Şanlıurfa ilinin elektrik sorunlarıyla ilgili
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 114. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Temmuz 2004 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Melik (CHP), 13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA İLİNİN ELEKTRİK SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 491 kelime.
Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Şanlıurfa ilinin elektrik sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2004-07-13-sanliurfa-ilinin-elektrik-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Şanlıurfa İlinin elektrik enerjisiyle ilgili sorunlarını dile getirmek amacıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlarım.
Değerli arkadaşlar, medeniyet ve üretim... Elbette ki, bu iki kavramın çok değişik ve uzun açıklamaları yapılabilir; ancak, değil 21 inci Yüzyılda, 20 nci Yüzyılda medeniyet ve üretimden bahsediyorsak, bu, öncelikle, su ve buna bağlı olarak, insanlık tarihinin ateş ve yazıdan sonra en büyük buluşu olan elektrik enerjisi demektir. Bir toplumda, bir ilde veya bir ülkede, hele olanaklarınız çok genişse ve siz, hâlâ elektrik enerjisini düzenli bir şekilde sağlayamıyorsanız, o bölgede medeniyetten ve sudan; dolayısıyla, çağdaş üretimden bahsetmeniz mümkün değildir. Bu şartlarda, olsa olsa ilkellikten bahsedebiliriz.
Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye'nin yılda yaklaşık 1 200 000 ton pamuğa ihtiyacı vardır. İhtiyaç duyduğumuz pamuğun yaklaşık 600 000 tonu, yani yarısı Urfa İlinde üretilmektedir. Pamuk, hepinizin bildiği gibi, sıcak iklimlerde; ancak, su olmadan yetişmeyen bir bitkidir. GAP Projesi kapsamında sulama sadece Harran Ovasında yapılmaktadır; fakat, bugüne kadar, Harran Ovasının dahi tamamı sulanamamıştır. Harran Ovasında devlet imkânlarıyla sulanabilen arazi miktarı 1 400 000 dekardır. O halde, geriye kalan pamuk nasıl üretilmektedir; geriye kalan pamuk ise, Viranşehir, Siverek, Hilvan, Ceylanpınar ve Akçakale-Pekmezli bölgesinde, vatandaşların kendi imkânlarıyla açtıkları 200-300 metrelik derin kuyulardan çektikleri suyla üretilmektedir. Urfa İlinde, tarımsal sulama amacıyla açılan kuyu sayısı yaklaşık 10 000'dir; ama, bu suyun çekilebilmesi için düzenli ve sürekli elektrik enerjisinin sağlanabilmesi gerekir; çünkü, suyu çekmek veya basmak için kullanılan aletler hem çok hassas hem de çok pahalıdır.
Peki, insanların büyük bir özveriyle, devletten bir tek kuruş almadan; ancak, devletin sözüne güvenerek açtıkları bu kuyular yüzünden, şu anda, ne durumda olduklarına bakalım.
Sulama sezonu başladığından bu yana -ki, henüz sezonun ortasına gelinmemiştir- elektrik voltajındaki düzensizlikten dolayı, her çiftçi, en az bir kez dalgıç onarımı yaptırmıştır, sezon sonuna kadar da kaç kez yaptıracağını kestirememektedir. Her dalgıç onarımı 2 500 000 000 Türk Lirasını geçmektedir. Ortalama her 14 dakikada bir elektrik kesilmektedir. Müessese Müdürlüğü, bazı hatlarda sırayla günde 12 saate varan kısıntılara giderek, kendince bir elektrik sırası yapmaya çalışmakta; ancak, yine de, olayın üstesinden gelememektedir. Urfa tarihinde ilk defa, bir grup çiftçi, dün vilayete ve TEDAŞ Müessese Müdürlüğüne yürüyerek tepkilerini ortaya koymaya çalışmışlardır. Hadise, giderek, bir sulama meselesinden çıkarak asayiş meselesine dönüşmeye başlamıştır. Bu arada, Mardin'in Kızıltepe Ovası çiftçilerinin de aynı durumda olduklarını unutmayalım.
Değerli milletvekilleri, bir il merkezi düşünün ki, yaz aylarında ortalama gece sıcaklığı 35 derece olsun, nüfusu da 500 000'den fazla olsun; ama, bu şehirde, bazen 24 saate yakın elektrik kesintisi olsun ve hastalar, röntgen filmi çektirmek için bile, saatlerce beklesin ve bu il merkezinde, yani Şanlıurfa'da elektrikli ev aleti yanmayan bir tek ev olmasın!..
Değerli arkadaşlar, 6 Mayıs 2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına başvurarak, Şanlıurfa İlinde yıllardır yaşanan elektrik enerjisi sorununun sıradan bir sorun olmadığını, dolayısıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konuyu araştırma üzere bir komisyon oluşturması gerektiği isteminde bulunmuştuk ki, bu Meclis araştırma önergemiz hâlâ sıra beklemektedir.
Yine, 27 Mayıs 2003 tarihinde, ben, aynı, bu konuyla ilgili olarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Temmuz 2004