İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )

Mehmet Nuri Saygun

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 52. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Şubat 2004 · 941 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Nuri Saygun (CHP), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI ( S.SAYISI :372 )); konuşma 941 kelime.

Mehmet Nuri Saygun (CHP, Tekirdağ). “İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-nuri-saygun-22-2004-02-12-icra-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-sa (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET NURİ SAYGUN (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli mesai arkadaşlarım; 372 sıra sayılı, İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi sevgilerimle, saygılarımla selamlıyorum.

Efendim, bu kürsüden 20 Aralık 2003 tarihinde yaptığım konuşmada bir hususa değinmiştim. Bugün, yasanın temel yapısına değinmeden önce, aynı şeyi bir kez daha söyleme ihtiyacı duyuyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi yasa yapmak, yasama görevini yerine getirmek. Yasama görevi yapılırken iki hususun çok önemli olduğunu düşünüyorum; bunlardan bir tanesi, toplumun ihtiyaçlarını gözönüne almak ve bu ihtiyaçlara uygun yasal düzenleme yapmak; ikincisi de, yapılmakta olan yasal düzenlemenin, belirli bir süreci tamamlamadan, toplumun ekonomik, siyasal, kültürel yapılarının değişikliğe uğramasından önce çok acil bir şekilde yeni bir değişikliği yaşamaması gerekir. Ben, Bankalar Yasası için bunu söylemiştim; bugün aynı şeyi bu yasa için de söylüyorum.

Bakın, 17 Temmuz 2003 tarihinde İcra ve İflas Yasasında önemli değişiklikler içeren 100 maddelik bir yasa tasarısı gelmişti; 30 Temmuz 2003'te Resmî Gazetede yayımlandı, yürürlüğe girdi.

Arkadaşlar, o yasa yapılırken, Türkiye'nin ekonomik yapısı buydu; ama, aradan beş ay geçti, o gün yaptığımız yasada bugün değişiklik yapmak zorunda hissettik kendimizi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin hazırlayacağı yasalarda, beş ay önce yaptığınız yasadan beş ay sonra rücu etmeye kalkarsanız, bu, ne yasama görevi açısından bir sağlık işaretidir ne de topluma güven verme yönünden yeterli bir güvencedir.

Bu sözlerimi ben aralıkta söylemiştim, bugün tekrarlıyorum. Umarım, bu konuda, benzeri olayları sık sık veya bir daha yaşamayız.

Bunun çeşitli zararları da var tabiî. Ben, bunu, 20 Aralıkta söylerken şuna değinmiştim: Ya hükümet yasa hazırlamakta deneyimsiz ya da Adalet ve Kalkınma Partisinin bürokratları bu konuda sınıfta kalıyor. Hangisinin başarısız olduğu konusunda adıma bir şey söylemek istemiyorum; ama, ortada bir başarısızlık var, bu başarısızlığın yetkililer tarafından bir an önce ortadan kaldırılmasının doğru olacağına inanıyorum.

Eğer, bu söylediğim sözler doğru bulunmuyorsa, yani "efendim, bizim, o zaman yaptığımız yasa doğruydu, değişiklikler doğruydu" diyorsanız ve beş ay sonra böyle bir değişiklik getiriyorsanız, o zaman, kafama başka sorular takılıyor. Acaba, birtakım firmaları, birtakım şirketleri içlerinde bulundukları zor durumdan kurtarmak adına, objektif değil ama, sübjektif bir hazırlık içinde miyiz? Eğer, birinci iddiam doğru değil de, doğru olanı bu ise, inanın, çok vahim bir durumla karşı karşıyayız demek zorundayım ve eğer, hakikaten, iddia buysa, bu yasa tasarısının tümden, bir an önce geriye çekilmesinin etik açıdan doğru olacağına inanıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Grubumuz adına az evvel konuşan Orhan Eraslan arkadaşım, yasadaki temel çelişkileri, daha geniş bir zaman içerisinde, size ifade etmeye çalıştı. 1 inci maddedeki bu el koyma hakkının İcra ve İflas Yasasından çıkarılmasına yönelik hatayı o telaffuz etti; ama, bu arada, güzel bir şey oldu; Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup başkanvekilleri de bu konudaki yanlışlığı gördüler ve yapılan görüşmeler sonunda, 1 inci maddedeki bu husus önergeyle değişecek görünüyor. Bu değişikliği sağlayabilirsek, sanıyorum, şu yasa tasarısındaki birtakım yanlışlıkların bir tanesinden kurtulmuş olacağız.

2 nci maddede, kıymet takdiri süresi, taşınır ve taşınmaz mallarda iki yıla çıkarılıyor. Şimdi, ülkemizin ekonomik durumunun gittikçe iyileştiğini kabul etsek dahi -gelişmekte olan ülkelerde- günbegün büyük veya küçük krizler yaşamamız söz konusu olabilir. Böyle bir temennimiz yok; ama, bunu da, hiçbir zaman gerçekleşmez diye iddia edemeyiz. Oysaki, yasa metni çok net; iki yıl boyunca bir daha kıymet takdiri yapılamaz. Arkadaşlar, ekonomik göstergelerde birtakım değişiklikler olursa, yasa metninin bu kadar emredici niteliği karşısında, artık, ne olursa olsun, ekonomideki tablo ne olursa olsun, yeni bir kıymet takdiri yapma hakkı ortadan kalkıyor. Bu konunun yeni baştan bir düzenlemeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, en azından, olağanüstü haller için.

5 inci maddeyle ilgili çekincelerimizi az evvel arkadaşım ifade etti. Özellikle iki yıllık bir erteleme süresinin, hiçbir uygulama yapılmadan, birden bire dört yıla çıkarılmasının hangi mantıkla özdeşleştiğini anlamanın imkânını bulamadım ve anlayamadım. Şimdi, iki yıllık bir süre koymuşuz, hiçbir uygulama da yapmamışız, bugüne kadar böyle bir şey yaşamamışız, beş ay süre geçmiş, birden bire almışız, demişiz ki, hayır, iki yıl uygun değil, bunu dört yıla çıkarıyoruz. Peki, gerekçesi? Yani, iki yılı uyguladık da, olmadı mı, yanlış mı gitti, neden dört yıla çıkarıyoruz? Eğer, temel amaç, ülkede ekonomik yaşamda dört yıllık bir süreye sığınmak suretiyle şirketleri belirsiz bir koruma altına almaksa, bu, ekonomik yapıya hiç yarar getirmez, aksine, inanılmaz boyutlarda zarar getirir.

Bu nedenle, bu çerçeve 5 inci maddenin yeni baştan ele alınmasını ve iki yıllık sürenin hiçbir şekilde dört yıla çıkarılmamasının doğru olacağına inanıyorum.

9 uncu maddeyi anlamak mümkün değil. Ben, 26 yıl hukukla iştigal ettim, avukatlık yaptım. İcra ve İflas Yasamızın kaynağını biliyoruz. Kıta Avrupasının bu kaynağa uygun bölümlerini dönem dönem alıyoruz; ama, bize neden yetmedi, bilmiyorum, birden bire, kıtalararası bir aşama kaydettik ve Amerikan hukukundan, İcra ve İflas Yasamızın temel kriterlerine uygun olmayan yeni bir düzenleme getirdik. Şimdi, bu düzenlemede ilginç hususlar var. Bir kere, İcra ve İflas Yasasının, alacaklı ve borçluyu eşitlik ilkesi tahtında birlikte koruması gerekirken, bu düzenlemeyle, alacaklıları defterden siliyoruz ve borçluları koruma altına almaya çalışıyoruz. Hatta, biraz daha ileri gidiyoruz, böyle bir teklif getirmek durumuna düşmüş şirketlere yeni finans kaynağı yaratmanın yollarını arıyoruz, bunu, yasanın metnine dahil ediyoruz.

Şimdi, arkadaşlarım, hiçbir özel kuruluş, hiçbir finans kuruluşu böylesine bir badireye düşmüş şirkete ya da kooperatife kredi vermeye meraklı olmaz; ama, eğer, yasada böyle bir düzenleme yaparsanız, ya devlet bankalarını kullanmak suretiyle bu kurumlara finans yaratmak durumunda kalırsınız ya da özel bankaları birtakım siyasî baskılarla zorlar, o tabloya itersiniz ve bir tane şirketi kurtaracağım derken, yeni bir ekonomik kriz, yeni bir finans sektörü çöküşü yaratırsınız.

Bu nedenle, yasadan, özellikle böylesine bir proje üretme ihtiyacı olan firmalara yeni finans kaynakları yaratma konusundaki görüşün, bir an önce, hatta, derhal çıkarılmasının en doğru karar olacağına inanıyorum.

Bir de, dikkate değer bir husus var dostlarım. 10 uncu maddede, bu şekilde bir projelendirme talep eden şirketlerin dürüst davranmamaları halinde, beyanlarının doğru olmaması halinde tecziye edilmelerine yönelik bir hüküm var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 12 Şubat 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook