Sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas.(ss.687)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Aralık 2004 · 421 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Murat Başesgioğlu (AK Parti), 2 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS.(SS.687)); konuşma 421 kelime.
Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Sosyal sigortalar kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas.(ss.687)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2004-12-02-sosyal-sigortalar-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-687 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün huzurunuza, Sosyal Sigortalar Kanununda değişiklik yapan bir tasarıyla gelmiş bulunmaktayız.
Tasarının özü, yurt dışında tedavi yapılmasına ilişkindir. Daha önceki yasalarımızda, şu anda Sosyal Sigortalar Kurumunda aktif olarak sigortalı çalışan vatandaşlarımıza bu hak verilmiş bulunmaktadır; ama bu sigortalının eşine, çocuklarına, geçindirmekle mükellef olduğu yakınlarına yurt dışında herhangi bir tedavi imkânı mevcut mevzuatımızda yoktur.
Huzurunuza getirmiş olduğumuz bu düzenlemeyle birlikte, artık aktif sigortalının yanında, sigortalının kendisinin, geriye dönük 300 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması şartıyla, sigortalının diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabiî olarak çalışmayan ya da gelir veya aylık almayan eşi ile geçindirmekle yükümlü olduğu çocukları, ana ve babası; yine, bu kanuna göre sürekli iş göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlar ile bu kimselerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babası; hak sahibi olarak gelir veya aylık alan eş, çocuk, ana ve baba; yani, bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, şayet bu değişiklik tasarısı Yüce Meclisin onayına mazhar olursa, bundan böyle, hem aktif sigortalı hem de bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk, ana ve babası Türkiye'de mümkün olmayan tedavilerini yurt dışında yaptırma imkânına kavuşmuş olacaklar.
Bu, aynı zamanda, sosyal güvenlik kuruluşlarımız arasındaki bir standart farklılığını, norm farklılığını da gidermeye yönelik önemli bir düzenlemedir. Zannediyorum, bütün gruplarımız bu konuda hemfikirdir.
Bağ-Kurda da aynı şeyi yapmak istiyoruz; ama, teknik bir husustan dolayı, yasa yapma tekniğinden dolayı buraya dahil edemedik; ama, en kısa zamanda, Bağ-Kur kapsamında olan vatandaşlarımıza da Türkiye'de tedavisi mümkün olmayan hastalıklarının yurt dışında tedavi imkânını getirecek yasal düzenlemeyi de Yüce Meclisin huzuruna getirmeyi amaçlıyoruz.
Böylece, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK arasında bu konudaki norm ve standart birliği sağlanmış, bu sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunan bütün vatandaşlarımız aynı tedavi süreçlerine tabi olmuş olacaklardır.
İzninizle, geçmişteki uygulamaya ilişkin bazı bilgileri de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği, yani, yurt dışında tedavi imkânının getirildiği 1987 yılından 2000 yılına kadar, Sosyal Sigortalar Kurumu, 169 sigortalısını yurtdışına göndermiştir. Görüldüğü gibi, 1987 yılından 2000 yılına kadar 169 kişi, çok fazla bir sayı değildir.
Şunu da memnuniyetle ifade etmemiz lazım ki, Türkiye'de hastalıkların tedavi yöntemleri, diğer gelişmiş ülkelerle hemen hemen eşdeğer durumdadır, bu da, tıp alanında ülkemizdeki gelişmeler adına sevindiricidir; ama, ola ki, yeni teknolojik bir gelişmeden dolayı, yeni bir buluştan dolayı Türkiye'de tedavi imkânı olmayan ve bu hastalığına, bu durumuna yurt dışında çare arayan vatandaşlarımıza da, Yüce Meclis olarak böyle bir imkânı açma arzusundayız. Bu değişikliğin, bütün sigortalılarımıza, sosyal güvenlik sistemimize hayırlı olmasını diliyorum.
Bu tasarının öncelikle görüşülmesine onay veren Değerli Grup Başkanvekillerimize ve Başkanlık Divanına çok teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 2 Aralık 2004