İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 40. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının korunmasına ilişkin kanun tas . (s.sayısı :323 )

Mustafa Demir

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 40. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2004 · 633 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Demir (AK Parti), 8 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN TAS . (S.SAYISI :323 )); konuşma 633 kelime.

Mustafa Demir (AK Parti, Samsun). “Yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı haklarının korunmasına ilişkin kanun tas . (s.sayısı :323 )”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-demir-22-2004-01-08-yeni-bitki-cesitlerine-ait-islahci-haklarinin-korunmasina-iliskin-kanu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA DEMİR (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına ilişkin Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, şahsım adına söz almamın en önemli nedenlerinden bir tanesi, milletvekili olarak temsil ettiğim Samsun İlimizin Türkiye'nin tarımsal üretimde ikinci büyük havzası olması hasebiyle, bugüne kadarki cumhuriyet hükümetlerinin uyguladığı politikalar neticesinde tarımımızın bugünkü durumuyla birlikte, Samsun'da yaşayan 1 300 000 insanımızın bu olumsuz politikalardan ne ölçüde etkilendiğini ortaya koymak; önümüze gelen tasarıyla birlikte, 59 uncu hükümetimizin, Tarım Bakanlığımızın daha önce yaptığı çalışmalar ve bundan sonra yapacak olduğu çalışmalarla daha etkin bir şekilde katkı sağlayabilmelerine yönelik bir iki şey söylemenin faydalı olacağını düşünüyor olmamdır.

Değerli konuşmacılarımız benden önce ifade ettiler. Türkiye nüfusunun çok büyük bir bölümü tarım kesiminde istihdam ediliyor; ama, istihdam neticesinde ortaya çıkan gayri safî millî hâsıladaki payı yüzde 12 oranında. Bunun Samsun’a yansıması şudur: Nüfusunun yüzde 47'si tarımla iştigal eden Samsunlular, şu anda, beşerî bir hayata mahkûm edilmiş konumda yaşantılarını sürdürüyorlar.

Bu politikalar, aslında Türkiye'de birçok alandaki iyileşmeyi, istihdamı ve gelişmeyi de olumsuz yönde etkileyen neticelere sebep olmuştur.

Değerli arkadaşlar, bu tasarının, Türkiye'de tarıma ne tür katkı sağlayacağını benden önceki konuşmacı arkadaşlarımız dile getirdi; ama, doğrusu şunu beklerdim; Türkiye, bu tasarıyı çok daha önceleri Türkiye Büyük Millet Meclisine sunarak yasalaştırmalı, tarım alanındaki bitki ıslahının korunmasına yönelik çalışmalar, bu çağda dünyadan bu kadar kopuk olmamalıydı.

Değerli arkadaşlar, biz, ülkemizdeki bütün sektörlerde hep verimliliği esas alıyoruz, bugüne kadar hep öyle aldık. Tarım sektörüne baktığımızda, aslında, her alanda verimsizlik ortaya çıkmış vaziyettedir. Türkiye, bugün, bütün iklim avantajlarıyla birlikte, topraklarımızda yetişebilecek bütün tarım ürünlerini ithal ediyor. Türkiye, gerekli politikaları uygulayamaması neticesinde, hem o alanda iştigal eden nüfusu beşerî bir hayata mahkûm etmiş oluyor hem de o alandaki verimliliği sağlayamadığı için, belli kaynakları yurt dışına transfer etmiş oluyor. Dolayısıyla, ikinci bir kısır döngüyle birlikte, elde edilen mevcut imkânlarla ayağa kaldırılabilecek olan bir sektörü, daha zor ayağa kaldırılabilir konuma getiriyor.

Değerli arkadaşlar, 3 Kasım seçimlerinden önce Samsun'da üç önemli hadise yaşanmıştı; bu, ulusal basına da yansıdı. Hafızalarımızı bir yoklayacak olursak; Çarşamba'da bir üreticimiz, tarlasından fasulyesini topluyor, traktöre yüklüyor, yaptığı masrafı ve alacağı parayı hesaplayınca, o sıkıntılı kriz anında, fasulyesini ırmağın kenarına döküyor ve orada intihar ediyor. Bunu, Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Grup Başkanvekili de çok iyi bilir.

Değerli arkadaşlar -tarım kenti olması hasebiyle söylüyorum- Samsun'da bir kapıcımız -bu da, yine, ulusal basına yansımıştı- çocuğunu okula gönderemediği için, kendini asarak, intihar etmişti. Yine, Samsun'da bir gencimiz, pazarda mısır cipsi isteyen ve alamadığı için evinde hâlâ ağlamaya devam eden çocuğunu, cinnet geçirip, boğmuştu. Bu, 3 Kasım öncesi Türkiye'deki Samsun manzaralarından, çok önemli, içler acısı üç enstantane.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu üzülerek beyan etmek istiyorum: İklim şartlarımız, dünyadaki birçok ülkeden çok daha fazla tarımsal üretime müsait iken, kendi imkânlarımızın farkına varamamamız neticesinde, bugün, Türkiye'nin ikinci üretim havzası olan Samsun'da, ne yazık ki, ihracata dayalı bir tarımsal üretim yapamıyoruz, yapamamaktayız. Bunda da, yanlış üretim politikalarının ve bugün önümüze gelen bu tasarıda bitki ıslahı konusundaki telif haklarıyla ilgili gayretlerin, çabaların koruma altına alınmamasının çok büyük etkisi olduğunu düşünüyoruz.

Ben inanıyorum ki, bu tasarı, Türk tarımına çok güzel şeyler katacaktır; ama, Sayın Bakanımız da buradayken şunları dile getirmeyi uygun görüyorum: Yalnızca bu yeterli değil; çok kısa süre içerisinde, gereken imkânlar kullanılarak, tarıma dayalı sanayiin geliştirilmesi, organik tarımın geliştirilmesi, doğrudan gelir desteği değil, üretimin desteklenmesi ve gerek tarımsal ürünlerin gerek tarımsal sanayiin ürettiği ürünlerin ihracatının mutlaka teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyorum.

Biz, bugün, Samsun'da, tarıma dayalı sanayi konusunda, ne yazık ki, sanayi tesisi göremiyoruz. Bu, bugüne kadar uygulanan politikaların ne kadar yanlış olduğunun ve bizleri nereye götürdüğünün en açık delilidir.

Ben, bu duygu ve düşüncelerle, bu tasarının çok olumlu olduğunu ve şahsım adına olumlu oy kullanacağımı belirtiyor ve hükümetimizin de, tarıma -hem üretim alanında hem sanayide hem de ihracatında- çok ciddî teşvikleri, bir an önce, vakit geçirilmeden uygulamaya sokmasının yararlı olacağını düşünüyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 8 Ocak 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook