Türk siilahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi ve görevlendirilmesi hakkında başbakanlık tezkeresi
Sivas Milletvekili · Büyük Birlik Partisi
Genel Kurul, 3. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Ekim 2008 · 340 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi), 8 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİİLAHLI KUVVETLERİNİN IRAKIN KUZEY BÖLGESİ İLE MÜCAVİR ALANLARA GÖNDERİLMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ HAKKINDA BAŞBAKANLIK TEZKERESİ); konuşma 340 kelime.
Muhsin Yazıcıoğlu (Büyük Birlik Partisi, Sivas). “Türk siilahlı kuvvetlerinin ırakın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi ve görevlendirilmesi hakkında başbakanlık tezkeresi”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhsin-yazicioglu-23-2008-10-08-turk-siilahli-kuvvetlerinin-irakin-kuzey-bolgesi-ile-mucavir-alanlara (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHSİN YAZICIOĞLU (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’ye yönelik olarak devam eden terör faaliyetlerini durdurmak için sınır ötesine asker göndermek üzere Hükûmete verilen yetki süresinin bir yıl daha uzatılmasına Büyük Birlik Partisi olarak olumlu bakıyoruz.
Elbette, bu yetkiyi geçmişte kullanmış olan iktidar bu defa da Meclisimizden alacak. Bugün uzatılacaktır. Ancak, mesele, yetki vermek ve operasyon yapmaktan ibaret değildir. Önemli olan, bu ihaneti durdurmak ve yok etmektir. Terör, yaklaşık yirmi beş yıldır devam ediyor. Bu kadar uzun süreli dayanması ve devam etmesi, arkasında uluslararası güçlerin varlığını açıkça ortaya koymaktadır. Bunun için, içeride ekonomik, sosyal ve hukuki tedbirler kararlılıkla uygulanmaya konulurken, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünden taviz vermeden teröristle kararlı bir mücadele yapılmalıdır. Bölgenin işsizliği, yoksulluğu ve göçünün sebebinin PKK olduğu çok iyi bir şekilde bölge vatandaşlarımıza anlatılmalıdır ve okullarımızda terör dersleri verilmeli ve terörün yakıcı ve yıkıcı yanları herkese çok iyi bir şekilde öğretilmelidir.
Kürt-Türkmen, Alevi-Sünni kardeşliği, ortak aidiyet duygusu geliştirilirken, bölücü terör örgütü ortak düşman olarak kabul edilmelidir. Başta milletvekilleri olmak üzere, Kürt-Türkmen herkes PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmeli ve açıkça tavır koymalıdır.Bir taraftan Mecliste Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden taviz vermeyeceğine yemin ederken, diğer tarafta ihanet odaklarıyla birlikte olduğunu gizlemeyen milletvekillerinin varlığı Türk milletini ciddi şekilde rahatsız etmektedir.
Terörün dış kaynakları kesilerek lojistik imkânları kurutulmalıdır. Bunun için tüm iç ve dış odaklara karşı etkin ve kesin bir müeyyide uygulanmalıdır. Son terör saldırılarını ve sonuçlarını milletçe hazmetmemiz mümkün değildir. Onur kırıcı bu hareketin karşısında söylenen gerekçeler daha da kahredicidir. Artık milletimiz “uzun vadeli”, “sabırlı” vesair gibi başlayan sözleri duymak istememektedir.
Teröristle mücadele için sabit karakollar ve düzenli ordu yerine, mobil timler şeklinde oluşan özel kuvvetlerle bu mücadele yürütülmelidir. İstihbarat değerlendirmede ciddi bir koordinasyon kurulunun oluşturulması şarttır. Türkiye sadece kendisine ait bir uyduyla ve teknik imkânlarla sınırlarımızı kontrol etmelidir ve stratejik iş birliği yaptığımız iddia edilen devletlerle istihbarat paylaşımına güven duyulmamalıdır.
Irak sınırı fiziki olarak korumaya müsait değildir. Bu sebeple Irak’ta kaygılarımızı giderecek bir siyasi otorite oluşana kadar Irak içerisinde bir güvenlik amaçlı tampon bölge mutlaka oluşturulmalıdır. Bunun için de…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 8 Ekim 2008