İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile japonya hükümeti arasında kaman kalehöyük arkeoloji müzesinin hibe yoluyla yapımına ilişkin nota ve görüşme tutanaklarının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1141)

Mikail Arslan

Kırşehir Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 107. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Mayıs 2006 · 1.466 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mikail Arslan (AK Parti), 25 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE JAPONYA HÜKÜMETİ ARASINDA KAMAN KALEHÖYÜK ARKEOLOJİ MÜZESİNİN HİBE YOLUYLA YAPIMINA İLİŞKİN NOTA VE GÖRÜŞME TUTANAKLARININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S 1141)); konuşma 1.466 kelime.

Mikail Arslan (AK Parti, Kırşehir). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile japonya hükümeti arasında kaman kalehöyük arkeoloji müzesinin hibe yoluyla yapımına ilişkin nota ve görüşme tutanaklarının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s 1141)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mikail-arslan-22-2006-05-25-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-japonya-hukumeti-arasinda-kaman-kaleh (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MİKAİL ARSLAN (Kırşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Japonya Hükümeti Arasında Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesinin Hibe Yoluyla Yapımına İlişkin Nota ve Görüşme Tutanaklarının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Anadolu, antik çağlardan bu yana, birçok uygarlığın doğduğu bir yerdir. Tam Anadolu'nun merkezinde bulunan Kırşehir'in Kaman İlçesi, Kızılırmak Havzasında bulunan konumuyla, eski çağlardan bu yana, Orta Anadolu'da yaşayan uygarlıklar için uygun bir yerleşim yeri olmuş, yeşil, güzel bir ilçemizdir.

Kaman civarında 60'ın üzerinde höyük, tümülüs ve antik yerleşim merkezi bulunmaktadır; ayrıca, yakın çevresinde, ziyarete açılacak, Kapadokya'daki örneklerinden daha büyük yeraltı şehirleri de bulunmaktadır. Mucur'da yeraltı şehri, Kepez yeraltı şehri, Dulkadirli yeraltı şehri ve henüz temizlik çalışmaları yapılmamış onlarca yeraltı şehri Kırşehir bölgesinde de bulunmaktadır. Şu anda ise, sadece Çağırgan'daki Kalehöyük'te kazı çalışmaları yürütülmektedir. 1986 yılında başlayan arkeolojik kazılar Japon bilim adamlarınca yapılmaktadır. Kazı heyetinin Şeref Başkanı olarak Altes Prens Takahito Mikasa, 31 Mayıs 1986 yılında ilk kazmayı vurarak çalışmaları başlatmıştır. Kazı çalışmaları tam yirmi yıldır sürdürülmektedir, elli yıl daha sürmesi planlanmaktadır.

Kalehöyük kazılarında, takriben, yapılan çalışmalarda 10 000 nüfuslu bir yerleşim yerinin olduğu düşünülmektedir. Kazı çalışmalarında, tümülüsü oluşturan 8 katman bulunmaktadır. Her katman yangın sonrası tahrip olmuştur. Yarı çapı 280 metre, yüksekliği 16 metredir. Bölgeyi çevreleyen duvarların uzunluğu ise 1 kilometre uzunluğundadır. Buluntular daha çok Hitit Krallığı ile Asur Koloni dönemine aittir. Karanlık döneme ait bir katmandan ise 240 000 adet parça çıkarılmıştır ki, bu da dünya arkeoloji tarihi açısından son derece önemlidir.

Höyükte, Hititler, Frigler, Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlı dönemine ait yaşam kalıntıları mevcuttur. Ayrıca, 1993 senesinde kazı alanı yakınında büyük bir Japon Bahçesi inşa edilmiştir; ki, Japonya dışında yapılan en büyük Japon Bahçesidir bu.

30 Eylül 2006 tarihinde ise, Sayın Başbakanımızın katılımıyla, bir Arkeoloji Enstitüsü Kaman'a kazandırılmıştır.

Bu yatırımlar, Kaman'ın ve Kırşehir'in sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimini hızlandıracak nitelikte yatırımlardır. Şu anda, yöredeki halkın geçim kaynağı ağırlıklı olarak tarım ve ticarettir; fakat, Kırşehir, Kayseri, Ankara gibi büyük şehirler ve Kapadokya bölgesinin yakınlığı, tarihî zenginliği, ülkemizin hızla gelişen turizm potansiyelinden bu bölgenin de pay alabileceğini göstermektedir. Bölgeye ulaşımı kolaylaştırmak için, Ankara -Balâ- Kırşehir yolu, bölünmüş yol kapsamına alınmış ve yol inşaatı da başlatılmıştır.

Kalehöyük kazılarının başarıyla devam etmesi ve civarında çok sayıda höyük ve tümülüsün bulunması sebebiyle, 2004 yılında, Kültür Bakanlığının girişimiyle, Kalehöyük kazılarında çıkarılan eserlerin dünya kamuoyuna sunulması için bir arkeoloji müzesi inşa edilmesine karar verilince, Japon Hükümetiyle görüşmeler yapılmış ve kazı alanının ve Arkeoloji Enstitüsünün hemen yanında, höyük görüntüsünde, modern ve örnek bir müze inşa edilmesi düşünülmüştür. 2005 yılında, Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü arasında görüşmeler yapılmış ve müzeyle ilgili taslak çalışmalar ortaya çıkarılmıştır. Müzede, gerek sergileme teknikleri gerekse donanım olarak mümkün olan en son sistemler kullanılacaktır.

Değerli milletvekilleri, günümüzde, özellikle gelişmiş Batı ülkelerinde, müzeler eğitimde önemli bir görev üstlenmektedirler, toplumun her kesiminin eğitilmesine katkıda bulunmaktadır. Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesi de, sadece kazılardan çıkarılan eserlerin sergilenmesi, depolanması, korunması ve araştırılması amacıyla kullanılmayacak, aynı zamanda, ziyaretçilerin ve yöre halkının, özellikle çocukların kendi kültürleri ve tarihî geçmişleri hakkında bilgilenmeleri ve eğitilmelerine de katkıda bulunacaktır.

Sergilenme planı üzerindeki çalışmalar, Bakanlık uzmanları, Kalehöyük kazısını yürüten Japon bilim adamları ve müzecilik konusunda uzman Japon tasarımcıların işbirliğiyle yürütülmektedir. Şu anda Kaman Kalehöyük kazı alanının ve Japon Bahçesinin yılda ortalama 30 000 ziyaretçisi bulunmaktadır. Müze yapıldığı takdirde ziyaretçi sayısının daha da artacağı ortadadır. Yapılacak müze özellikle çocuklara yönelik düşünülmekte ve onlara tarih bilincini aktararak, kendi tarihi ve kültürel miraslarına sahip çıkmalarını sağlamak temel amacı güdülmektedir. Bu nedenle, çocukların daha kolay anlayacağı şekilde sözlü ve görüntülü bilgilendirme mekânı ve öğrencilerin eşyalarını bırakabilecekleri mekânlara yer verilmesi planlanmıştır. Ayrıca, ilk defa, kazı yeri, müze ve uygun çalışma koşulları bir arada olan Arkeoloji Enstitüsü faaliyet gösterebilecektir. Bu Enstitünün konservasyon, restorasyon laboratuvarları, arkeologlar ve araştırmacılar için bilimsel yayın ve araştırmaları, derslikleri ve zengin kütüphanesi, sergi salonları ile arkeolojik seminer ve konferansların düzenlenebileceği konferans salonu bulunmaktadır. Laboratuvarda her türlü teknik ekipman ve donanım mevcuttur. 7 500 metrekarelik inşaat alanı bulunan Enstitünün yaklaşık dörtyüz sene hizmet vermesi planlanmaktadır. Böyle bir çalışma ortamı da Türkiye ve dünyada arkeoloji bilimine çok büyük katkılar sağlayacaktır.

Arkeoloji biliminin önemli otoritelerinden, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Sayın Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve Prof. Dr. Nimet Özgüç de bu projeye çok büyük destek vermiş ve yaşatmışlardır.

Bu arada, çalışmalarda emeği geçenler hakkında da bilgiler vermek istiyorum. Japon Ortadoğu Kültür Merkezi, Ortadoğu'ya yönelik akademik alanlarda temel bilgiler veren güvenilir araştırma ve çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla 1978 yılında Altes Prens Takahito Mikasa tarafından kurulmuştur.

Kazı merkezinin bugüne kadar yaptığı önemli araştırmalardan biri, 1985 yılından beri, Kırşehir'e bağlı Kaman Kalehöyük'te Kültür Bakanlığının izinleriyle sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarıdır. Prens Mikasa, kazı çalışmalarına destek vermek amacıyla Türkiye'ye ve kazı alanına bugüne kadar 6 kez ziyarette bulunmuşlardır.

28 Ekim 2005 tarihinde yitirdiğimiz Prof. Dr. Tahsin Özgüç, 1969-1980 yılları arasında Ankara Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmış, ismi Kültepe kazılarıyla özdeşleşmiş; ancak, Kültepe'nin dışında da yürüttüğü pek çok kazıyla da haklı bir uluslararası üne kavuşmuş, yetiştirdiği öğrencileri, çeşitli merkezlerde yaptığı bilimsel kazılar, yayımladığı 100'ü aşkın bilimsel makale ve kitapla ülkemiz arkeolojisine önemli katkılarda bulunan önemli bir hocadır.

Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsünün Kaman Kalehöyük Kazı Başkanı olan Dr. Sachihiro Omura, 1972 yılında Türkiye'ye gelerek Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümünden mezun olmuştur. Hocası Tahsin Özgüç, onu arkeoloji alanında son derece iyi yetiştirmiştir. 1986 yılından itibaren Kaman Kalehöyük kazısını yürütmekte ve kazı başkanı olarak bulunmaktadır.

2005 yılında Japonya Dışişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen JICA (Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı) devreye girerek müzenin oluşumunu başlatmış ve Japonya'dan müze için finans sağlamıştır.

Saygıdeğer milletvekilleri, müze tamamlandığı takdirde, yapılan bilimsel çalışmalar, halka tam yerinde, en uygun koşullarla aktarılmış olacak, gelecek yerli ve yabancı turistlerle de Kaman ve çevresinin ekonomik gelişiminde öncü rol üstlenecektir. Ayrıca, arkeoloji bilimi açısından belki şimdiye kadar yapılmamış önemde uluslararası bir çalışma ve bilim merkezi olacaktır.

Ayrıca, Kalehöyük ile araştırma merkezi arasında kalan 3 000 dönüm alanda kamulaştırma çalışmalarının Kültür Bakanlığı tarafından başlatılması düşünülmekte ve bu alanın, hem Japon kültürü hem Türk kültürü açısından bir rekreasyon alanı olarak planlanması düşünülmektedir. Ayrıca, Japon Bahçesinin hemen üstündeki boş bir alanda da Türk Bahçesi yapılarak gelen ziyaretçilere, hem Türk kültürü, hem Japon kültürü örneklerinin sunulması da düşünülmektedir. Bununla da ilgili proje çalışmaları devam ettirilmektedir. Yine, bu alanda halk kültürleri müzesinin hizmete açılması için de çalışmalar yürütülmektedir.

Ayrıca, bölgenin hemen güneyinde yer alan ve Hirfanlı Barajının hemen kuzeyinde bulunan, sahilinde bulunan Hirfanlı'nın, turizm merkezi ilan edildikten sonra yapılacak olan planlama çalışmaları da başlatılmış ve bu planlama çalışmalarının akabinde turizm merkezi de, yatırımcılara, turizm amaçlı tahsis edilebilecek bir duruma gelecektir.

Ayrıca, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Hirfanlı Barajını su oyunları merkezi alanı ilan ederek, buradaki kültür dokusu ile turizm dokusunu ve sportif faaliyetleri bir arada birleştirerek, turizm için son derece önemli bir çalışmayı da başlatacaktır.

Türkiye'ye gelen Japon ziyaretçi sayısı son derece fazladır, özellikle Japonya'da, buradaki kazı çalışmaları son derece ilgiyle takip edilmekte ve Türkiye'ye gelen birçok Japon turist bu alanı da görmek istemektedirler; fakat, Kalehöyük kazısı, Arkeoloji Enstitüsü ve müzeyle beraber, Japon Bahçesiyle beraber bu çevre faktörleri de desteklenirse, bu alanın son derece önemli bir merkez olacağını da burada ifade etmek istiyorum.

Kırşehir'de takriben 1 150 adet irili ufaklı höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerden sadece 1 tanesi kazılmaktadır. Ne kadar önemli bir tarihî coğrafya üzerinde bulunduğumuzun ifadesi olması açısından da çok dikkat çekici bir alandır. Bu 1 150 höyüğün yanı sıra, yeraltı şehirlerinde de bir inceleme tespit ve kazı çalışmaları başlarsa, bu bölgemiz çok önemli bir arkeoloji merkezi olabilir diye düşünüyoruz.

Ayrıca, Kırşehirimizin termal alanları da mevcuttur. Kırşehir'in merkezinde, Karakurt'ta, Mahmutlu'da önemli termal merkezleri bulunmaktadır. Eğer, bunlar da turizm açısından desteklenir ve yatak kapasiteleri açığa çıkarsa, yatak kapasiteleri artırılırsa, Kırşehir, Nevşehir'le beraber, Kayseri'yle beraber çok önemli bir seyri, turizm açısından çok önemli potansiyeli de açığa çıkarmış olacaktır.

Kırşehir, Kapadokya'nın giriş kapısı olması açısından son derece önemlidir. O yüzden bu müzenin yapılması bölgemiz ve ülkemiz açısından son derece önemlidir ve bu konuda emeği geçenlere de ayrıca teşekkür etmek istiyoruz.

Sayın Onur Öymen, konuşmalarında, Türkiye'nin yolsuzluklar ve usulsüzlükler sıralamasında, 2002 yılındaki sıralamasında 4 üncü sırada olduğunu ifade etti; fakat, 2005 yılında 65 inci sıraya gerilemiştir. Bu da önemli bir aşamadır.

Gerçekten yolsuzluklar ve usulsüzler konusunda çok ciddî çalışmalar yapılması gerekiyor, kurumsallaşmış bazı anlayışların çok büyük bir mücadeleyle değiştirilmesi gerekiyor. Bu, hem muhalefet partileri açısından hem iktidar partileri açısından çok önemli bir süreçtir. Bu konuda çok duyarlı olunması ve çok sert tedbirler alınması gerekiyor. Gerçekten, aslında hiç de hukukî olmayan ve insan haklarına aykırı olan bazı yerleşmiş anlayışların da Avrupa standartlarına göre hiç de uygun olmadığını biliyoruz. O yüzden, yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle mücadelede Hükümetimiz çok duyarlı ve dikkati olduğu gibi, bundan sonra da çalışmalarında çok özel yapılanmalarla ve kanunlarla bunun üzerine gidilmesi gerektiğini de burada hatırlatmak istiyorum.

Desteğinizle kabul edilecek bu tasarının, başta Kırşehir olmak üzere, ülkemiz ve milletimize hayırlı olması temennisiyle beni sabırla dinleme lütfunda bulunduğunuz için teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 25 Mayıs 2006

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook