Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 805 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şandır (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 805 kelime.
Mehmet Şandır (MHP, Mersin). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-sandir-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Dış Ticaret Müsteşarlığının yurt dışı görevleriyle ilgili, önce 30 adet, daha sonra da 135 adede çıkartılan kadro ihdasıyla ilgili bir kanun tasarısının sonuna gelmiş bulunmaktayız.
Kanunun gerekçesinde, cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ihracatımızı 500 milyar dolara çıkartmak amacıyla bu kadroların gerekli olduğu ifade ediliyor.
Tabii, ben, hem iktidar partisinin hem de ana muhalefet partisinin bu konuya yaklaşımının dışında bir yaklaşım içerisindeyim. Aslında, 30 rakamı gerçekten gülünç bir rakam. 135 rakamı yeterli midir? Bunu da sorgulamak lazım ama asla Dış Ticaret Müsteşarlığının kadrosunun daraltılması gerektiğini savunmamak gerekir. Bu noktada sayın sözcünün gerekçelerine, endişelerine katılıyorum, tenkidine de katılıyorum. Uygulanan dış ticaret politikasının, uygulanan ekonomik politikaların yanlışlıkları noktasında bizlerin de söyleyeceği çok şey var, söyleyeceklerim de var şu anda. Ama esas tenkit edilmesi gereken husus, eğer yeni bir yüzyılın -Sayın Bakana bunu daha önce de söyledim- ilk çeyreğinde dünya dengelerinin yeniden kurulduğu, dünyanın yeniden paylaşıldığı şu süreçte Türkiye kendine yeni bir misyon biçiyorsa, “lider ülke Türkiye” gibi bir vizyon önümüze koyuyorsak bunu gerçekleştirmek için ihracatımızın 500 milyar dolar olması yetmez. Bugün, dünyada, küresel güç adayı olan hiçbir ülkenin ihracatı 500 milyar dolar değil. 75 milyon, kaldı ki 2023’te 100 milyon nüfusa çıkacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, hinterlandıyla beraber 250 milyonluk Türk dünyası ve 1,5 milyarlık İslam ülkelerinin lideri pozisyonundaki, “lider ülke Türkiye” olmak iddiasındaki bir Türkiye'nin ihracat rakamı 500 milyar dolar diye böyle bir hedef koymak yanlıştır. Dolayısıyla önce bu hedefi, önce bu vizyonu netleştirmek lazım.
Bu noktada, İhracatçılar Meclisindeki toplantıya da katıldık. Oradaki yaklaşım da yanlış: İhracat merkezli üretim stratejisi. Bu, çok temelden yanlış olan bir şey. Üretmeyen bir ülkenin ihracatının güçlü olması mümkün değil veya güçlü olan ihracat bizim değil, Türkiye’yi “lider ülke Türkiye” hâline getirmez. Öncelikle bunu değiştirmek lazım Sayın Bakan. Yani dış ticaretten sorumlu Bakan olarak, sizin, 30, hatta 135, yetmez… Niye 200 değil? Eğer “lider ülke Türkiye” olacaksak ve dünyada ihracatımızla bir küresel güç merkezi olmayı hedefliyorsak bizim dış ticaret kadrolarımızın çok güçlü ve çok sayıda olması gerekir. Milliyetçi Hareket Partisi, iktidar adayı bir parti olarak, bizim, bunu 200’e, 300’e çıkartmayı hedeflememiz gerekir, ihracatımızı da 2 trilyon dolara, 3 trilyon dolara çıkartmamız lazım. Nedir, engeli ne? Türkiye, 70 milyon insanıyla, 73 milyon insanıyla, 55 milyon çalışabilir nüfusuyla, şimdi bir üretim seferberliğiyle üretim potansiyeli yakalayarak niye ihraç etmiyoruz? İhracatımızın, üretimimizin pazarlamasından sorumlu Sayın Bakanlık, kadrolarını eğer 30’da tutuyorsa, artırmayı 30 olarak hedefliyorsa burada bir vizyon noksanlığı var demektir.
Değerli milletvekilleri, AKP İktidarının yedi yılı dolduran şu tek başına iktidarında temel yanlışlık şudur: Türkiye’yi üretim merkezi değil, Türk toplumunun üretim potansiyeline değil, tüketim potansiyeline yatırım yapan bir dış ticaret veya ekonomi politikası takip ediyorsunuz. Bu doğru değil. Türkiye, 55 milyona yakın çalışabilir nüfusuyla üreten bir ülke, üretim potansiyeli güçlü bir ülke. Siz Türkiye'nin üretim potansiyeline değil de 75 milyonluk tüketim potansiyeline yatırım yapmaya kalkar, ihracatınızı da ara malı ithalatıyla -biraz önce rakamlar açıklandı- toplamda yüzde 45’i geçen ara malı ithalatıyla, bazı sektörlerde yüzde 70’i geçen ara malı ithalatıyla ihracat yapmayı eğer bir güçlülük ifadesi olarak burada ortaya koyarsanız bu yanlış olur, bu akla uygun düşmez, bu teoriye de uygun düşmez. Onun için, geliniz, vizyonunuzun sorgulamasını yapalım. 500 milyar dolarlık ihracat hedefi yanlış bir hedeftir. Eğer lider ülke Türkiye olacaksanız, bölgenizde küresel güç olacaksanız…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET ŞANDIR (Devamla)Sayın Başkanım, tamamlıyorum. Keşke on dakika isteseymişiz.
BAŞKANBuyurun efendim.
MEHMET ŞANDIR (Devamla)…eğer böyle hedefiniz varsa yani şimdi uyguladığınız dış politikada Sayın Başbakanın, Sayın Hükûmetin kendine biçtiği böyle bölgesel lider veya küresel lider pozisyonu, görevi, misyonu biçiyorsanız bunu reel bir zemine oturtmanız lazım. Bu reel zemin üretimdir, üretime dayalı ihracattır. Başkasının parasıyla başkasının malını ihraç ederek küresel güç olmak mümkün değildir. Önce bu stratejiyi değiştirmemiz lazım. Üretime dayalı bir ihracat stratejisi. İhracat merkezli bir üretim stratejisini belirleyen Türkiye İhracatçılar Meclisinin bu stratejisi de yanlış. Eğer Hükûmet ve Sayın Bakanlık da buna dayalı böyle bir kanun değişikliği getiriyorsa başlangıçta bir yanlış yapıyor demektir. Bu sebeple bu kanunu yine eksik buluyoruz. Yine yarın, üç gün sonra -dün 30’du, bugün 135’e çıktı- yeni kadrolar talebiyle buraya tekrar geleceğinizi tahmin ediyorum. O sebeple, geliniz -bu mesele bir millî meseledir, bu ülkenin meselesidir- önce bu ekonomik politikanız noktasındaki üretim merkezli olmayan büyüme stratejinizi sorgulayınız, üretim merkezli.
Sayın Bakan, Türkiye üretmiyor. Yarın Mersin’e gideceksiniz. Güzelliklerin, hatta zenginliklerin şehri olan Mersin’de fabrikalar kapandı. Berdan Tekstil yok. Ben soruyorum: Bu kadar, 102 milyar dolar ihracatınızı, 132 milyar dolar iddia ettiğiniz ihracatı hangi fabrikalarda ürettiniz diye sordum. Kiminle üretiyorsunuz? İşsizlik had safhaya ulaşmış, Mersin’de yüzde 23,7. Fabrikalar kapanıyor, işsizlik, insanlar çalışmıyor, ihracatımız artıyor. Nereden artıyor? Tabii, yabancının parasıyla yabancının ürününü ambalajlayarak, montajlayarak sattık, bunun da adına “ihracat” derseniz, kendimizi aldatmış oluruz. Ama bir sonuç var ki, bu sonuç, bu yaklaşımlarla, bu politikalarla küresel güç olamazsınız, küresel politikalar veya misyonlar da yüklenemezsiniz.
O sebeple, bu kanunu yeterli bulmamaktayız. Ama her şeye rağmen hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 9 Haziran 2010