İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · SALI

İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 52. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Ocak 2008 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 22 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 551 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2008-01-22-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir süredir üniversiteleri tartışıyoruz. Nedir tartıştığımız konu? İdari, mali, yönetsel, bilimsel özerkliklerinin olması gereken, bilim üretilen, bilgi üretilen yerler. Ama bu üniversitelere böyle değil de ele geçirilmesi gereken, işgal edilmesi gereken yerler olarak bakarsak, tabii ki kamuoyunda tartışmalar kaçınılmaz olur.

Şimdi, sizlere bazı örnekler vermek istiyorum. YÖK’e verilen araştırma görevlisi kadro sayıları 1998’de 5.000; 99’da 5.500; 2000’de 4.000; 2003’te 1410; 2004’te 1410; 2007’de 2.000. Yani, hepimiz biliyoruz ki insan, tasarruf edilecek bir malzeme değildir. Eğer, siz YÖK’ün elini kolunu bağlarsanız, kinle, nefretle, intikamla yaklaşırsanız sorunlar bu noktaya gelir.

2007’de on yedi üniversite kuruldu. On yedi üniversiteye 2008 bütçesi için ayrılan para 150 milyon YTL. Sadece, Uludağ Üniversitesinin bütçesi 166 milyon YTL, İstanbul Üniversitesinin bütçesi 449 milyon YTL. Siz on yedi üniversiteye bir tek Uludağ Üniversitesinin bütçesinden daha az bir para ayırırsanız, görünen köy kılavuz istemez, “Bozdur bozdur harca.” derler. Bu parayla ancak tabela üniversitesi yaparsınız.

Ayrıca, biliyoruz ki 10 bin öğrencilik bir üniversitenin maliyeti 100-120 milyon dolar civarında, daha önce açılan on beş üniversiteyi de hesaba kattığımızda 3,5 milyar YTL dolayında bir para ayrılması gerekirken onun yüzde 1’i kadar parayı ayırdığınızda başımıza gelenlerin bunlar olacağı kesindir.

Yine, Millî Eğitim bütçesinin içindeki YÖK’ün payına baktığımızda da yine, bir intikam duygusunu hep birlikte görebiliriz. 2002’de Millî Eğitim bütçesinin yüzde 25’i YÖK’e ayrılmışken; 2004’te yüzde 23; 2006’da yüzde 21; 2008’de ise yüzde 19,7’ye düşmüştür.

Değerli arkadaşlarım, yine Malatya Milletvekilimiz Sayın Aslanoğlu beş yıldır uğraşıyor burada İnönü Üniversitesinin sorununu çözmek için. Bir başka örnek de ben size Kahramanmaraş’tan vereyim. Sütçü İmam Üniversitesi 92’de kuruluyor, 9 fakültesi var, 4 fakültesinin kadrosu Meclisten geçmiş, 5 fakültesinin kadrosu ne yazık ki 92’den bu yana hâlâ çözülememiş.

Değerli arkadaşlarım, YÖK ne yapacak? Yükseköğretimi koordine edecek, sorunları çözecek. Peki, YÖK’ün başına gelen kişinin geçmişine baktığımızda neler görüyoruz? Bir: AKP’nin mutfağında yetişmiş bir kişi. Nereden biliyoruz? Pollmark şirketinin kurucusu. Bu şirket nerelere iş yapmış? AKP Genel Merkezine, Meclis Başkanlığına, Başbakanlığa. Soru önergeleri veriyoruz “Ne kadarlık iş yaptı?” diye, ne yazık ki cevapları alamıyoruz.

YÖK Başkanı olur olmaz ilk açıklaması, dedi ki, rektörlere seslendi: “Siz, Danıştayın, Anayasa Mahkemesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını görmezden gelin.”

İkinci açıklaması ne oldu? “Üniversiteler paralı olsun.” İşte, tüccar siyaset anlayışının dışa vurumudur bu.

Değerli arkadaşlarım, “Üniversiteler paralı olsun.” dediğinizde size şu cevapla gelindiğinde alınganlık göstermeyin: “Siz cumhuriyetin kazanımlarıyla hesaplaşmak istiyorsunuz.” dediğimizde lütfen lafın tamamını dinleyiniz. Nedir cumhuriyetin kazanımlarıyla hesaplaşmak? Bu ülkede eğitimde fırsat eşitliğini cumhuriyet sağlamıştır; sağlamıştır, o yüzdendir ki çobanlık yapan bir çocuk bu ülkede Cumhurbaşkanı olmuştur, kayıkçının oğlu bu ülkede Başbakan olmuştur. Yadırgamak için söylemiyorum bunları, övünülecek bir şey olduğunu söylemek için söylüyorum. Cumhuriyetin sayesinde olmuştur bunlar. Ama siz “Üniversiteler paralı olsun.” diyerek, diğer taraftan da fakir fukara, garip gureba edebiyatı yaparak o fakir çocukların önünü kesmiş oluyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, burada sizlere şunu söylemek istiyorum: YÖK’te hukuksuzluk dönemi başlamıştır. 27 Aralık 2007 günü Mısır’a gitti YÖK Başkanı, dört gün sonra döndü. YÖK tarihinde ilk kez hiç kimseye vekâlet bırakmadı. İki başkan vekili vardı -birinin imza yetkisini aldı, biri istifa etmişti- hiç kimseye vekâlet bırakmadan Mısır’a gitti YÖK Başkanı. Hukuksuzluğun bir başka örneği de bu.

Üniversitelerin kadro sorunu var, kaynak sorunu var, çocukların yurt sorunu var, kahvaltı yapamıyorlar, barınma sorunları var, mezun olan çocukların iş sorunları var.

Bakın, Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin 24/5/2006 günü bir açıklama yapıyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 22 Ocak 2008

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook