İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · SALI

Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Haziran 2004 · 581 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 22 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞ.YAP.HAK. KAN.TAS.(SS.611 VE 611'E 1 İNCİ EK)); konuşma 581 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Endüstri bölgeleri kanununda değ.yap.hak. kan.tas.(ss.611 ve 611'e 1 inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 22 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-06-22-endustri-bolgeleri-kanununda-deg-yap-hak-kan-tas-ss-611-ve-611-e-1-i-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, zamanım az diye, bunu çok açıklamadım. Bu tatlandırıcı meselesi Türkiye'de çok konuşuldu, bu konuyla da çok ilgisi yok; ama, bir bilgi vermek istiyorum. Pancardan sakaroz üretiyoruz, bu mısırdan ürettiğimiz nişastadan da früktoz üretiyoruz; dolayısıyla, tatlandırıcıya dönüşüyor. Az çok mürekkep yalayıp bu işe ilgi duyan herkes, bunun nereden üretildiğini bilir; yani, bilgi eksikliğimizden değil; sonucun nereye gittiğini, bu nişasta fabrikalarını, üretimi kimin yaptığını, kaç tane olduğunu, 6 firmanın da kimler tarafından işletildiğini biliyoruz. Hiçbir sanayiciye karşı değiliz; ancak, bunu, böyle, sadece tatlandırıcı üreten firmalar var, insan sağlığına uygun üretiyoruz diye yorumlamamak lazım. Pancar üreticisi nasıl mağdur olmuştur, tatlandırıcıyı mısırdan ürettiğiniz sürece pancardaki üretimin nasıl eksiltildiğini de görüyoruz.

Sayın Bakan komisyonda dedi ki: "Bunlar, eskiden, ithal mısırdan üretiyorlardı, transgenik ürünlerle, genleriyle oynanmış ürünlerle, mısır ithal ediyorlardı, nişastayı böyle üretiyorlardı; ama, biz, ülkeyi sevdiğimiz için -o anlama gelen- bir kolaylık getirdik -kendilerine teşekkür ediyorum- şu alanda ekeceksiniz diye artık insanlara gösteriyoruz; mısırı, Türkiye'de, belirlenen alanlarda ekin diyoruz." Güzel, mısır üretimini artırdınız, tatlandırıcı işleyecek tesislerin Türkiye'de mısır üretmesinin de önünü açtınız. Transgenik ürünlerin zararı var, yararı var; kamuoyu, bu açıklanınca bilgilenecektir, zararlı mıdır yararlı mıdır, hangi ülkelerde nasıl karşılanıyor, ortadadır; ancak, ben burada şunu açıklamak istiyorum değerli arkadaşlar: Transgenik ürünlerin güvenliği kanıtlanmamıştır. Türkiye'de çok sayıda işleniyor. Bundan nişasta elde ediliyor, tatlandırıcı elde ediliyor. Bu yönüyle bir çekincemiz var.

Dünyada yüzde 2 olan, neden bizde yüzde 15'e çıkıyor; bunun açıklamasını, herkes, yapmak ve düşünmek zorundadır. Buna kimse itiraz edemez. Hangi gerekçeyle olursa olsun, Türkiye'de şeker fiyatını düşürmek için dahi, dünyanın öngörmediği bir yöntemi kullanıp, şeker fiyatlarını aşağıya çektik diye, burada, bir anlayış içerisinde olmamız mümkün değildir. Önemli olan insan sağlığıdır. Birinden üretilen şeker 900 000 liraya mal oluyor, diğerinden, pancardan üretilen 1 400 000 liraya mal oluyor. Fiyatı hepimiz biliyoruz; ama, hiçbir meblağ, insan sağlığından daha önemli değildir, hiçbir meblağ, ülkede, pancar üreticisini sıkıntıya sokup işinden edecek kadar önemli de değildir, onların ekmek kapısını yok edecek kadar önemli de değildir. Bu dengenin doğru kurulması lazım.

Haa, "pancar ekmesin, mısır ekiliyor, sanayii dengeleyelim..." Var mı böyle bir şey?! Keşke Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı burada olsa da beraber konuşsak. Kendi Tarım ve Köyişleri Bakanınız bu işe gönül rızasıyla "evet" derse bütün sözlerimi geri alırım. Böyle bir şey yok, dünyada yok. "Bunu kontrol etmek zorundayız" diyen Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı, "bunu dengeli olarak ülkeye yaymak zorundayız" diyen, "bu kotayı düşürüp yükseltmeyi düşünmemiz gerekir" diyen insan Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı. Duyarlılığını bildiğim için burada rahat konuşuyorum.

Değerli arkadaşlar, deniliyor ki: "Hukukla sorunu yok." Hukukla sorunu olmayan bir firmada, Türk hukuku, hiçbir zaman, onun müracaatını sınırlayacak bir karar almamıştır.

"Peki, bu firmalar kurulmuştur, yıkalım mı? Getirin böyle bir teklifi, değerlendirelim" diyor Sayın Bakan. Arkadaşlar, Sayın Bakan da iyi bilir, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hiçbir binayı yıkma kararının alındığı yer değildir; sanayi tesisinin inşaı için bireysel olarak karar alma yeri de değildir; Türkiye'de dengeli düşünme, Türkiye'de dengeyi kurmayı sağlayacak kanunları çıkarma yeridir Türkiye Büyük Millet Meclisi. Biz, hukuk kararlarının, yargı kararlarının milletvekilleri tarafından çıkarılacak bir kanunla yok sayılmasına karşıyız. Kimse bunu farklı anlatmaya çalışmasın. Bakanlığın hukuk müşavirleri bile, buradaki kararı yasal olarak doğru buluyorlarsa, ben, burada söylediklerimin arkasında durarak, her televizyon programında tartışmaya hazırım değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANLütfen tamamlayın efendim.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Biz, hiçbir yeri yıkmak istemiyoruz; ama, biz, önce, Türkiye'de hukuku yıkmak istemiyoruz, yargı kararlarını yıkmak istemiyoruz. Onları yıkarsanız, bütün sanayi sektörlerini yıkarsınız ve o enkazın altında siz de kalırsınız, biz de kalırız.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 22 Haziran 2004

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook