İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Organ bağışı konusunda

Zafer Hıdıroğlu

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Aralık 2004 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zafer Hıdıroğlu (AK Parti), 2 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDA); konuşma 468 kelime.

Zafer Hıdıroğlu (AK Parti, Bursa). “Organ bağışı konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zafer-hidiroglu-22-2004-12-02-organ-bagisi-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa)Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; Sayın Başkanımın da dediği gibi, hayatî öneme sahip bir konuyla ilgili görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum; hepinize saygılar sunuyorum.

Tabiî, zaman zaman milletvekili arkadaşlarımıza, vatandaş, gerek kendi meseleleri gerek ülke problemleriyle ilgili geldiklerinde, kendi getirdikleri konuların hayatî öneme sahip konu olduğunu söylerler, konuları çok önemli olmasına rağmen; ama, hayatî önem açısından baktığımız zaman aynı şeyi düşünemeyiz; ama, bugün, burada, organ nakli konusunu, hayatî öneme sahip bir konuyu görüşmemizde fayda telakki ettiğim için, bu konuyu, sizlerle ve aziz vatandaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Organ bağışı Türkiye'de gerektiği şekilde uygulanamıyor. Biliyorsunuz, herhangi bir organımızı, gerek sağlığımızda başka bir hastaya vererek yaşamasını sağlamak gerekse öldükten sonra verilmek üzere yaşamımızda bağışlarız ki, bu bağışlar, yüzde 90'ın üzerinde bir oranda, öldükten sonra verilmek üzere yapılmaktadır.Fakat, Türkiye'de bu konuda çok önemli sıkıntılar var. Yaptığım araştırmalarda, Türkiye'de, diğer Batı ülkelerine, dünya ülkelerine oranla, çok düşük seviyededir. İngiltere'de halkın yüzde 20'si organlarını bağışlarken, Avustralya'da yüzde 23 civarında halk organ bağışında bulunurken, diğer Avrupa ülkelerinde de azımsanmayacak ölçüde organ bağışları yapılırken, Türkiye'de yüzde 20 değil, yüzde 1 de değil, yüzbinde 1 oranında bir organ bağışıyla karşılaşıyoruz ve bizim için çok acı bir durum olan bu konunun yetkili mercilerce dile getirilmesi ve bu konunun çözümü için, Parlamentoda 550 milletvekili arkadaşımızın, sivil toplum örgütlerimizin ve kamu kurum ve kuruluşlarımızın, bakanlıklarımızın mutlaka devreye girmesi gerekir.

Değerli dostlar, tabiî, halkımızın da bu işe fazla duyarlı olması önemli. Bu işin az olması, yani, oranın düşük olmasının esas nedenlerine baktığımızda, organize ve tanıtımda yetersizliğimiz, ayrıca, dinsel kaygılardan dolayı birtakım sıkıntılar çeken halkımızın ne yapacağını bilmemesi var; ama, bu konuda, izninizle, birkaç cümle söylemek istiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, daha önce, bu işin bir problem olmadığı, kesinlikle organ bağışı yapılabileceği konusunda açıklamalarda bulunmuştu. Bunların detayına girmek istemiyorum.

Hatta, zannediyorum 1980'li yıllardaydı, şu anda aramızda görev yapan, şu anda Parlamentoda bulunan zamanın Diyanet İşleri Başkanı Sayın Tayyar Altıkulaç'ın, o zaman -daha televizyonlar yeni- siyah-beyaz televizyonlarda, tıpla ilgilenen bazı doktor arkadaşlarla beraber yaptığı programda, organ bağışının bırakın günah olmasını, tavsiye eder nitelikteki açıklamalarını ben duymuştum; çünkü, Hocam da biliyor biz de biliyoruz ki, bizim dinimizde bir insanın kasten ölümüne neden olarak hayatına son verilmesi, tüm insanlığın ölümüne neden olmak kadar kötü; bir insanın sağlığına kavuşmasına, hayata dönmesine vesile olunması da, tüm insanlığın hayata dönmesi kadar iyi demektir.

Öyleyse, biz öldükten sonra başkasının hayatına dönmesine vesile olacak ve bize de hiçbir zararı olmayacak olan bir organımızın bağışı konusunda, acaba, biz mi duyarsızız, yoksa, Türkiye'de halkın daha duyarlı hale getirilmesi için yapılması gereken şeyler mi var?

İşte, bu noktada, baktığımızda, Türkiye'de 30 000'in üzerinde böbrek hastası, zannediyorum, haftada üç defa o diyaliz makinesine girerek, onun hem gidip-gelme zorluğunu çekmekte hem de diyalize girmenin insan vücuduna verdiği ıstırabı yaşamaktadır. Şu anda da, böbrek nakli bekleyen 6 500 civarında hastamızın varlığını düşündüğümüzde, ciddî tedbirler almamız lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 2 Aralık 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook