Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)
Şanlıurfa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 64. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Şubat 2006 · 890 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Vedat Melik (CHP), 16 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 890 kelime.
Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 12 nci maddesi üzerinde düşüncelerimi ifade etmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi, öncelikle, saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 22 nci Dönem Parlamentosu, bugüne kadar, toplumun yaşamını yakından etkileyecek, çok önemli yasalar çıkardı. İster iktidar ve muhalefetin anlaşarak çıkardığı yasalar olsun ister Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim karşı çıktığımız yasalar olsun, bu Parlamentonun çok yoğun bir yasama çalışması yaptığı, sanıyorum, gözardı edilemeyecek bir gerçektir.
Ancak, yasalar çıkarılırken veya değiştirilirken, toplumun sıkıntıları ve konunun aciliyeti gözönünde bulundurularak çıkarılması, o yasanın, sorunların çözümündeki etkinliğinin en önemli göstergesi olma durumundadır.
Bugün, görüşmekte olduğumuz bu yasa da, işte, belki de, hemen hemen bütün kesimlerin yıllardır sabırsızlıkla beklediği, başta küçük ve orta ölçekli esnafla, tarım kesiminde mal sahibi veya işçi olarak iştigal eden, herkesi çok yakından ilgilendiren bir yasadır. Hatta, şu anda, izleme oranını tespit edebilme imkânı olsaydı, inanıyorum ki, şimdiye kadar çıkarılan yasalar arasında izleme reytingi en yüksek yasa olurdu. Dolayısıyla, bu derece önemli bir yeniden yapılandırma yasasının, bugün değil de, elbetteki, 3 Kasım seçimlerinin hemen ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi gerekirdi. Ancak, bu böyle olmadı, bugüne dek beklendi, ya çiftçinin, esnafın feryadına inanılmadı veya daha kötüsü olayın ciddiyeti kavranamadı.
Değerli milletvekilleri, sosyal güvence bir insan için neden önemlidir. Elbetteki, herkes için önemlidir. Ancak, herhangi bir resmî kurumda veya büyük özel sektör kuruluşlarının birinde çalışmayan, kendi dükkânında esnaflık yaparak, günlük kazandığını o gün yiyen, yarınki kazancı tamamen Allah'ın takdirine kalmış kesimlerle, kazancı tamamen doğa şartlarına ve kendi inisiyatifi dışındaki piyasa şartlarına göre oluşan tarım sektöründe çalışan insanlarımız için hayatî bir öneme sahiptir. Hayatî bir öneme sahiptir; çünkü, bu kesim için önemli olan belli bir yaştan sonra alacağı emekli maaşı değil, onun ve ailesinin sağlık güvencesi; yani, doktor parası ve hastane masrafıdır.
Hükümetin sunduğu görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının, genel gerekçesinin ilk cümlesinde ki, şimdiye kadar da, çok değerli konuşmacılar tarafından da bu konu dile getirildi. 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan ekonomik krizler, ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatında ciddî boyutlarda olumsuz etkiler doğurmuştur. Bu krizlerin ekonomik hayata doğrudan yansımaları ise, işletmelerin malî bünyelerinin zayıflaması, üretimin daralması veya işyerlerinin kapanmasıyla, işsizliğin artması şeklinde olmuştur. Bunun sonucunda da, sosyal güvenlik kurumlarına ödenmesi gereken primler ödenememiştir tespiti yapılmaktadır. Bu durum tespiti hükümet tarafından ne zaman yapılmıştır? Tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk tarihi 25 Ekim 2005'tir.
Burada şunu sormak istiyorum: 2000-2001 ekonomik krizinin yarattığı sosyal güvenlik primlerinin ödenememesi sorununun bir nebze olsun çözümü için, hükümet, neden bugüne kadar beklemiştir? Özellikle, sağlık primlerini yatıramayan esnaf, sanatkâr ve yüzbinlerce çiftçi, bu süre zarfında tedavi giderlerini nasıl karşılamışlardır? Hükümet, bu kesimlerin feryatlarını inandırıcı mı bulmamıştır, yoksa, malum uluslararası kuruluştan yeni mi izin alınabilmiştir?
Sayın Bakanın bu konuya bir açıklık getirmesini, bütün kamuoyu gibi bizler de merakla beklemekteyiz.
Değerli milletvekilleri, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur prim aflarına yönelik bir düzenlemenin gerekliliği, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu milletvekillerince, 3 Kasım seçimlerinden sonra birçok kez gündeme getirilmiş, birçok kanun teklifi verilmiş, ancak, AKP Grubunun ve Hükümetinin duyarsızlığı neticesinde, konu, ancak, bugün gündeme getirilebilmiştir.
Ancak, sorunun kaynağının doğru tespiti, önümüzdeki süreçte benzer sıkıntıların doğmasına engel olabilecek önlemlerin alınabilmesi açısından son derece önemlidir.
Değerli arkadaşlar, tasarının genel gerekçesinden de anlaşılıyor ki, tahsil edilemeyen prim alacaklarının toplamı, 2005 Mart ayı itibariyle, Sosyal Sigortalar Kurumunda 4,6 milyar YTL, Bağ-Kurda ise, 16,7 milyar Yeni Türk Lirası, toplamda ise 21,3 milyar Yeni Türk Lirasıdır.
Sosyal güvenlik kurumlarının alacaklarının bu denli büyük boyutlara ulaşmış olması dahi tek başına ekonominin durumu hakkında belirleyici bir göstergedir ve genel ekonomik sistemde çok ciddî sıkıntıların olduğunu ve bu sıkıntıların 59 uncu Hükümet döneminde de devam ettiğini gözler önüne sermektedir.
Değerli arkadaşlar, yıllardır, bütün iktidarlar, ülkenin büyük bir gelişme içinde olduğunu, yakında herkesin rahatlayacağı ve refaha kavuşacağı sözleriyle milleti oyalamışlardır. Sizler ve bizler de, seçim sırasında biz iktidara gelirsek, milletin bütün sorunlarını kısa zamanda çözeceğiz diye söz vermedik mi?! Sizin iktidarınız da halen aynı sözleri tekrarlamakta, sık sık Türkiye'nin son üç yıldaki büyüme rakamlarını vermektedir. Ekonomi uzmanları da bunu doğrulamaktadır. Büyüme rakamları doğru olabilir; ancak, çiftçi, esnaf, işçi fakirleşmektedir. Bugün görüşmekte olduğumuz bu yasa da bunu zaten doğrulamaktadır. Öyleyse, büyüyen kimdir? Büyüyen kişiler veya sektörler çiftçinin, esnafın, işçinin aleyhine mi büyümektedirler? Yani, çiftçiden, esnaftan, işçiden alınıp, bu sektörlere aktaran bir sistem mi vardır? Eğer, öyle değilse, yüz binlerce insanımız, neden prim borçlarını bugüne kadar ödeyememişlerdir? Yıllardır, bu insanlar hiç mi hastalanmadılar?! Bu süre zarfında, bunların içinde hiç mi kansere yakalanan, by-pass olan veya karaciğer nakli yaptıran olmadı?! Şimdi, dönüyoruz, tedavi olmadıkları süre içerisindeki sağlık prim borçlarını da onlardan tahsil etmeye karar veriyoruz. Bence, üzerinde önemle düşünülmesi gereken konu budur. Bakın, ben bu konuyla ilgili olarak, size güncel bir örnek vermek istiyorum. Sayın Sağlık Bakanı da burada oturuyor. Şu anda Şanlıurfa'nın bütün ilçelerinde ve merkezde çocuk ölümleri olmaktadır, özellikle Viranşehir İlçesinde. Bugün, Cumhuriyet Halk Partisi de buraya bir heyet göndermiştir. Bu ölümlerin nedeni, kızamık aşısının zamanında yapılamamasından dolayı, SSP denilen, beyinde tahribat yapan ve sonuçta da çocukları ölüme götüren bir hastalıktır. Bu çocukların içinde… Çocuk dediğime bakmayın, içlerinde yetişkin insanlar vardır; 16, 17, 18 yaşında insanlar vardır. Bunlar, zamanında, eğer kendi ihmalleri, eğer ailelerinin ihmalleri veya Sağlık Bakanının zamanında almadığı tedbirler yüzünden, kızamık aşılarını zamanında yaptırmadıkları için daha sonra beyinde bir hastalık oluşmakta ve bu hastalığın sonucunda da ölüme götürmektedir bu hastalık insanları. Bugüne kadar, alınan resmî rakamlara göre 8 çocuk ölmüş, 48 hasta da müşahede altındadır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 16 Şubat 2006