Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)
Kırşehir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Metin Çobanoğlu (MHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 501 kelime.
Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
METİN ÇOBANOĞLU (Kırşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 9’uncu maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugün burada yaptığımız görüşmelerde, komisyon görüşmeleri sırasında yapılan konuşmalarda, biraz önce de Sayın Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya’nın ifade ettiği gibi, bu tasarının bir hukuk reformu olmadığı, geçici bir çözüm için getirildiği ifade edilmiştir. Komisyon görüşmeleri sırasında da buna benzer görüşlerin Adalet ve Kalkınma Partisine mensup milletvekilleri tarafından da ifade edildiğine şahit olduk, bunlar tutanaklarda da vardır. Yani bugün burada bu tasarıyla getireceğimiz kanun yargının iş yükünü hafifletmeyecektir, bir çözüm getirmeyecektir. Bu, birçok konuşmacının da ifade ettiği gibi, yürütmenin yargıyı kuşatma operasyonunun, Hükûmetin yargıyı kendi inisiyatifi altına alması operasyonunun bir parçasıdır. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Bundan bu ülkeye de, bu devlete de, milletimize de hiçbir yarar sağlanmayacaktır. Yargıyla oynamak, adaletle oynamak hiç kimsenin işine yaramayacaktır. Bir gün, burada yapılan bu değişiklikler yarın sizin ayağınıza da dolanabilir ki bu da mukadder bir kaderdir.
Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği günden beri ülkemizdeki insanları ötekileştiren, “yandaş” ve “öteki” şekliyle memurlarımızı, sivil toplum örgütlerimizi böyle algılayan bir siyaset izlemiştir. Bu doğru değildir. Birçok konuda ayrımcılık yapmaktadır, eleştiriye tahammülü yoktur, hiç kimseden farklı bir ses çıkarılmasına razı olmamaktadır. Bu çok ciddi bir problem yaratmaktadır. İşte bugün burada yapılan düzenlemeyle de yargının kendileri açısından son kale olarak gördükleri Yargıtayı ve Danıştayı da istedikleri gibi biçimlendirme operasyonundan ibarettir.
Bugün yapılan değişikliklerle, özellikle üzerinde önerge verdiğimiz 9’uncu maddede de bu keyfîlikler çok açık, net gözükmektedir. Bu maddede deniyor ki: “Yeteri kadar üye olması hâlinde bu daireler iki heyet hâlinde toplanır.”
Değerli milletvekilleri, ben buradan soruyorum: “yeteri kadar üye”den ne kastediyorsunuz? Bu her başkana göre farklı algılanabilecek bir şey. Oysaki biz, hukuk normlarını ortaya koyarken çok daha keskin, herkes tarafından doğru anlaşılabilecek birtakım ifadeleri ortaya koymamız… Burada da sayısal bir ifadenin ortaya konulması gerektiği kanaatindeyim.
Yine özellikle ikinci heyetin başkanının tespiti noktasında daire başkanına keyfî bir atama belirleniyor, bu önergemiz de bunun için verilmiştir. Niye daire başkanı istediğini atayabilsin? Gelin, bizim önergemizde olduğu gibi birlikte “en kıdemli üye atanabilir” diyelim, bu keyfîliği önleyelim. Bana göre, hukukta da idarede de bu ülkeyi yönetirken de yapılması gereken en önemli şey, kişilerin inisiyatifini ortadan kaldırmak, keyfîliği ortadan kaldırmak. Eğer biz bu keyfîliği ortadan kaldırabilirsek bu sefer adalet duygusunu da toplumda yerleştirebiliriz.
Değerli milletvekilleri, öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki, öyle hukuksuzluklarla karşılaşıyoruz ki gerçekten Türkiye'nin geleceğiyle ilgili endişe duyuyoruz. Bakın, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı, aylardır İçişleri Bakanı tarafından açığa alındı. 56 tane müfettiş gitti, hiçbir suç unsuru yok, hiçbir mahkemeye ulaşmış bir şey yok ama Adana Büyükşehir Belediye Başkanı açıkta. Konya Ereğli Belediye Başkanının evi, sabah beşte, 100 emniyet görevlisi tarafından basılıyor, bütün evrakları alınıyor, belediye başkanlığı binası basılıyor. Dört ay geçmiş, hâlâ açılmış bir soruşturma yok.
Değerli arkadaşlarım, bu keyfîliği önlememiz lazım. Sonuç itibarıyla, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı da seçilmiş bir insandır, Konya Ereğli Belediye Başkanı da seçilmiş bir insandır. Hukuku kendimizden olanlara farklı, diğerlerine farklı bir şekilde kullanmak bu ülkeyi sıkıntıya sokar, bu ülkede adalet duygusunu zedeler. Gelin, bundan vazgeçelim.
Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 9 Şubat 2011