çalışma yapmaktı. Bununla ilgili de, çok yoğun bir şekilde, ekiplerimiz, bu baskınları düzenleyerek, hem haksız rekabete hem de bir yerde etik kurallara aykırı durumda olan elektrik hırsızına karşı, aynı zamanda suç olan elektrik hırsızlığına karşı, ciddî tedbirlerle bunların üzerine yürümektir.
Bu arada, bir üçüncü adım da, iskân raporu olmayan konutlara karşı aldığımız bir tedbirdir; bu yasalaşmıştır. 300 000 kadar iskân raporu olmayan konut vardır. Bunlar, elektrik bağlanmadığı için, büyük ölçüde kaçak kullanıyorlardı. Geçici bir süre için, bunlara da, belediyelerden herhangi bir hizmet belgesi getirdiği takdirde, elektrik bağlayacağız. Böylece, aşağı yukarı 300 trilyon liralık bir gelir de oradan beklemekteyiz.
Bütün bunları söylememin sebebi, ciddî bir enerji dengesiyle bunları oluşturmaktır. Bu bakımdan, doğalgazla ilgili problemleri yoğun bir şekilde şekillendirmeye çalışıyoruz.
Doğalgazda, biz, daha çok, şehirlerin ısıtılmasından, hava kirliliğine karşı kullanılmasından yana bir politika takip edeceğiz; çünkü, doğalgazdan -aynı zamanda kimyasal bir hammadde olduğu için- başka ürünler düşünüyoruz. Bu, gübredir. Bunları, aynı zamanda, petrokimyada hidrojen zenginleştirilmesi, hidrokraking tesisleri olarak kullanmayı düşünüyoruz. Bu arada, gayet tabiî ki, yine, elektrik üretiminde de kullanılacak; ama, şu andaki haliyle, pahalı bir girdi durumundadır.
Aynı zamanda, BOTAŞ'ın yaptığı bir çalışma olarak, 60 il üzerinde doğalgaz dağıtım çalışmaları planlanmaktadır. Burada da, aynı zamanda, Türkiye'de yeni bir iş sahası açılmış olacaktır. Türkiye, doğalgaz açısından da bir şantiye haline gelecektir. Bizim buradaki tercihimiz, hava kirliliğine karşı doğalgazın bu şekilde kullanılmasıdır.
Bu arada, yine, Ruslarla yaptığımız görüşmeler de son aşamasına geldi; fakat, bu toplantılar, maalesef, uzun zaman alıyor; çünkü, karşımızda sadece bir muhatap olmuyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 8 Nisan 2003