İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında (s.s.1136)

Muharrem Kılıç

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 85. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Nisan 2006 · 950 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Kılıç (CHP), 6 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA (S.S.1136)); konuşma 950 kelime.

Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında (s.s.1136)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2006-04-06-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-s-s-1136 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1136 sıra sayılı yasa teklifiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi açıklayacağım. Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu yasa teklifi, çok kısa süre önce Yüce Mecliste görüşülmüştü; ancak, bu Mecliste kabul edilen bu teklif, Sayın Cumhurbaşkanımızca, bir daha görüşülmek üzere Meclise iade edildi. Adalet Komisyonunda da hiçbir değişiklik yapılmadan, bu teklif, şu anda, yine karşımıza gelmiş bulunuyor.

Değerli arkadaşlar, bu teklif -yasa görüşülürken de, yasa teklifi görüşülürken de belirtmiştik- özel bir teklif, saklamaya, gizlemeye gerek yok. Komisyon aşamalarında da, Genel Kurul aşamalarında da, bu teklif, Sayın Necmettin Erbakan'ı, geçmişteki Refah Partisinin Genel Başkanı olan Sayın Necmettin Erbakan'ı kurtarmaya yönelik, infazını kolaylaştırmaya yönelik bir teklifti. Bu konuda hiçbir şüphe yok. Sayın Cumhurbaşkanı da geri gönderme gerekçesinde "yasalar özel kişiler için yapılmaz, yasaların genel olması gerekir" diyor. Ancak, biz, burada, Yüce Meclisi, bir kişinin cezasının infazını kolaylaştırmak için, maalesef, iki kez, burada, bu kanunu, bu kanun teklifini görüşmek için çalıştırmış oluyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu cezanın mahiyeti neydi acaba, bu ceza ne için verilmişti, bunu biliyor muyuz? Malumunuz üzere, Refah Partisi 1998 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldığında, bu kapatılma kararından hemen önce Hazineden yardım almıştı, o zaman 1 trilyona yakın bir yardım almıştı. Onun dışında, Refah Partisinin o zamanki kasasında, 10 000 000 Deutche Mark, 943 000 ABD doları bulunmaktaydı. Ancak, bu paralara, parti kapatıldığı için Hazine el koymasın diye, partinin o zamanki genel yönetim kurulu üyeleri, il başkanlarını ve il saymanlarını çağırarak, sanki bu paraları onlara ödemişler, onlar bu paraları harcamışlar gibi göstererek, hükmü veren ağır ceza mahkemesinin kararında belirtildiği gibi, sahte evrak düzenleyerek, Hazinenin parası birileri tarafından harcanmış gösterilmiş ve kamuya ait paraya el konulmuş. Durum bu. Bundan dolayı ağır ceza mahkemesi karar veriyor, bu kararın infazı bir türlü gerçekleşmiyor.

Bununla ilgili görüşmeler, ceza infaz kanunu, cezaların infazı ve tedbirlerle ilgili kanun görüşülürken, hem Cumhuriyet Halk Partili hem de Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlar tarafından görüşüldü. Oradaki görüşmelerde şöyle bir kanaat oluştu "bu tip durumlarda, kamuya verilen zararlar, mağdurun zararları karşılandığı takdirde ancak bu kişiler özel infaz hükümlerinden faydalandırılsın" denildi; bunda hemfikir olduk. Henüz yasa çıkalı bir yıl gibi kısa bir süre oldu. Peki, ne değişti değerli arkadaşlar?

Sayın Cumhurbaşkanımız gerekçelerinde açıkça belirtmiş, diyor ki: "Bu, şahsa ait bir düzenlemedir ve bu düzenlemede kamu yararı da bulunmamaktadır." Ancak, burada, Adalet ve Kalkınma Partisinden çıkan konuşmacı arkadaşlarımız, burada, Sayın Cumhurbaşkanımızı eleştiriyorlar.

Değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanımız devletimizin başıdır, devletimizin temsilcisidir. Burada, uluorta, Sayın Cumhurbaşkanımızı kimsenin bu şekilde eleştirmeye hakkı da yoktur, haddi de yoktur.

ASIM AYKAN (Trabzon)Burası Meclis… Uluorta olur mu yani?!

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Milletvekili konuşuyor…

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Kaldı ki, değerli arkadaşlar, burada Sayın Cumhurbaşkanımızı sadece bununla da eleştirmiyorlar; diyorlar ki, efendim, bazı atamaları Sayın Cumhurbaşkanı engelliyormuş, yine, bazı konularda af yetkisini kullanıyormuş.

Değerli arkadaşlar, Anayasadan haberiniz yok herhalde. (AK Parti sıralarından "var, var" sesleri) Anayasamızın 104 üncü maddesini okuyacak olursanız, orada, Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkilerinin ne olduğunu da görürsünüz.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Anarşistleri de mi affeder?!

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Anarşistleri affeden Sayın Cumhurbaşkanı değil, Adalet Bakanlığıdır, Adalet Bakanlığı…

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Anarşistleri affeden Adalet Bakanlığıdır!

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Çünkü, değerli arkadaşlar, herhalde bilmiyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanına bir başvuru yapıldığı zaman, Sayın Cumhurbaşkanı o başvuruyu Adalet Bakanlığına gönderir, onun dosyasını Adalet Bakanlığı hazırlar. Adalet Bakanlığı, o hükümlüyle ilgili dosyayı hazırlar. Adlî Tıp Kurumundan, İhtisas Dairesinden gerekli raporları alır, ondan sonra Sayın Cumhurbaşkanına sunar; der ki, bunun şartları tutuyor.

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Mecbur mu affetmeye?!

ORHAN ERASLAN (Niğde)Bakanınıza sorun, Bakanınıza!.. Bakanınıza sorun!.. Ayıp!

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Yoksa, Sayın Cumhurbaşkanı, kendiliğinden, resen, şu insanları affedeyim demez. Lütfen, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyin; lütfen, Sayın Cumhurbaşkanımızı, devletin başı olan Sayın Cumhurbaşkanımızı -lütfen- burada tartışılır duruma getirmeyin. Bu devlet hepimizin devleti, bu çatı hepimizin üzerinde bulunuyor değerli arkadaşlar. Bu şekilde devletin birliğini, bütünlüğünü sağlayamayız, bu şekilde millî birliği sağlayamayız, bu şekilde terörü önleyemeyiz. Devletin kurumlarına karşı çıkarsak, devletin kurumlarını yıpratmaya çalışırsak, bu anlayış devleti yıpratmaya götürür. Burada birilerini eleştireceğiz derken, devleti, lütfen, yıpratmayalım.

Değerli arkadaşlar, şu anda, Adalet ve Kalkınma Partisindeki, Sayın Erbakan'ı, bu kurtarma telaşı nereden geliyor? Bu tartışmalar komisyonda yapıldı. Arkadaşlarımız dedi ki: "Hayır, arkadaş, kim olursa olsun, bu zararı karşılasın, ondan sonra bu infaz hükümlerinden yararlansın." Neyi amaçlıyordunuz; diyordunuz ki, şu anda içimizde olan, o zamanki Refah Partisinde görev yapan ve şu anda içinizde olan, bakanlar var, milletvekilleri var, parti yöneticileri var; bunların da ödemesi gereken, bunların da sorumlu olduğu paraları, Sayın Erbakan'a yükleyelim, Sayın Erbakan bu paraları ödesin, biz de bundan kurtulalım.

Ancak, sizin oyununuzu Sayın Erbakan bozdu; o paraları ben ödemiyorum dedi, eğer bu paralar ödenecekse, o zamanki tüm sorumlular eşit şartlarda paraları bölüşsün, ben de hisseme düşeni ödeyeyim dedi. Oyununuzu bozdu. Bu şartlar altında, şu anda, seçime giderken, Sayın Erbakan'ı cezaevine göndermeye korkuyorsunuz; çünkü, bunu tabanınıza anlatamazsınız. Seçime giderken, Sayın Erbakan cezaevinde olacak, siz de gittiğiniz bölgelerde, bunun izahını yapacaksınız.

Siz, değerli arkadaşlar, şu anda, Sayın Erbakan'ı düşündüğünüzden değil, şu anda, siyasî kaygılarla, siyasî düşüncelerle bu şekilde bir düzenleme yapıyorsunuz; ancak, bu düzenlemeyle, değerli arkadaşlar, tek kişilik yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz. Oysa, yasalar, genel yapılır, objektif yapılır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Kılıç, konuşmanızı tamamlayınız.

MUHARREM KILIÇ (Devamla)Ancak, gerek komisyonlardaki gerek Genel Kuruldaki tüm bu uyarılarımız dikkate alınmadı.

Bu yüce milletin bir yığın sorunları var değerli arkadaşlar. İnsanlarımız yoksulluktan, işsizlikten perişan. Şu anda, 100 000'i aşkın devlet memuru sicil affı bekliyor. Yüzbinlerin sorunlarıyla uğraşmayacağız, tek kişinin sorunuyla Yüce Meclisi burada meşgul edeceğiz. Bu anlayış, doğru bir anlayış değildir değerli arkadaşlar; bu anlayış, bizleri bir yere götürmez. Yüce milletimiz, bizleri sorunlarına çözüm üretelim, sorunlarına çare bulalım diye gönderdi; buraları, şahıslar için özel düzenlemeler yapalım diye göndermedi.

Bu düşüncenin yanlış olduğunu belirtiyor, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 6 Nisan 2006

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook