İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1042)

Mehmet Yılmazcan

Kahramanmaraş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 781 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Yılmazcan (AK Parti), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1042)); konuşma 781 kelime.

Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1042)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2005-12-22-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-h (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bir defa daha görüşülmek üzere gönderilen Hâkimler ve Savcılar Kanununun Bazı Maddelerinin Görüşülmesine İlişkin Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, 29.6.2005 tarihinde 5375 sayıyla kabul edilerek, yayımlanmak üzere, Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, bir maddesi yeniden görüşülmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisine iade edilmiştir. Adalet Komisyonunda görüşülerek Genel Kurula gönderilen tasarıda, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından iade edilen madde metinden çıkarılmış olup, diğer hususlar aynen korunmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada bir konuyu açıklığa kavuşturmakta fayda mülahaza etmekteyim. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kanun, hâkim ve savcı adaylarının mesleğe kabulüne ilişkin sınava ilişkin değildir, avukatlıktan hâkimlik ve savcılığa geçişi düzenleyen maddenin iptaline ilişkindir. Bu hususu da ayırt etmekte fayda mülahaza ediyorum.

Adalet Bakanlığı tarafından yapılan sınavla, hâkim ve savcı meslek mensubu alınmamaktadır, sadece 657 sayılı Kanuna tabi aday memur alınmaktadır. Aday memur stajını tamamladıktan sonra, Adalet Bakanlığının tamamen kontrolü dışında, Yüksek Hâkimler Kurulu tarafından mesleğe kabul edilmektedir. Geçmişte örnekleri olduğu gibi, Yüksek Hâkimler Kurulu, bazı adayların hâkimlik mesleğine geçişini uygun görmemektedir. Bu sebeple, bu düzenlemede hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Ayrıca, bazı hukuk camiasında eleştirilen husus şu: Hâkimlik ve savcılık mesleğinde geçişler için yapılacak sınavın, Adalet Bakanı ve Müsteşarının bulunduğu Bakanlık mensupları tarafından değil, tamamen bağımsız bir kurul tarafından veya Yüksek Hâkimler Kurulu tarafından yapılması şeklinde eleştiriler gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1980 yılından önce Yüksek Hâkimler Kurulunun yapısında Adalet Bakanı ve Müsteşarı yoktu. O zaman da, hâkimlik ve savcılık mesleğine geçiş için yapılan sınav Adalet Bakanlığı tarafından yapılır, yapılan staj sonunda uygun görülenler Yüksek Hâkimler Kurulu tarafından mesleğe kabul edilirdi. Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana sistem bu şekilde işlemektedir. Bizim getirdiğimiz bir yenilik yoktur. Sayın Cumhurbaşkanının veto ederek bir daha görüşülmesini istediği husus, avukatlık mesleğinden hâkimlik mesleğine geçişe ilişkin fıkranın bir defa daha görüşülmesini istemiştir. Bu sebeple, yaptığımız düzenlemenin Anayasaya aykırı bir tarafı bulunmamaktadır. Bu hususun, hukuk camiası tarafından bilinmesini arz etmekteyim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısı, hâkim ve savcılarımız için malî yönden genel bir iyileştirme getirmemekle birlikte, özlük hakları, derece ve sınıf sistemi yönünden önemli yenilikler getirmekte, hâkim ve savcıların malî haklarını da etkileyen belirli kademelere ve sınıflara ulaşma sürelerini bir miktar öne çekerek kısmî bir iyileştirme sağlanmaktadır. Öte yandan, adaylıkta geçen sürenin derece ve kademe yönünden değerlendirilecek olması, henüz birinci sınıf olmamış bütün hâkim ve savcılara bir derece verilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bunlar, son derece ağır bir iş yükü altında bulunan ve milletimiz ve devletimiz için son derece önemli bir görev ifa ettiklerine inandığımız yargı mensuplarının sorunlarının bütünüyle çözüldüğü anlamına da gelmemektedir.

Yüce Meclisimiz, son üç yıl içinde birçok temel yasayı ya tamamen değiştirmiş ya da önemli değişiklikler yapmıştır. Özellikle, ceza kanunlarında yapılan değişikler, hâkim ve savcılarımızı hem bu yasaları yeniden yorumlamak hem de daha önce karara bağlamış oldukları dosyaların birçoğunu yeniden ele almak durumunda bırakmıştır. Hele, 2007 Haziran ayına kadar kurulması öngörülen istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesi durumunda birinci sınıfa ayrılmış veya birinci sınıf olmuş birçok hâkim ve savcı bu mahkemelerde görevlendirilecek; dolayısıyla, hâkim ve savcıların iş yükü ve sorumluluğu daha da artacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET YILMAZCAN (Devamla)Müsaade buyurur musunuz efendim, konunun önemine binaen biraz daha açıklamada bulunacağım.

BAŞKANBuyurun Sayın Yılmazcan; tamamlayabilir misiniz.

MEHMET YILMAZCAN (Devamla)Hukuk reformunu çok boyutlu olarak ele almak zorundayız. Temel kanunları günün ihtiyaçlarına göre yenilemek, yeni ortaya çıkan problemleri çözmek üzere yeni kanunlar çıkarmak elbette önemlidir; ancak, tek başına yeterli değildir. Bu kanunları uygulayacak hâkim ve savcıların sayısını yeterli düzeye, malî haklarını da görevleriyle mütenasip bir seviyeye getirmek zorundayız.

Görüşülmekte olan kanun tasarısı, adaylık süresinin, ihtiyaç halinde bir yıla indirilmesine imkân sağlamak suretiyle, üç, dört ve beşinci bölgelerdeki hâkim ve savcı ihtiyacının karşılanmasına önemli bir katkı sağlayacaktır; ancak, hâkim ve savcıların malî hakları yönünden yeterli iyileştirmeleri maalesef içermemektedir. Bir an önce bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Gelişmiş bir ülke olmanın en önemli göstergelerinden birisi, hukuk devleti olmanın gereklerini yerine getirmektir. Hukuk devleti olmanın en önemli gereklerinden birisi, Anayasanın 125 inci maddesinde düzenlenmiş olan, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması; bir diğeri de, yargı yoluna başvurulan konularda yargıya müdahale edilmemesi, yargıya müdahale sayılabilecek tavır ve davranışlardan özenle kaçınılmasıdır.

Anayasamızın mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen 138 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz" hükümleri yer almaktadır. Bu kadar açık düzenlemeye rağmen…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 22 Aralık 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook