İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Öğretmen açığı hakkında

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Ocak 2008 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖĞRETMEN AÇIĞI HAKKINDA); konuşma 578 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Öğretmen açığı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2008-01-10-ogretmen-acigi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlarken, ben de gazeteci arkadaşlarımızın Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.

Tabii, bu gündem dışı sözler ne için verilir? Önemli görülen bir konuyu üç sayın milletvekili burada gündeme getirir, hükûmet de cevap verir. Hükûmet ha var ha yok!

MEVLÜT COŞKUNER (Isparta)Yok, yok!

MUHARREM İNCE (Devamla)Yok. Bir tane bakan yok. Böyle bir şey olamaz. Ben geçen dönemde böyle bir olayı, böyle bir görüntüyü dördüncü yılda görmüştüm, sonra dört buçuk yılda da seçim oldu zaten. Şimdi beşinci ayda böyle bir görüntü görüyoruz. Çok eminim ki, bu Parlamento dört sene gitmez. Bundan çok eminim.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, eğitim işinin temeli öğretmen. Nitelikli eğitim nitelikli öğretmenle olur. Bugün ülkemizde öğrenciler öğretmen bekliyor, öğretmen adayları iş bekliyor. Biz böyle bir ortamda, on binlerce eğitim fakültesi mezunu gencimizin işsiz olduğu bir ortamda öğretmen açığını beş dakika burada konuşacağız, Sayın Bakanın yirmi dakika konuşma hakkı olmasına rağmen burada yok. Fakat, nezaket göstermiş, bana haber göndermiş bir toplantıda olacağı için.

Ama, hatırlarsanız, 2008 bütçesini burada görüşürken ben Sayın Bakana şunu söylemiştim: “Sizinle, istediğiniz bir televizyon kanalında, istediğiniz bir saatte bu öğretmen açığını tartışalım.” O günden bu yana bir cesaret gösterip karşıma çıkmadı. Bugün işi olabilir, önemli değil. Şimdi ben tekrarlıyorum: Kendisiyle herhangi bir kanalda öğretmen açığı konusunu tartışmak istiyorum Sayın Bakanla.

NECAT BİRİNCİ (İstanbul)Şöhret istiyorsun.

MUHARREM İNCE (Devamla)Benim yeterli şöhretim var Sayın Birinci. Siz arıyorsunuz şöhreti.

Şimdi, bu konuyu, öğretmen açığı konusunu Sayın Bakanın kendi rakamlarıyla açıklamak istiyorum. Bakın, diyelim ki bir branş, matematik branşı. Rakamlar kolay olsun diye söylüyorum, bu ülkede bir öğretmen on sekiz saat maaş karşılığı, altı saat de ücretli ders, yirmi dört saat… Türkiye’de, yirmi dört bin ders saati olsa -A branşında- yirmi dört bini yirmi dörde böldüğünüzde bin öğretmen lazım. Yani, bu ülkedeki matematik dersinin, fizik dersinin, fen bilgisi dersinin, coğrafya dersinin o ülke genelindeki toplam ders saatini yirmi dörde böldüğünüzde, öğretmen sayısıyla kıyasladığınızda açık ortaya çıkar.

CHP milletvekili bir arkadaşımız bir soru önergesi verdi. Ders ders sordu “Türkiye genelinde ne kadar ders saati vardır?” diye. Bakanlıktan soru önergesine verilen cevap: “Elimizde böyle bir bilgi yoktur.” diyor. Elinizde böyle bir bilgi yoksa, öğretmen açığı konusunda vereceğiniz hiçbir şey sağlıklı demek değildir.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, 2005 yılında, 28/11/2005’te, Sayın Bakan, Sayın Hüseyin Çelik öğretmen açığının 165.826 olduğunu söylüyor. 2007’nin on birinci ayında ise, “12.805” diyor. Personel Genel Müdürü 10 Aralık 2007’de “3 bin” diyor. Sayın Bakan 30 Aralık 2007’de “bin-2 bin civarında açığımız var.” diyor. Herhâlde bizi matematik bilmiyor zannediyor, halbuki biz hayatımızı matematik anlatarak kazandık. Aynı Bakan, 16/11/2007’de “114 bin kadrolu, 30 bin sözleşmeli atadık.” diyor. 10 bin de aralık’ta atandı, yani toplam atama 154 bin. 13 bini mükerrer. Nasıl mükerrer? Sözleşmeliden kadroluya geçmiş, çıkardım, 141 bin. 2003-2007 arasında emekli olanlara baktım, 76 bin emekli var. Demek ki siz 65 bin açığı kapatmışsınız. 2005’te 165 bin diyorsunuz, emekli olanları düştüğünüzde… Yani öğretmen açığı 100 bin. En az 100 bin! Ben iddia ediyorum, bu, 140 bin de olabilir. Şimdi, ne yazık ki halka yanlışlar anlatılıyor.

Bakın, yine söyleyeyim: 2001 yılında Millî Eğitim Bakanlığından emekli olan öğretmen sayısı 8.936’dır, 2005 yılında bu rakam 17.173’tür. Neden AKP döneminde öğretmenlerin emekli olma oranı 2 katına çıktı biliyor musunuz? Hukuksuz atamalar, hukuksuz görevden almalar, siyasi baskılar, huzurun bozulması, iş barışının bozulması, yeteneksiz insanların yönetici yapılması insanları canından bezdirdi. 8 bin dolayında insan emekli olurken AKP döneminde 17 bin dolayında öğretmenimiz emekli olmuştur. Yine, bu dönemde 21 çeşit öğretmen olmuştur: Vekil, usta öğretici, sözleşmeli, kadrolu…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 10 Ocak 2008

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook