İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

Murat Başesgioğlu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 64. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Şubat 2006 · 685 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Başesgioğlu (AK Parti), 16 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 685 kelime.

Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-02-16-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)- Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Kandoğan'a da çok teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; kayıtdışı ekonomi, genelde ve kayıtdışı istihdam alt başlığı altında, etik olmayan bu durumu, tabiî, savunmak veyahut da hoş görmek mümkün değil.

Hükümet olarak, kayıtdışı istihdamın önlenmesi konusunda, göreve geldiğimiz günden bugüne kadar önemli adımlar attık. Maliye Bakanlığımızın çalışmaları var. 2006 yılında da bu çalışmalara devam edeceğiz. Ancak, kayıtdışı istihdamla ilgili şunu söylemek istiyorum: Bir hesap yapılıyor. Türkiye'de istihdamda olanlar veyahut da işgücünde olanların sayısı 23 000 000. Bunların, işte, yaklaşık yarısı sosyal güvenlik kuruluşlarıyla irtibatlı. O halde, geriye kalan yüzde 50 kayıtdışı istihdam gibi bir hesap yapılıyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, kayıtdışı olarak adlandırılan bu vatandaşlarımızın önemli bir bölümü, şu andaki sosyal güvenlik yasalarımıza göre, kayıt içerisine mevzuat gereği giremeyen vatandaşlarımızdır. Örneğin, Sosyal Sigortalar Kurumunu hesap edersek, yaklaşık ancak 3 000 000 civarında kişi bu potansiyeli oluşturmaktadır. Onun dışında, 10 000 000 olarak ifade edilen sayının bu 7 000 000'luk bölümünün Sosyal Sigortalar mevzuatına göre sisteme girmeleri mümkün değildir. Yani, bir ay içerisindeki çalışmaları 30 günün altında olan, çok kısa süreli çalışan insanların bu sisteme girmeleri mümkün değildir.

Kayıtdışılık konusu, elbette bugünün konusu değildir; geçmişten devam eden, birikerek gelen yapısal bir sorun haline gelmiştir. Kayıtdışılıkla mücadelenin hem caydırıcı yönden ele alınması gerekmektedir hem de şikâyet edilen istihdam vergileri, girdi maliyetlerinin rekabet edilebilirlik açısından dikkate alınması gerekmektedir.

Hükümet olarak bu konuda, özellikle Sosyal Sigortalar açısından önemli adımlar attık. Neler yaptık: Hepinizin bildiği gibi, "sanal asgarî ücret" denilen SSK primine esas alt kazanç sınırı ile asgarî ücret arasındaki farkı ortadan kaldırarak eşitledik; yani, ülkede asgarî ücret ne kadar artarsa, SSK primleri de o oranda artacak. 2004 yılından itibaren bu uygulamaya geçtik. 2004 yılına kadar bu konuda farklı bir uygulama vardı. İşletmelerimiz işçisine ödemediği prim matrahı üzerinden SSK'ya prim ödemek zorundaydılar. Bunu eşitledik. Bu, sigortalı başına, eski para birimiyle yaklaşık 38,5 milyon liralık bir imkân sağlamış oldu. Onun dışında, asgarî ücreti 2004 yılında yüzde 34, net, artırdık; ama, bunun ancak yüzde 20'lik bölümünü işletme üzerinde bıraktık. Geri kalan bölümü hazine tarafından karşılandı.

İşsizlik sigortası işveren prim oranlarını 2003 yılından itibaren birer puan düşürdük, 2003'te, 2004'te, 2005 yılında ve bunu kalıcı uygulama haline getirdik. 49 ilde yine SSK primleri açısından, teşvik tedbirleri getirdik. Bütün bunlar kayıtdışı istihdamın önlenmesi konusunda önemli olan adımlardır. Özellikle 49 ilde hem yeni işyeri açılması konusunda hem de yeni sigortalılık açısından rakamların arttığını, yükseldiğini görüyoruz.

2006 yılında da, yine hükümet olarak, bu kayıtdışı istihdamla mücadele konusunda hem denetim sistemlerimizi çalıştıracağız hem de işletmelerimizin rekabet edebilmeleri açısından kurumlarımızın da malî dengesini bozmaksızın bu tedbirleri almaya devam edeceğiz.

Devamlı gündeme geliyor, SSK primlerinin yüksekliğinden bahsediliyor, Sayın Ören de ifade etti.

Değerli milletvekilleri, Sosyal Sigortalar prim artış oranı, biz hükümete geldiğimizde yüzde 40 idi, hatta bunu çok gördük, ikiye böldük, yüzde 20 ve yüzde 16,5 uyguladık, yüzde 36,5 uyguladık. Bugün, Sosyal Sigortalar prim oranında artış oranı -demin de ifade ettim- 8,65'tir. Hem Bağ-Kur hem de SSK prim artış oranları bu seviyededir. Bütün bunlara rağmen, özellikle Uzakdoğu kökenli ucuz işgücünün yaratmış olduğu piyasalardaki dengesizliği biliyoruz, görüyoruz ve işletmelerimizin, bu anlamda yanında olmamız gerektiğini, destek olmamız gerektiğini de kabulleniyoruz; ancak, şu kısır döngüyü de takdirlerinize sunmak istiyorum: Sosyal Sigortalarda 1 puanlık bir prim indirimi kuruma, yılda yaklaşık 500 trilyon liralık bir maliyet getiriyor. 1 puan indirmek de işletmeye çok fazla bir kıymeti harbiyesi olan bir şey değil; yani, ben, 10 puanlık bir indirim yapmam lazım ki, girdiler de, maliyetler de o derece düşük olsun. 10 puanlık bir düşüşün maliyeti de kuruma, 2 katrilyon yahut da 2 milyar YTL'yi bulan bir husustur. Peki, bir kurum, hizmetlerine devam eden bir kurum; emekli ödemesi yapıyor, hastalık, sağlık giderlerini karşılıyor, bu açığını kimden karşılayacak; hazineden karşılayacak. Hazineden karşılaması ne demek; bu sistemle ilgisi olmayan vatandaşlardan toplanan vergileri buraya aktarması demek; yani, malum, sosyal güvenlik sisteminin finansman açığı. Bu yıl aktarılan miktar 23,5 katrilyon liradır. Bu 23,5 katrilyon lira, vatandaşlarımızdan toplanan verginin buraya aktarılması demektir. Onun için, bu kısır döngü içerisinde ne kadar hareket kabiliyetimiz olabileceğini takdirlerinize sunmak istiyorum.

Bizim de elbette amacımız, gerek vergide gerekse SSK'da prim tabanını genişletmek, kayıtdışını olabildiğince kayıt içine alarak, mevcut mükellefler üzerindeki bu prim yükünü hafifletmektir.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 16 Şubat 2006

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook