İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye' de sağlık alanındaki son gelişmeler konusunda

Mehmet Uğur Neşşar

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Haziran 2004 · 636 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Uğur Neşşar (CHP), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE' DE SAĞLIK ALANINDAKİ SON GELİŞMELER KONUSUNDA); konuşma 636 kelime.

Mehmet Uğur Neşşar (CHP, Denizli). “Türkiye' de sağlık alanındaki son gelişmeler konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ugur-nessar-22-2004-06-22-turkiye-de-saglik-alanindaki-son-gelismeler-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sabri Bey, bu yasa tasarısının, komisyondan çıktıktan sonra, neden tekrar komisyonda görüşülüp, şekil değiştirip getirilmesini burada açıklamak için epeyce gayret gösterdi; ben, doğrusu ikna olmadım ve esas eleştirimi de bunun üzerine bina etmek istiyorum.

Şimdi, önce bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Bu yasa tasarısı hazırlanırken, tamam diyoruz, hakikaten güzel bir yöntem izleniyor. Komisyon, Sağlık Bakanlığı, Oftalmoloji Derneğiyle, optisyenlerle, değişik sivil toplum örgütleriyle görüşüyor ve bir yasa tasarısı hazırlanıyor. Bu tasarı komisyondan geçiyor. Eğitime, bilgiye, beceriye önem veren, arkadaşımın dediği gibi Avrupa Birliğine uyuma önem veren bir yasa tasarısı; fakat, aniden, ne oluyorsa, birdenbire bu yasa tasarısı geri çekiliyor, bazı teknik ayrıntılar için geri çekiliyor. Teknik ayrıntı, eğer, eğitime verilen önemi ortadan kaldırıp birtakım insanlara daha ruhsatname vermekse, öyle kabul edelim; ama, bence, bu, AK Partinin hükümet etme anlayışının ve iki yüzünün güzel bir göstergesi; ben, onun üzerine konuşacağım daha çok. Yani, AK Parti dediğiniz, hakikaten, çağdaş, reformist, ilerici, eğitime öncelik veren ve bu yasa tasarısı ilk hazırlandığı zaman da, hakikaten, öyle davranan bir yüz; ama, öteki tarafta da, bizim sıklıkla dile getirdiğimiz AKP yüzü; tipik bir sistem partisi. Yasa tasarısı hazırlanıp da gündeme gelince toplumda oluşan baskılara ödün veren, bunlara boyun eğen, kabadayılığını birdenbire unutuveren bir sistem partisi. (AK Parti sıralarından gürültüler)

Bir dakika, ben, düşüncelerimi aktarıyorum...

OSMAN KILIÇ (Sivas)Hakaret oluyor, yakışmıyor; AK Parti ikiyüzlü mü?!

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla)Rica ederim... Ben görüşlerimi aktarıyorum, siz de söylersiniz. Ben öyle görüyorum.

Yasa tasarısını biz de komisyonda onayladık.

Şimdi, arkadaşımız diyor ki: "Geri çektik; çünkü, birtakım teknik ayrıntılarla ilgili değişiklikler yapmamız lazımdı." Teknik ayrıntıya bakıyorsunuz, yasanın özünü teşkil eden; yani, 5 okul, 600 yükseköğretim görmüş insan var ve bu yükseköğretim görmüş insanlar artık optisyen olsun, gözlükçülük, esnaflıktan bir mesleğe, bir sağlık mesleğine dönsün diye bir yaklaşım varken, birdenbire, yeniden şu kadar insana imkân tanımak için bir teknik değişiklik yapılıyor.

Peki, bunu yapıyorsunuz -sizi kimler ikna etti,nasıl etti bilmiyorum- ama, dışarıda birsürü de ortaokul mezunu arkadaşımız var. Bu insanlar da diyorlar ki:"Bakın, 1992 ve 1993'te yapılan sınavlarda ortaokul mezunlarına da bu hak tanındı. Madem geçici bir hak tanınıyor, o zaman, bu sefer bize de tanısınlar."

Şimdi, madem yüksekokul mezunlarına bu hakkı tanımayı öngören bir yasa çıkarıyoruz, sonra birdenbire değiştiriyoruz; o halde -arkadaşımın dediği gibi; yine kendi sözleriyle dile getirmek istiyorum; "hem tahsile saygı göstereceğiz hem emeğe, işyerine, işverene saygı göstereceğiz" dedi- ortaokul mezunu arkadaşlarımızın da işyeri var...

O halde, bu yasanın gidiş gelişinde hakikaten bir ikili davranış kalıbı karşımıza çıkıyor; bu da, açıkçası, beni oldukça rahatsız ediyor.

Bu değişikliğin nasıl olduğunu öğrenmek isteriz. Kulağımıza gelen bir sürü değişik söz var; fakat, yine, ben, birleşimin başında da söylediğim gibi, dedikodularla iş yapmayı sevmiyorum; ama, bakıyorsunuz, bu arada, eğitim meselesiyle ilgili bir yasa hazırladıktan sonra, bunun değiştirilip yine birkısım insana sınav hakkı veren bir yasa haline dönüştürüldüğü zaman "ihtiyaç mı var, acele mi var" diyorsunuz! Hayır, yeterince lisanslı optisyen var, yeterince eğitim görmüş insan var, toplumda 5 tane yüksekokul var, giderek de mezunların sayısı artıyor; o zaman, ilk yasayla çelişen bir ikna mekanizmasının arada işlemiş olduğu ortaya çıkıyor.

Arkadaşım sınavdan söz etti "çok sıkı bir sınav yapacağız"dedi. Birleşimin başında yaptığım konuşmamda Sayın Müsteşar yoktu; burada olduğuna sevindim; eğer, sınavı Sağlık Bakanlığı yapacaksa, o zaman, o sınavın ne kadar sıkı olacağı, şeflikle ilgili sınavlarda, sabah anlattığım tarzda, karşımıza çıkan kuşkularla beraber geliyor; yok, eğer, sınavı Sağlık Bakanlığı başka bir yöntemle, daha objektif bir yöntemle yapacaksa, o da ayrı bir düşünce ortaya çıkarıyor.

Evet, çok fazla konuşmayacağım. Biz, eğitimden yanayız; biz, eğitim görmüş insanların yapacağı, çağdaş dünyanın kabul ettiği tarzdaki optisyenliğin bir sağlık mesleği olduğuna inanıyoruz ve bu konudaki önergemizi de vereceğiz.

Sınav hakkı tanınacaksa, bu sınav hakkının herkese tanınmasını; eğitim hakkı tanınacaksa, herkese tanınmasını; emeğe, işverene, işyerine ve tahsile beraber riayet edeceksek, toplumun bütün kesimlerini kucaklayacaksak, hep birlikte kucaklanmasını diliyorum.

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 22 Haziran 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook