İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Mehmet Vedat Melik

Şanlıurfa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 64. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Şubat 2006 · 458 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Vedat Melik (CHP), 16 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 458 kelime.

Mehmet Vedat Melik (CHP, Şanlıurfa). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-melik-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1066 sıra sayılı yasa tasarısının 12 nci maddesi üzerinde kişisel görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, özellikle sağlık sigortalarına genel bütçeden pay ayrılmalıdır. Avrupa ülkelerinde, kamu sağlık sigortalarına, devlet bütçesinden yüzde 20 ile yüzde 70 oranlarında parasal destek sağlanmaktadır. Bunun gerekçesi, sigorta kuruluşlarına prim ödeyen sigortalıların, doğrudan veya dolaylı mekanizmalarla, yerel bütçeye de vergi vermeleridir. Türkiye'de ise Sosyal Sigortalar Kurumuna genel bütçeden yeterli katkının yapıldığı söylenemez. Kuşkusuz, prim alacaklarının tahsil edilememesinin yanında SSK'nın yaşadığı parasal sorunların önemli nedenlerinden biri de, kamunun, genel bütçeden yeterli katkıyı sunamamasıdır.

Değerli arkadaşlar, gerek işverenlerimizi gerekse kendi nam ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkârlarımızla çiftçilerimizi borçlarını ödeyemez noktaya getiren sebepler nelerdir? Ülkemizdeki primler, Avrupa Birliği ülkeleri gibi gelişmiş ülkelerle bile kıyaslandığında çok yüksek oranlardadır. Halbuki prim oranlarının düşürülmesi, işçi maliyetlerini azaltacağından, hem istihdam açısından olumlu katkı yapacak, hem de kayıtdışına yönelişin önüne geçilmesi bakımından olumlu etkileri olacaktır.

Ülkemiz ekonomisinin içinde bulunduğu en önemli açmaz, kayıtdışılıktır. Kayıtdışı çalıştırmanın ortaya çıkmasında ve yaygınlaşmasında, kuşkusuz ki, o ülkede uygulanan ekonomik, malî ve sosyal politikaların etkisi bulunmaktadır.

Türkiye'de kayıtdışı istihdam, önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede, 2004 yılı itibariyle, istihdam edilenlerin yüzde 53'ünün herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı bulunmamaktadır. Çoğunluğu genç olan nüfusumuzun, hem teknik beceriden yoksun hem de yeterince öğrenim görmemiş olması, kentlere göç ederek tarımsal üretimden uzaklaşması, kent varoşlarında istihdam dışında kalmasına yol açmıştır. Şanslı olanlar, buldukları gündelik işlerle ya da çeşitli işkollarında düşük ücretlerle ve iş seçme olanakları olmaksızın, sendikasız ve sosyal güvenlik kapsamı dışında, sağlıksız ortamlarda, işyeri ve iş güvenliği olmadan, pazarlık gücünden yoksun ve korumasız, istismara açık olarak çalışmak zorunda kalmaktadırlar.

İşsizliğin yaygınlaştığı, yeni istihdam alanlarının yeterli olmadığı durumlarda, işsizler, kayıtlı ekonomide bulamadığı istihdam imkânlarını kayıtdışı faaliyetlerde aramaktadırlar. İşverenler ise, işçi maliyetlerini düşürmek ve istihdam-üretim açısından esnek davranabilmek için kayıtdışına yönelmek zorunda kalmaktadırlar. Özellikle, maliyetleri istihdam vergileri yönünden azaltıcı adımlar, işverenlerin kayıtdışı istihdama yönelik eğilimini büyük ölçüde azaltacaktır. Bu amaçla, işçi ücretlerinden yapılan Gelir Vergisi ve sosyal sigorta prim kesinti oranlarının azaltılması, kayıtdışı istihdamı bir ölçüde de olsa zayıflatacaktır. Bunun yanında, işverenin prim yükü azalacağından ödeme sürekliliği de sağlanabilecektir.

Değerli milletvekilleri, özelde esnafı ve çiftçiyi, genelde ülkedeki bütün kesimleri, uyguladığınız politikalarla, günü kurtarmak için yaşar bir noktaya getirdiniz. Şimdi de onlara geç kalmış bir düzenlemeyi sunarak, esnaftan, çiftçiden "haydi, size kolaylık yapıyoruz, ödeyin artık şu borçları" diyorsunuz. Diyorsunuz da arkadaşlar, esnafın, çiftçinin elinde avucunda olacak ki, bu düzenlemeden faydalanabilsin.

Bütün toplum kesimleri yoksullaşmış, dolayısıyla bu, esnafa da yansımıştır. Dünyanın en liberal ekonomilerinde dahi tarım, serbest pazar anlayışına teslim edilmemiş, tarım hiçbir yerde korumasız, çiftçi hiçbir yerde sahipsiz bırakılmamıştır. Türkiye'de ise tarım, iktidarınız döneminde, tamamen IMF insafına teslim edilmiştir. Türk çiftçisi, dünyada en az destek alan çiftçidir. Hükümetin verdiği destek, 2005 yılında…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 16 Şubat 2006

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook