T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 58. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Şubat 2006 · 644 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Murat Başesgioğlu (AK Parti), 2 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 644 kelime.
Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-02-02-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Soru soran arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.
Öncelikle, bu, TÜFE farklarıyla ilgili konuyu bir aydınlığa kavuşturmak istiyorum; gerçekten, her platformda karşımıza çıkan bir konu bu sayın Başkanım, değerli arkadaşlar.
Soruyu soran arkadaşlarımız da bu hususu yakınen biliyorlar. Konu, 2000 yılından bu tarafa süregelen ve yerel mahkemelere ve Yargıtaya kadar intikal etmiş, hukukî ihtilaf haline gelmiş bir konu. 1999 yılında çıkartılan bir yasayla emekli aylıklarının artışı bir önceki ayın TÜFE artış oranına bağlandı. 1999 Aralık ayından 2000 Ocak ayına geçişte bu TÜFE farklarının maaşlara yansıtılması gerekiyordu. Ama, o zaman bu yansıtma geç yapılmış. Kurum 2002 yılında bunun farkına vararak 17 günlük, 19 günlük TÜFE farklarını emeklilere ödemiş. Sonra yine, 4,5 trilyon lira civarında -eski para birimiyle- bir miktar daha, kamuda çalışanlara da bu TÜFE farkları ödendi.
Şimdi, ihtilaf şu: Bu TÜFE farkı sadece 19 günlük değil, temadi eden 28 aya yayılmıştır diye işçi emeklilerimizin konuyu dava etmeleri söz konusu. Bugüne kadar 1 830 civarında, çeşitli mahkemelere açılmış davalar var. Peki, bu davaların neticesi ne oldu; bu davaların bir kısmında, ilk başlangıçta emeklilerimizin hakkı olduğu konusunda kararlar verildi. Ama, birçoğunun, özellikle son zamanlarda Yargıtayın ilgili dairelerinin vermiş olduğu kararlarda, kurum lehine kararlar çıkmaya başladı, son kararlar da bu şekilde çıktı ve Yargıtayın da değişik daireleri arasında bu konuda da bir görüş birliği yok. Şimdi, kurum, açıkçası, ortaya çıkmış bir içtihat olmadığı için, bu noktada, ödeyip ödememe konusunda haklı olarak bir çekingenlik gösteriyor. Yarın arkadaşlarımız bu parayı ödediği zaman kendilerine zimmet çıkma ihtimali var. Çünkü, belirlenmiş bir durum yok. Biz bu safahat devam ederken emeklilerimize dedik ki; münferit olarak dava açmayın; Yargıtay içtihatlarıyla kesin bir hukukî karar ortaya çıkarsa, merak etmeyin, sizin alacaklarınız son kuruşunuza kadar ödenecektir. Hâlâ bu sözümüzün arkasındayız. Ama, Bakan olarak benim ve Sosyal Sigortalar Kurumunun önünde şu anda uygulayabileceği bir kesinleşmiş yargı kararı yok. Münferit olarak mahkemelerin ve Yargıtayın vermiş olduğu, onadığı kararların paraları zaten emeklimize ödenmiş durumda; ama, dediğim gibi, bu konuda çok değişik kararlar olduğu için uygulamaya esas teşkil edecek bir yargı kararı henüz daha kesinleşmiş durumda değil. Biz, Bakanlık olarak ve Sosyal Sigortalar Kurumu olarak bu yargı kararının, yargı sürecinin kesinleşmesini bekliyoruz. Onun için, benim, herkesten ricam, emeklilerimizi bu anlamda aydınlatmamız lazım, onlara "sizin bu anlamda kesinleşmiş bir alacağınız var, Bakanlık bunu inadına ödemiyor" gibi, onları yanlış yönlendirecek bir davranış içine girmememiz lazım.
BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)Hükümet ödemiyor, Hükümet, Bakanlık değil.
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Hayır Bayram Bey, bu konuda biz bunu seve seve öderiz; yani, yeter ki emeklimizin bu konuda yargı kararıyla kesinleşmiş bir hakkı olduğu hukuk âleminde kesinlik kazansın. Bunu ödemekten ne ben imtina ederim, ne Sosyal Sigortalar Kurumundaki arkadaşlarımız imtina eder. Eğer öderlerse, yarın kendilerine hesap sorulur bu arkadaşların. O hesap sorulduğu zaman da hiçbirimiz o arkadaşların yanında olamayız. Onun için, bu yargı sürecinin kesinleşmesinin gerektiğini, bir kez daha altını kalın çizgilerle çizerek ifade etmek istiyorum. Bu, basında da yazılıyor, çeşitli ortamlarda da söyleniyor. Bu konuda hepimizin bir sorumluluk anlayışı içerisinde hareket etmesinde fayda var diye düşünüyorum.
Zamanım varsa diğer soruları da cevaplamaya çalışayım...
Konya Milletvekilimizin sormuş olduğu, acaba emekliden vergi iadesinden dolayı 1 katrilyon liralık bir para mı alındı; hayır. Bu konudaki rakamlar şöyle: Maliye Bakanlığımızın yapmış olduğu hesaplamalara göre veyahut da onlardaki resmî verilere göre "on yıllık ortalama 3,2 ile 3,9 arasında değişiyor" diyor arkadaşlarım. Maliye Bakanlığımızın bize…
ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)"5 yerine 4 olmakla 1 katrilyon lira düşüyor" deniyor...
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Şimdi, ama, bu 5'in doldurulmadığını Bütçe Komisyonundaki bilgilerden siz de hatırlıyorsunuz; yani, Maliye Bakanlığımızın almış olduğu on yılın ortalamasının 3,2 ile 3,9 arasında, yani 4'ü bile doldurmadığını ifade ediyorlar. Ama, bu rakam, açık konuşmak gerekirse, sadece Emekli Sandığı için midir, yoksa Bağ-Kur ve SSK açısından farklılıklar var mıdır; bu, önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak bir husus; ancak, değerli arkadaşlarım, Bütçe Komisyonunda şöyle bir değişiklik yaptık…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Şubat 2006